Gazetevatan.com » Yazarlar » Güvenilmez bir eski başbakan

Güvenilmez bir eski başbakan

21 Ocak 2017 Cumartesi


Meclis’teki anayasa oylamalarında Ak Partililerin gözü en fazla iki kişinin üzerindeymiş. Biri eski Meclis başkanı Cemil Çiçek, diğeri de eski başbakan Ahmet Davutoğlu.

Bir siyasi partinin, en tepedeki üç görevden ikisini yürütmüş olan iki ismin “güvenilmez” hanesine yazılmış olmaları daha önce görülmüş bir durum değil.

Davutoğlu’nun kısa başbakanlık döneminde Suriye krizi zirveye çıktı, Rusya ile kriz patladı ve Ak Parti iktidarı ilk kez tehlikeye girdi. Rusya krizinin faturası, yüksek sesle söylenmese de çoktan Davutoğlu’na çıkmıştır.

Ankara’nın Suriye politikasında viraj başlamışken Davutoğlu’na oradan da bir fatura çıkması kaçınılmaz oldu.

Davutoğlu’nun dışişleri bakanlığı ve başbakanlık döneminde Suriye politikasının birinci maddesi “Esad gidecek” idi. Şimdi o madde “ESAD gitmese de olur”a dönüyor veya döndü.

Muhafazakar kesimdeki “iç savaş”lar zaman zaman hayret verici sertliğe ulaşıyor. Davutoğlu da 7 Haziran seçiminin akşamı bu sertliğin hedefi oldu.

Dışişleri bakanıyken Fethullah Gülen’i Amerika’da ziyaret etmiş olması uzun süredir tepesinde bir tehdit olarak sallanan Davutoğlu’nun savunması net oldu: Bu ziyareti dönemin başbakanı Erdoğan’ın isteği üzerine yapmıştı. Bunun aksini söyleyen henüz olmadı, ama bu savunmanın Ak Parti cenahında hoş karşılanmadığı da muhakkak.

Muhafazakar kesimin bir parçası olan Gülen cemaatinin, FETÖ’ye dönüşerek isyan hareketine girişmesinin yaraları hala sarılmaya başlanmış değil.

Sarılmaya başlanamıyor çünkü, Ak Parti ile Cemaat’in bir dönem iç içe geçmişliğinin içeriği tam olarak çözülemiyor.

Başkanlık sistemine karşı, oldukça kibar ve yumuşak bir üslupla Meclis’in işlevini savunan Davutoğlu bu çıkışıyla “güvenilmez” noktasında herhalde yerini sağlamlaştırmıştır. Bu yüzden de Davutoğlu’nun beklenenden önce konuşması muhtemeldir. FETÖ’cülükle suçlanıp soruşturmaya uğramak Ak Partililer için de oldukça endişe verici bir durumdur.

Ak Partililer eski başbakanlarını güvenilmez buluyorsa, Davutoğlu’nun da kendini güvende hissetmesi kolay değildir.