Oğlumuzun hayatı bu kadar ucuz mu!

22 Ocak 2015 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 22 01 2015 - 2:30


Gezi olaylarında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz davasında sanık polisler Mevlüt Saldoğan ile Yalçın Akbulut’a 10’ar yıl ceza verildi. Savcının müebbet istemesine rağmen bu kadar az ceza almaları infial yarattı. Salon ve mahkeme önü karışırken Korkmaz ailesi de karara isyan etti.
 
Gezi olaylarının simgesi haline gelen Ali İsmail Korkmaz davası dün karara bağlandı. 1’i polis 5’i tutuklu 8 kişinin yargılandığı davada kararın aslında geçen celse çıkması bekleniyordu. 1 numaralı sanık Mevlüt Saldoğan böbrek ameliyatı mazeretiyle gelmeyince duruşma düne ertelenmişti.  
 
Savcı müebbet istedi ama...
 
Savcı 5. celsede verdiği mütalaasında sanıklar, polis Mevlüt Saldoğan hakkında “kasten adam öldürme” suçlamasıyla müebbet hapsini istemişti. Fakat kasten insan öldürme suçundan sonuç ağır olduğu için 13 yıl hapis  cezasına çarptırıldı. Geleceğine etkisi göz önüne alınarak bu ceza 10 yıl 10 aya indirildi ve tutukluluk halinin devamına karar verildi. Tutuksuz sanık polis Yalçın Akbulut 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı, aynı gerekçeyle, 1/6 indirimle 10 yıl hapisle birlikte tutuklanmasına karar verildi.
 
Fırıncılara 6 yıl 8’er ay hapis
 
Fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever yaralama suçundan 8’er yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Gelecekleri üzerine etkisi göz önüne alınarak cezalar 1/6 indirimle 6 yıl  8’er ay hapis olarak belirlendi, tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Ebubekir Harlar 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı, yarı yarıya indirimle cezası önce 4 yıl, 1/6 indirimle de 3 yıl 4 ay hapse indirildi, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınıp tahliyesine karar verildi. 
 
 
İki beraat
 
Polisler Şaban Gökpunar ve Hüseyin Engin’in delil yetersizliğinden beraatlarına karar verildi. Bu cezalar üzerine anne Emel Korkmaz, “Ben oğlumu kara toprağa verdim, onlar ellerini kollarını sallayıp birkaç yıl yatıp çıkacaklar. Türkiye’de adaletin olduğuna inanmıyoruz. Adalete olan güvenimiz sarsıldı. Bir gencin hayatı bu kadar ucuz olmamalı’’ dedi.
 
Hakim, ‘Geçmiş olsun’ dedi...
 
Ekrandan mahkeme salonuna bağlanan sanık polis Mevlüt Saldoğan’a son sözü soruldu. Mahkeme Başkanı’nın geçen hafta geçirdiği böbrek ameliyatı nedeniyle Saldoğan’a ‘geçmiş olsun’ demesine salondan büyük tepki geldi.
 
1 numara 4.5 yıl yatıp çıkacak!
 
10 yıl 10 ay hapis cezası verilen polis memuru Mevlüt Saldoğan infaz yasasına göre cezasının 3/2’sini yatacak. Bu da 7 yıl 2 ay’a denk geliyor. 18 aydır hapiste olan Saldoğan’ın cezası 5 yıl 6 aya inecek. Bu cezanın da 4 yıl 5 ayını yattıktan sonra son bir yılını denetimli serbestlik kapsamında dışarıda geçirecek. 10 yıl ceza alan diğer polis memuru Yalçın Akbulut ise daha önce hiç tutuklanmadığı için infaz yasasına göre 5 yıl 8 ay cezaevinde kalacak. Son bir yılını da dışarıda geçirecek. Fırıncı İsmail ve Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası çarptırıldı. İnfaz yasasına göre cezaları 4 yıl 4 aya inecek. 18 aydır da cezaevinde olan üç kişi 2 yıl 10 ay sonra çıkacak. 
 
