Necmeddin öğretmeni on binlerce kişi uğurladı

03 Nisan 2019 Çarşamba - 17:12 | Son Güncelleme : 03 04 2019 - 17:26

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde dün öğrencisi tarafından okuldaki odasında bıçaklanarak öldürülen Atatürk Anadolu Lisesi Müdür Başyardımcısı Necmeddin Kuyucu'nun (45) Türk bayrağına sarılı tabutu, adının verildiği okulun bahçesine getirilirken, cenaze törenine katılanlar gözyaşlarını tutamadı.


Törene Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Şehit Öğretmen Necmeddin Kuyucu'nun babası Ahmet, annesi Melahat, eşi Gülay, oğulları Yiğit ve Alp Kuyucu, ablası Gülser Yılmaz ile yakınları ve çok sayıda eğitimci, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı. Tabutun başında şehit öğretmenin ablası Gülser Yılmaz ve annesi Melahat Kuyucu fenalık geçirdi. Anne ve kızına sağlık ekipleri müdahalede bulundu.
 
'ÇOCUKLARINIZA ŞEFKATLE, SEVGİYLE YAKLAŞINIZ'
 
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, cenaze töreninde yaptığı konuşmada çok üzgün olduklarını belirterek, şunları söyledi:
 
"Hiç tahmin etmediğimiz, ummadığımız, hayalimizden geçmeyen, şu yuvalarda olmasını hiç arzu etmediğimiz çok elim bir olayla karşı karşıyayız. Çok üzüntülüyüz ve üzüntümüzü anlatmak, sıkıntılarımızı gözyaşlarımızın pınar olan akışını anlatmanın hiçbir terimle açıklanamayacağını en iyi sizler biliyorsunuz. Maalesef bazı şeyleri izah etmek, derinlemesine gitmek, anlatmak çok zor. Bunu en iyi bizim eğitim camiamız anlar. Bazı şeyleri de anlatamıyoruz. Sıkıntı çektiğimiz, eksik bıraktığımız yerler var. Bu tür olayları önlemek sadece öğretmenlerin ve bu kurumların vazifesi değil. Anne babalara seslenmek istiyorum. Çocuklarınıza şefkatle, sevgiyle ve merhametle yaklaşınız. Eğer bu duyguları siz evlerinizde veremezseniz toplumların bunun üzerine katabileceği çok şey beklemeyin. Biz öğretmenler olarak o yavruları teslim aldığımızda elimizden gelen her gayreti gösteriyoruz. İlk iş sizde bitiyor."
 
 
Sevginin aşamayacağı hiçbir duvar ve engel olmadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı Safran, şöyle dedi:
 
"Bizden beklenen bu yavruları sevgiyle bağrımıza basmaktır. Bu şefkatli ellerimiz, merhametli ellerimizi, muhabbetli yüzümüzü de bu çocuklara gösterelim. Öğretmen arkadaşlarım, demek ki öğretmenler acı anlarında, sıkıntılı anlarında yan yana gelebiliyorlar. Bütün sendikalar, bütün öğretmen arkadaşlarımız hangi görüşten olursa olsun hepsi burada. Bu birlikteliği her zaman muhafaza etmenizi istiyorum. Biz Milli Eğitim olarak her şeyde temel olarak öğretmeni baz alıyoruz. Bu meslek dayanışmasını mutlaka her platformda sürdürmeyi canı gönülden istiyorum. Öğretmen her yerde güvenli kendini hissetmelidir. Birbirimize sarılalım ve birbirimizi kardeş bilelim. Sevgili öğrenciler, Türkiye'de bizim genel kültürümüzde bir 'ağabeylik- kardeşlik' kavramı vardır. Bugün siz şu okulda farklı anne ve babalardan oluşmuş olan büyük bir ailesiniz. Bunun farkında olmalısınız. Birbirinizi kucaklamanız ve kenetlenmeniz lazım. Kardeşlik bunu gerektiriyor. Bu noktalarda bizlerin de eksik yaptığı yerler vardır. Sizler de kardeşliğinize sahip çıkın. Çok değerli Necmeddin kardeşim bir görev şehididir. Ben Milli Eğitim Bakanlığı adına kardeşimizin verdiği emeği helal ediyorum. Allah ondan razı olsun."
 
