2016-1986=30

Kuleli, Maltepe, Işıklar ve Deniz Lisesi...

Bu dört okul, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne insan kaynağı sağlayan eğitim - öğretim sisteminin ilk halkasını oluşturuyor.

Harp okullarına subay adayı öğrenci yetiştiren bu liselerde eşzamanlı ve kapsamlı bir operasyon yapıldı.

Karacı askeri öğrencilerin eğitim gördüğü İstanbul’daki Kuleli ve İzmir’deki Maltepe Askeri Liseleri ile havacı Bursa Işıklar ve bahriyelilerin Heybeliada Deniz Lisesi’nde büyük bir hareketlilik yaşandı.

14 - 17 yaş arasındaki askeri lise öğrencilerinin bir kısmının okullarıyla ilişiği kesildi.

Gerekçe, bu öğrencilerin irticai kesimler ile ilişki içinde, özellikle de bir tarikat ile bağlantılı olmalarıydı. Bahsedilen ‘tarikat’ın Fethullah Gülen Cemaati olduğu konuşuluyordu. Kuleli, Maltepe, Işıklar ve Deniz liselerinden atılanların yanı sıra öğrencilerin bir kısmı da, aileleri ve kendileriyle yapılan görüşmeler sonrası uyarıldı ve ikna edildi.

Askeri liselerde eğitim görmeye devam eden o öğrencilerden bazılarının arkadaşlarına, “Bize sınav soruları önceden verilirdi” itirafında bulundukları konuşuldu.

Haberin Devamı

***

Yukarıda bahsettiklerim yeni bir haber değil.

Hem de hiç yeni değil.

Ne zaman yaşanmış bunlar biliyor musunuz?

1986’da !

Evet 86... Yani tam 30 yıl önce.

1980 askeri darbesinin; 12 Eylül’ün 6 sene sonrasından bahsediyoruz

O günlerin askeri lise öğrencileri, bugünün albayları, tuğgeneralleri...

***

86 - 87 döneminden itibaren hemen her dönem, askeriyenin farklı birimlerinde benzer çok örnek yaşandı.

Askeri liseler, harp okulları, harp akademileri ve nihayet TSK bünyesi...

Bir 10 yıl sonrasına; 90’ların ikinci yarısına gelelim...

28 Şubat kararlarıyla sonuçlanan süreci hatırlarsınız.

O yılların Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantılarında, ordudan ihraç edilen personelden bahsedilirken kullanılan ‘irticai faaliyetler ve disiplinsizlik gerekçesiyle’ şeklindeki ifadeleri de...

O dönem, ‘irticai faaliyetler’ ana başlığı altında - adlı adınca değil belki ama - hep aynı adres işaret edildi. “Bir cemaat” ya da “bir tarikat” gibi tanımlamalar ile...

Haberin Devamı

***

Bir 10 yıl kadar daha ileri gidelim...

2000’lerin sonlarına...

Yani bugünden 7 - 8 sene kadar geriye...

Tarih, 14 Nisan 2009.

Yer, İstanbul, Harp Akademileri Komutanlığı...

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ , bakın neler söylüyor kürsüden:

“(...) Bugün bazı cemaatler öncelikle bir ekonomik güç olmaya ve daha sonra da sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir tek tip yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar.

Dinsel cemaa tler kapalı ve içe dönüktür. Cemaate giriş ve çıkış çok farklı dinamiklere bağlıdır. Bu koşullar altında, dinsel cemaatlerin, hele çıkar çevresinde örgütlenmişse, sivil toplum hareketi olduğunu öne sürmek çok güçtür.

Bugün de bazı din eksenli cemaatler, kendilerini demokratik alanın bir oyuncusu olarak takdim etmekte ve çeşitli nedenlerle de görünürde kendilerinin güçlü bir konuma geldiğine inanmaktadırlar. Ancak bu güç imajı ve algısı yanıltıcıdır.

İşte bu tip bazı cemaatler hedeflerine ulaşmada kendileri için en büyük engel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni görmektedir. Bunun için de, her fırsattan istifade ederek, destekleyicilerinin de yardımıyla Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine faaliyetlerde bulunmaktadırlar.

Haberin Devamı

Bu yapılanlara karşı, hukuk devleti kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tepkisiz ve etkisiz kalacağını düşünmek ise büyük yanılgıdır.”

***

Filmi - detaylara da fazla girmeden - hızlıca ileri sardım...

1986’dan, 2016’ya...

30 yıl öncesinden bugüne.

DİĞER YENİ YAZILAR