Gazetevatan.com » Yazarlar » 25 yıl geriye

25 yıl geriye

05 Kasım 2016 Cumartesi


Kürt siyaseti ilk kez 1991’de kendi kimliğiyle Meclis’e girdi. Erdal İnönü’nün SHP’si Kürtleri merkez siyasete katmak için DEP’lileri aday göstermişti.

Meclis’in açılışıyla birlikte kavga çıktı, Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı, hapse atıldılar.

Aradan geçen çeyrek yüzyıl içinde o günlerde neyin yanlış olduğunu anlamıştık ve barış sürecini başlatmıştık.

Barış süreci çeşitli provokasyonlarla zaman zaman kesintiye uğramış olsa da belli bir yol aldı.

Önemli gelişmeler sağlandı, çünkü Türk halkı, içindeki Kürt vatandaşlarıyla birlikte bu süreci benimsemişti, destekliyordu.

Buna karşı en büyük hamle 2012 yılında FETÖ’den geldi. Cemaat mensubu savcı ve hakimler, süreci yürüten MİT başkanını ve sürecin karar vericisi başbakanı tutuklamak için bir operasyon düzenledi.

Bu yargı eliyle darbe girişimi başarısız oldu ve yaşanan bazı sıkıntılara rağmen süreç işlemeye devam etti.

Gülen Cemaati’nin yayın organlarında işlenen Kürt karşıtlığı ve barış süreci korkusu 2012 operasyonuyla başka bir noktaya tırmanmıştı.

FETÖ meselesi konuşulur, tartışılırken ilk hedeflerinin barış sürecini durdurmak olduğundan pek söz edilmiyor. Bunun nedeni de çok belli.

Bütün bunları yaşadıktan sonra, 15 Temmuz darbe girişimini atlattıktan sonra Kürtleri siyasetten dışarı atma operasyonunu açıklamak kolay değil.

15 Temmuz başarılı olsaydı HDP’lilerin içeri atılacağına bir kuşku yok. Ama darbecilerin yapacağını Ak Parti hükümetinin yapmasının siyasi bir izahı da yok.

Bunun PKK’nın elini güçlendirdiğini anlatmaya da gerek yok, dün sabah Diyarbakır’ın merkezinde patlayan bomba, şehitler, ölüler, yaralılar her şeyi anlatıyor.

Amaç Türkiye’nin terör belasından kurtulmasıysa, 25 yıl önce bu şekilde başaramadık, 25 yıl sonra yine aynı politikayı uygulayarak yine başarmamız mümkün değildir.

25 yıl önce ne sonuç aldıysak aynı sonucu alacağımızı bile bile aynı politikayı yürütmek için bize söylenenden başka amaçlar olmalıdır. Türkiye’yi daha kanlı ortamlara sürüklemek isteyenler olduğunu biliyoruz. Bu oyunları boşa çıkarmanın yolunu bulamamak da sadece bizim suçumuzdur.