Gazetevatan.com » Yazarlar » ABD ile üçlü mekanizma

ABD ile üçlü mekanizma

19 Şubat 2018 Pazartesi


ABD ile YPG meselesi nedeniyle yaşanan sorunların çözümü için iki ülke arasında üçlü mekanizma oluşturulacağını açıklayan Başbakan Yıldırım “Savunma bakanları, dışişleri bakanları kendi aralarında, istihbarat teşkilatının başkanları da kendi aralarında yakın çalışacaklar” dedi

Başbakan Binali Yıldırım, Almanya ziyaretinden dönerken gazetecilere iki ülke arasındaki ilişkiler, ABD ve Suriye ile YPG konusunda yaşanan son gelişmeler ve Irak konusunda soruları yanıtladı.

- ABD ile yapılan görüşmelerle ilgili biraz daha bilgi almaya ihtiyacımız var. Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı görüşmeler yaptı. Bir takvimlendirilmiş, sözlerin ötesine geçecek mekanizmadan söz ediliyor. Bazı kararlar alındı deniliyor. Mekanizma nasıl işleyecek, nedir?

Mekanizma 3’lü olacak. Savunma bakanları, dışişleri bakanları kendi aralarında, istihbarat teşkilatının başkanları da kendi aralarında yakın çalışacaklar. Bu konunun detaylarını, ilgili bakanlarımızla yapacağımız bir koordinasyon içinde bu görüşmenin içeriğini de gördükten sonra ele alacağız. Amacımız; sınırlarımızın hemen ötesinde bir terör oluşumunu ortadan kaldırmak ve sınır güvenliğimizi tehdit eden bu oluşumlara izin vermemek. Diğer yandan Suriye alanında da şu olmaması lazım; PKK’nın başka bir isimle Kuzey Irak’ta yapmaya çalıştığı sözde bir terör devleti kurma hevesinin bu sefer Suriye’de gerçekleşmemesi lazım. Şu anda Afrin’de yaptığımız çalışma bunun önüne geçmek için. Fırat Kalkan’ı da öyle. Münbiç ve diğer bölümlerle ilgili çalışmalar, önümüzdeki günlerde karşılıklı görüşmelerde bir noktaya gelecek. bizim buradaki duruşumuz çok net. Kararlılığımızdan herhangi bir tereddüt yok. Özetle Suriye sınırının neresinde olursa olsun Türkiye’nin milli güvenliğine, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelecek her türlü tehdit bizim için önemlidir. Bu tehdidi bertaraf etmek gibi bir sorumluluğumuz mevcut...

 

‘Nereye giderse gitsin...’

- Osmanlı Tokadı ile ilgili sorular geldi. Osmanlı’dan mı korkuyorlar yoksa TC’nin Osmanlı kadar güçlenmesinden mi korkuyorlar?

Tokat durup dururken vurulmaz. Yanı bir karşılığı varsa, bir nedeni varsa vurulur. Burada bizim kastettiğimiz, cumhurbaşkanımızın kastettiği; biz hiçbir ülkeyle savaş yapmıyoruz. Terörle mücadele ediyoruz. Teröre karşı operasyon yapıyoruz. Onlara da gereken tokadı vuruyoruz, vurmaya devam edeceğiz. durup dururken, bize değmeyen bir ülkeye hasmane tutum içine girmemiz söz konusu değil.

Münbiç’ten PKK çıkarsa mesele bitiyor mu?

