İstihbarat savaşları

Ordular çok nadir savaşa girerler ama istihbarat örgütleri her gün savaşırlar.”

Konunun en yetkililerinden birinin cümlesidir bu.

Ve aslında sadece bu cümle bile yeterlidir, Suriye, dolayısıyla da Türkiye’nin güney sınırında yaşanmakta olan gerçeği özetlemeye.

Bir cümle daha ekleyelim buna...

“İstihbarat teşkilatları ülkelerin yedeği olmayan kurumlarıdır, yediği gol çıkmaz.”

Hele de Türkiye gibi bir ülkenin içinde yer aldığı coğrafyada...

**

Amerika Birleşik Devletleri’nden CIA...

İngiltere’den SIS...

İsrail’den MOSSAD...

Rusya’dan KGB...

İran’dan SAVAMA...

Suriye’den EL MUHABERAT...

Suriye, Irak ve Türkiye’nin bu iki ülke ile sınır bölgelerinde - tam tabiriyle - cirit atan istihbarat örgütleri bunlar.

“Fazlası var, eksiği yok” derler ya... Öyle olduğunu bir kez daha gördük dün.

**

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu canlı yayında açıkladı:

“İngiltere’den IŞİD’e katılmak için ayrılan üç kızla ilgili olarak, ülkesi bize birkaç gün sonra bilgi verdi. Fakat bu kızlara yardım eden kişi kim çıktı biliyor musunuz? Yakalandı. (IŞİD karşıtı) Koalisyon içinde olan bir ülkenin istihbaratında çalışan biri çıktı. AB üyesi değil, ABD de değil. Koalisyonun içinde olan bir ülkenin istihbaratında çalışıyor. Ben bunu İngiltere Dışişleri Bakanına da söyledim. Bana ‘genellikle olduğu gibi’ dedi.”

Haberin Devamı

**

Bakan Çavuşoğlu bu kadarını söyledi...

Resmi açıklamanın ardından gelen ilk bilgilere göre; Emniyet Genel Müdürlüğü ve Dışişleri İstihbarat Daire Başkanlıkları ile Milli İstihbarat Teşkilatı ortak bir çalışma yürüttü.

Bu çalışma sonucu, Urfa Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri yakaladı o kişiyi. Yaklaşık 2 hafta önce... Sorgusunun halen Ankara’da sürdüğü konuşuluyor.

Yine teyide muhtaç bilgilere göre yakalanan bir Suriye vatandaşı... Ama Kanada Güvenlik ve İstihbarat Servisi’ne (CSIS) çalışan bir Suriye vatandaşı.

**

Şimdi...Resmi olmayan bu bilgilere göre ortaya çıkan tabloya bir bakalım:

Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren bir terör örgütü (IŞİD) ile mücadele için çok devletli bir koalisyon gücü oluşturuluyor.

Haberin Devamı

O koalisyon içinde yer alan bir ülkenin (Kanada) bölgede istihbaratçıları var. Normal...

Kanada adına faaliyet gösteren, yerel bir ajan. Suriyeli. Bu da gayet normal...

Muhtemelen diğer koalisyon üyeleri de aynı şekilde çalışıyor. Tahmin etmek güç değil.

Bilmiyoruz... Ama bilmediğimiz çok şey olduğunu biliyoruz.

İşin doğası gereği böyle.

**

Peki...

Bütün bu ‘normal’lerin içinde...

O üç İngiliz genç gerçekten IŞİD saflarına katıldıysa...

Bu katılıma aracılık edenin, koalisyon ortaklarından biri adına faaliyet gösteren bir istihbaratçı olması da mı normal?

İngilizlerin bu olay üzerine Türkiye’ye kendi polislerini göndermeyi bile tartıştığını düşünürsek...

Şimdi bu gelişme üzerine, aynı İngilizler, Kanada hakkında nasıl bir formül geliştirecek acaba, insan bunu da sormadan edemiyor doğrusu.

Elbette hadisenin ‘münferit’ olma ihtimali de var.

Bir şekilde, o kişinin ‘şahsi’ bir faaliyeti olabilir yaşanan.

Öyle midir, değil midir? Nasıl olduğunu bir gün öğrenir miyiz? Ögrenirsek de yapılacak açıklamada verilecek bilgiler gerçek midir, değil midir?..

Haberin Devamı

Kim bilir?..

**

Dedim ya...

Bildiğimiz sadece, ‘daha çok şeyi bilmediğimiz’ gerçeği.

Bizim coğrafya bir ‘laboratuvar’...

Aynı zamanda bir ‘devler sahnesi’...

Ve bir ‘kurtlar sofrası’...

İstihbarat savaşlarının değişmez adresi bu topraklar. Üstelik asırlardır...

Ve galiba, yüz yıllar boyunca da değişmeyecek adresi.

DİĞER YENİ YAZILAR