Gazetevatan.com » Yazarlar » Zaten iade etmiyorlardı

Zaten iade etmiyorlardı

31 Ocak 2017 Salı


Batı ülkelerinin, resmen istediğimiz siyasi zanlı ve sanıkları iade etmemesi yeni bir durum değil.

En azından 12 Eylül darbesinden bu yana bunun örneği bulunmuyor.

Batı ülkeleri Türkiye’de siyasi kaçak durumuna düşmüş insanları vermeme gerekçelerini de her zaman söylüyorlar.

12 Eylül ve sonrasındaki gerekçelerden biri Kürtlerin Türkiye’de yasal siyaset yapma imkanlarının ve demokratik haklarının bulunmamasıydı.

Bütün Batı ülkeleri de gerçekten siyasi olduklarına ikna oldukları herkese sığınma hakkı verdiler.

Batı’nın ikinci gerekçesi, Türkiye’deki hukuk sisteminin siyasi etkiler altında olmasıydı. Bu gerekçe yine önümüze geliyor.

Bir başka gerekçe de eskiden idam cezasının bulunmasıydı. İdam 1999’da kalktı, ama son olarak özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın idamın geri gelmesiyle ilgili beyanları iadelerin reddinde etkili oluyor. Bu da açıkça söyleniyor.

Bu iadelerin gerçekleşmemesinde zaman zaman bazı gizli ellerin de etkili olduğu doğrudur. Örneğin Sabancı suikastının faillerinden birinin Belçika’dan alınması mümkün olmamıştır.

Bu suikastla ilgili ipler çekildiği zaman bazı garip kapılar açılmış, bunlar da sonradan kapatılmıştır.

Batı’da iadeleri reddeden mercilerin hemen hepsi dosyaların eksikliğinden de söz etmektedir.

15 Temmuz darbe girişiminin başında olduğunu düşündüğümüz FETÖ’nün olayla ilişkisinin boyutuyla ilgili olarak Batılı siyasiler de mahkemeler de ikna edilmiş değildir.

Fethullah Gülen ile ilgili olarak ABD’ye sayısız dosya gitmiş, bizzat Adalet Bakanı da gitmiş, ama hukuki bir süreç başlatmak bile mümkün olmamıştır.

Türkiye’deki siyasi ve hukuki koşullarla ilgili kanaatlerin büyük ölçüde olumsuz noktalarda seyretmesini engellemek için gerçek tedbirler aldığımızı da söyleyemeyiz.

Sürekli siyasi tutuklamalar olurken, her gün bir iki milletvekili gözaltına alınırken iade taleplerine olumlu bakılmasını da kimse beklemesin.

Son olarak NATO’da görevli 40 subayın Almanya’dan iltica talebinin sonucu da bellidir.

Kullanılan kendi arızalarımızdır. Bunları kullananlara ne kadar kızarsak kızalım, bu arızalar düzelmeden iade meselesi de hallolmayacaktır.