O bir adımdır. En azından orada burnumuzun dibinde hem de Arap nüfusun bu kadar yoğun olduğu bir yerde onların tepesine çökmüş bir terör örgütü var. Bu bizim için tehdit. ABD’liler de onların yanında. O bir kere atılması gereken bir adımdır. Bu şimdinin işi de değil. Geçmiş yönetimden beri verdiği sözdür; ordan çıkacak diye. Ama bizim için orta ve uzun vadede ne Irak ne de Suriye topraklarında Türkiye’ye karşı bir terör oluşumunun varolmasına ve yaşamasına asla müsamahamız olmaz. Bu, Fırat’ın doğusu, batısı diye pazarlığı da olmaz. Tehdit neredeyse orada biz olacağız. Nereye giderseler gitsinler. Gittikleri yere kadar askerimiz enselerinde olacak ve gereğini yapacaktır. Gerek içeride, gerek dışarıda. Ne zamana kadar. ‘Artık terör yoktur, bizim terörle işimiz yoktur. Türkiye ye herhangi bir zarar verecek değiliz’ dedikleri zaman. Nasıl, ‘DEAŞ’ı hep birlikte yok edelim’ diyorlar... Yani başkalarınından da bekliyoruz. ‘PKK’yı da YPG’yi de beraber yok edelim’ diyorlar ama o konuda isteğimiz işbirliğini göremiyoruz. DEAŞ’ın niye ise albenisi yüksek. Çok fazla reklamı yapılıyor ama PKK’dan YPG’den en büyük zararı gören, bedeli ödeyen biziz. Irak sahasında 40 yıla yaklaştı neredeyse, binlerce onbinlerce insanımızı kaybettik, şehitlerimiz var. Şimdi artık orada PKK ismi eskidi. Bir çok ülkede terör örgütü olarak tanındı. Şimdi bir taktik yapıyorlar. Demokratik oluşum filan... Yersen.”

ABD ile FETÖ mücadelesi

“Kapsamlı heyetler kurulmasının amacı; sadece Suriye’deki YPG konusu değil, aynı zamanda ABD ile ilişkilerimizin bozulmasına sebep olan konular bir bütün halinde ele alınacak. Diyelim ki biz Suriye alanında işbirliği yaptık, bunlar YPG ile işbirliğinden vazgeçtiler, ABD ile ilişkilerimiz düzelmiyor ki, başka konularımız var. FETÖ konusu var, devam eden dava var. Onların burada devam eden vatandaşlarının davası var. Bizim Halkbankası, daha doğrusu Zarrab davası var. Bunların hepsi bir bütün olarak ele alınması gerekiyor.” 

MERKEL'DEN ADİL ÖKSÜZ TALEBİ

- Adil Öksüz konusu gündeme geldi mi?

Kendilerine (Merkel), ‘Bu veya diğer FETÖ örgüt elemanları konusunda destek olursanız memnun oluruz’ dedik. Aslında Almanya son zamanlarda bölücü terör örgütüne karşı tutumunu sertleştirdi. Bu iyi bir gelişme. Aynı şeyi FETÖ teröristlerine karşı da yapmasını bekliyoruz. Bunu da bizatihi söyledik.

Bu konuda Merkel’in bir sözü, izleyeceği plan oldu mu?

Konuyu dinledi, olumsuz bir beyanatı da olmadı. şunu dedik; ‘Bazı iltica taleplerine karşılık vermeden bizimle temasta olmanızda fayda var.

 Çünkü bazıları var ki; bu teröristlerden direkt darbede yer almış, ciddi şekilde suç işlemiş ve cezalandırılması söz konusu olan isimler var.‘ Bunların Almanya-Türkiye ilişkilerini bozmasına izin vermememiz gerekir’ diye söyledik. Merkel ne dedi? ‘Biz darbeyi şiddetle kınadık ve tekrar kınıyoruz’ dedi. Konuşulan konulardan; tutuklu Almanlar dedi. Biz de tutuklu Türkler’den bahsettik. Terörle mücadelede ortak çalışmaya varız dedi. Sürekli iletişim kanallarını açık olması gerektiğini söyledi. Biz de katıldığımızı, aynı düşündüğümüzü söyledik.

‘Bu adamdan başka mesele yok mu?’

- Deniz Yücel’in tahliyesinin arkasında gizli görüşme trafiği var mı?

Bu konu ile ilgili Almanya’ya gelmeden önce Erzincan’da Almanya’nın ARD televizyonuna mülakat verdim. Orada soruldu, ben de; Türkiye hukuk devleti, hukuk devletinde de bu işler hukukçuların, yargının işi. Bizim onların işine karışmamız yanlış olur’ dedim. ‘Tutuklu duruyor, mahkemeye çıkmadı. Nasıl olacak, ümitli misiniz?’ Diye sordular ‘Her duruşma bir ümittir’ dedim. Hukuken işleyecek bir süreci anlattım.

