Gazetevatan.com » Yazarlar » İdam kaşıması

İdam kaşıması

03 Kasım 2016 Perşembe


İdam hayatımızdan 1999’da çıkmıştı. 15 Temmuz ertesinde tekrar geri geldi. Darbe girişiminin öfkesi içinde anlamsız patlamalardan biri olarak duyulmaya başlandı.

Siyasilerin hoşuna gitti, çünkü darbe girişimine karşı tepkinin coşkunluğunu gösteriyordu. Ancak giderek iç siyaset oyunlarının araçlarından biri haline geldi.

Kalabalıkların öfkesi burnundayken değil idam kaşımasıyla alkış almak, insanları lince götürmek bile mümkündür.

İdamı tekrar anayasaya sokmak isteyen MHP bir öneri geliştiriyor. Çok kısıtlı durumlarda uygulanabilecek olsa da idam idamdır, çağdışı kalmış, medeni hukukun yok ettiği bir cezadır. İşkence gibi, organ kesme gibi.

İdam lafı edilince heyecanlananlara bir gerçek söylenmiyor. Yeni anayasaya idam cezası konulsa bile bunun 15 Temmuz darbecilerine ve FETÖ’cülere uygulanma ihtimali yoktur. Abdullah Öcalan’a uygulanma ihtimali de yoktur.

Kanunların ancak suçlunun lehineyse geriye dönük uygulanır, suçlunun aleyhineyse uygulanamaz. Eski deyimle “makable şâmil” olamaz.

Bunun yapılmaya kalkışılması, hukuk devletinin tümüyle kaldırılması demektir, hiç bir hukuk kuralının geçerli olmaması demektir.

Ne şekliyle olursa olsun idam cezasının tekrar getirilmesi medeniyetten, medeni hukuktan geriye gidiştir.

Eğer bu şuursuz adım atılırsa bunun ilk yansıması Türkiye’nin uluslararası kuruluşlardaki durumunda olacaktır.

Büyük ihtimalle Avrupa Birliği Türkiye’nin tam üyelik görüşmelerini resmen durdurur, Avrupa Konseyi gibi örgütler de üyeliğini askıya alır.

Pratik sonuçlardan biri de, Fethullah Gülen dahil, iadesinin istediğimiz zanlıların hiç birinin iade edilmemesidir. İdam cezası konulan bir ülkeye kimse suçlu iadesi yapmaz.

İdam cezasının kaşımanın birinci sonucu Türkiye’nin imajının biraz daha kararmasından, Batı ile ilişkilere yeni oluimsuzluklar eklenmesinden başka bir şey değildir.

Bunlar bilinerek idam konusu bir Batı’ya meydan okuma aracı olarak ortaya çıkarılıyorsa bunun adı da “Türkiye’yi Batı’dan koparma politikası” olur. Sonrasını da tahmin etmek zor değil.