VALİ AKSOY: SEVİLEN BİR ÖĞRETMENİMİZDİ
 
Şehit öğretmen Necmeddin Kuyucu'nun her kesim tarafından sevilen biri olduğunu söyleyen Kocaeli Vali Hüseyin Aksoy ise "Öğretmenimiz Türkiye'nin birçok yerinde çalışmış sevilen bir öğretmenimizdi. Allah rahmet eylesin. Öğretmenimizin adını yaşatmak bizim görevimiz ve bu okulumuza adını verdik. Şehitlerimize bugün olduğu gibi her zaman sahip çıkıyoruz. Şehidimizin ruhu şad olsun" diye konuştu.
 
 
'DEĞERLERİMİZİ KAYBEDİYORUZ'
 
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise "Bu cinayet, gençliğimizin, müfredat ağırlıklı olarak eğitim düzenimizin, genel anlamda insan, hayat ve toplum yapımızın aşınmasına işaret eden elim ve ibretlik olaylardan sadece biridir. Üzüntümüz, kaygımız, korkumuz odur ki, gerekli tedbirler alınmazsa son da olmayacaktır. Kendilerini çocuklarımızın hayalleri, rüyaları, aklı, dimağı, bilgi dünyası üzerinden Türkiye'nin ufkunu genişletmeye adamış öğretmenlerimiz, kâh bireysel saldırganlığın kâh terör ve darbeci şiddetin en masum, en savunmasız hedefi olmuştur, olmaya devam ediyor. Her yıl işlenen öğretmen cinayetleriyle yanan yüreğimize yeni acılar eklenirken, işte şimdi de Necmeddin Kuyucu öğretmenimizi kaybettik. Aslında kaybettiğimiz, kaybetmeye başladığımız sevgimiz, saygımız, aklımız, vicdanımız, izanımızdır. Kendimizi, benliğimizi, hoşgörümüzü, anlayışımızı, değerlerimizi kaybediyoruz" dedi.
 
 
Yaşanan olayı kınadıklarını belirten Yalçın, şunları söyledi:
 
"Bir an önce, vakit geçirilmeden önleyici, ıslah edici, hukuki, adli, idari tedbirlerin, çare ve çözümlerin alınması ısrarımızı yineliyoruz. Bu menfur ve meşum olayların, görünürde kişilere indirgenecek suçluları olmakla birlikte, sorunun daha derinlerde; eğitim düzenimizden hukuka, aileden müfredata kadar birbiriyle bağlantılı, çok boyutlu sebepleri vardır. Öldürmeyi çare olarak gören bir ruh hâlinin, ergenlik duygularını zehirleyerek esir alması vahimdir. Duygusuzluğa, öfkeye, nefrete, yok etmeye ayarlı bir kuşak, gözlerimizin önünde, ellerimizin arasından kayıp gitmektedir. Başını kuma gömmekten başka anlamı olmayan geçici çözümler, sorunu daha da büyütüp ağırlaştırmaktan, ötelemekten başka işe yaramamıştır. Bugün yüzleşmek zorunda kaldığımız sorunlar, dün köklü çözümlerle ortadan kaldıramadığımız için yakıcı, yıkıcı etkileriyle daha da derinleşmiş, yaygınlaşmıştır. Eğer bugün çözüm bulunamazsa çok geç kalınacak, yarınlarda toplumu, varlığımızı üzerine bina ettiğimiz ahlaki, manevi, vicdani ve bütün insani temelleri tahrip edecektir. Durum vahimdir, tehlike büyük ve ciddidir. Cehalet şiddetle azmakta, şiddet cehaleti büyütmekte, cehaletle büyümektedir. Bu açık ve kanlı şiddet olayları eğitimcilerimizi ürkütmekte, yıldırmakta, umutsuzluğa düşürmekte, eğitim için en gerekli huzur ortamını yok etmektedir."
 
Yapılan konuşmaların ardından Şehit Öğretmen Necmeddin Kuyucu'nun cenazesi, meslektaşlarının omuzlarında cenaze aracına taşındı. Şehit öğretmenin cenazesi daha sonra cenaze namazı için Gebze'nin Ahatlı Mahallesi'ne götürüldü.