Adliye önünde biber gazı
 
Olayın ardından Eskişehir’de açılan dava, kamu güvenliği gerekçesiyle Kayseri’ye nakledilmişti. Dün de davayı izlemek için Kayseri’ye otobüslerle kalabalık bir grup geldi. Adliye önünde toplanan grup, açıklanan cezayı duyunca eyleme başladı. Polis de kalabalığa biber gazıyla müdahale etti. 
 
 
SANIKLAR KENDİLERİNİ BÖYLE SAVUNDU: Asıl katil Gezi’yi organize edenler
 
Polis Mevlüt Saldoğan: “Benim dövdüğüm kişinin Ali İsmail olduğu hala ispat edilememiştir. Sözde tanık Semih Berkay’ın Ekşisözlük’te yaptığı teşkilatıma  kin ve nefret yorumuna dayanılarak dövdüğüm şahsın Ali İsmail olduğu algısı yaratılmıştır. Benim bulunduğum görüntüde darp edilen Ali İsmail değil. Devletin güvenlik güçlerine saldırmak hangi demokraside ve yasada vardır? Gösteri kanununda güneş  batmadan bir saat önce sonlanması gerekir der. Olayımız gece yarısı meydana gelmiştir, bu demokratik bir hak kullanımı değildir. Gerçek katil sanık sandalyesinde değil, o gençleri bu suçlara sürükleyenler arasında arayın. Katili Gezi parkını organize edenler arasında arayın.”
 
‘Eğer bu darbeyse...’
 
Saldoğan bir önceki duruşmada da “Dönemin başbakanı, Gezi Parkı eylemlerinin bir darbe girişimi olduğunu söylemişti. Gezi olayları bir darbe girişimiyse, ben darbe girişimini bastırmak amacıyla görevlendirildim. Adalet herkese lazım. O gün silahımın namlusunda mermi vardı. Öldürmek isteseydim, çeker vururdum” demişti. 
 
‘Ben hiç vurmadım’
 
Polis Yalçın Akbulut: “Bana verilen görev eylemcileri sokağa sokmamaktı. Kesinlikle gözaltı değil. Ben eylemcileri uzaklaştırdım şahısların yanına gayri ihtiyari gidiyorum. Şahsa yaklaşmam dahi söz konusu değil. Varsa bir şahsı kovalamaktan dolayı suçum vardır. Benim vurduğuma dair en ufak görüntü yok. Ben şahsı oradan uzaklaştırmak istedim.”
 
‘Bana tut dediler’
 
Fırıncı İsmail Koyuncu: “Bana ’Tut’ dediler ve tutup kenara çekmeye çalıştım. Bu husustan özür diliyorum. Allah katında vicdanım rahat ve suçsuzum. Yakaladığımız ve yere düşürdüğümüz şahsı yerde tekmelediler. Bu tekme atan şahıs şu an bizle bulunan Mevlüt Saldoğan olabilir, yerdeki şahıs küfürler edince Saldoğan 3 tekme daha attı. Suç işlemedim, amacım polise yardımcı olmaktı.”
 
AİHM’e  gideriz 
 
Korkmaz ailesi mahkemenin kararı açıklamasıyla hüsrana uğradı. Aile, adaletin yerine gelmesi için AİHM’e kadar gideceklerini söyledi.  
 
Polis silah çekti’ iddiası
 
Kararın açıklanmasıyla salondan Ali İsmail Korkmaz sloganları yükseldi. Müdahil avukatlarının olduğu bölümde müdahil isimlerle polisler arasında tartışma yaşandı, bir polisin silahını çektiği öne sürüldü. Korumalar şemsiyeler açarak heyetin salondan çıkarılmasına eşlik etti. Salonda uzun süre alkış çalıp sloganlar atan izleyiciler adliye önünde gösteri yapan grubun yanına gitti.
 
 
 
 
 
 
 
 

ETİKETLER