Arkadaşlar, bütün bu tezviratları, hükümetler arasındaki ilişkilerin iyi yönde gelişmesinden rahatsız olan çevreler var. Burada medya üzerinde, bir takım sol siyaset üzerinden, sivil toplum örgütleri üzerinden, maalesef PKK’lılar burada aktif rol oynuyorlar. İlişkileri müspet yönde etkileyecek bu durumu bozmak, baltalamak için gayret ediyorlar. Almanya ile Türkiye arasında bir tane bu adamdan başka bir mesele yok mu yani. Bu kadar basite indirgenecek bir ilişki değil.

- MİT ile Alman İstihbarat Örgütü (BND) arasında tekrar çalışma başladı mı?

İstihbarat örgütleri arasında bilgi değişimi her zaman var ama bazı zamanlarda fazla, bazı zamanlarda az olur. Bunun kesilmesi; polis, istihbarat, asker ve diğer kurumlar arasında kesilmesi söz konusu değil. Ne zaman olur; diplomatik ilişkileri kesersen...

Dönüşü yakın

Başbakan Yıldırım Almanya ziyareti sırasında, bu ülkede tedavisi süren CHP’li Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal’la da görüştü. Yıldırım şu bilgileri verdi: Sağolsun kızı zahmet etti geldi, bize sağlığı hakkında bilgi verdi. Yakın zamanda da dönmeyi planlıyorlar. ‘Durumunda iyileşme var’ dedi. ‘Burada daha fazla durmaya niyetimiz yok, döneceğiz.

Kandil’e ortak operasyon yok

Irak Başbakanı ve beraberindeki heyetle birlikte çok verimli bir görüşme yaptıklarını belirten Başbakan Yıldırım, “Kandil’e operasyon konuşuluyordu?” diye hatırlatılması üzerine, “Bizim oradaki PKK ile mücadelemizi kendi kapasitemiz ile yapacağız. Bugüne kadar yaptığımızı bundan sonra da devam ettireceğiz. Irak’ın bu noktada zaten yeterince meşgalesi var. Gerek Kandil gerek başka yerlerdeki mücadeleye kapasitemiz yeterli rahatlıkla yapabiliriz bir sıkıntı yok” dedi. Hava harekatlarının yanı sıra gerekirse kara harekatı da olabileceğini ifade eden Yıldırım, “Şartlar neyi gerektiriyorsa o operasyonu yapabilme kapasitemiz var. Buna hakkımız da var. Irak’ın herhangi bir itirazı söz konusu değil. Benzer şekilde İran’ da bu operasyonlarla ilgili olumsuz bir tutum içinde değil” dedi. Irak’ta mayıs ayında seçim olacağını hatırlatan Yıldırım, “Kapsamlı işbirliği seçim sonronrası olabilir” dedi.

AB’den yeniden vize adımı

Temasları hakkında bilgi veren Başbakan Yıldırım, “Bulgaristan Başbakanı ile görüştük. Dönem Başkanı olarak bizi davet etti, ilişkilerimizin düzelmesi için hep gayret ediyor. Katar emiri ile görüştük, orada da iyi geçti. (AB Komisyonu Başkanı) Junker, ‘Türkiye ile işleri tekrar düzeltmek istiyoruz. Vize konusunu tekrar eele almak istiyoruz’ dedi. Theresa May ile ayak üstü konuştuk. Fransa Başbakanı ile görüşmemiz oldu. Ukrayna Cumhurbaşkanı ile ayak üstü konuştuk. Gürcistan Başbakanı ile konuştuk. Yunanistan demokrasi partisi ana muhalefet partisi lideri Miçotakis ile görüştük. Polonya Başbakanı ile vatandaşlarla görüştük” dedi.

Türkler memnun

Almanya’da Türk vatandaşlar ile bir araya geldiniz. Gerilim dolayı Ne düşünüyorlar? Tedirginlik var mı? sorusu üzerine Yıldırım şöyle dedi: Vatandaşlar bundan memnun. Dedikleri şu: İlişkilerin iyileşmesini biz memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun gerilmesi bizi de geriyor. Öyle veya böyle istemesek de olumsuzluklar oluyor. İlişkiler gerildiği zaman vatandaşlarımızın tutumu çok net.