Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Bedeli ne olursa olsun PYD’ye müdahale ederiz’

‘Bedeli ne olursa olsun PYD’ye müdahale ederiz’

23 Ağustos 2017 Çarşamba


PYD’nin Afrin üzerinden Akdeniz’e açılmak istediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu konuda tavrımızın ne olduğunu her zaman açıkça söyledik. Türkiye olarak, Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e açılacak bir terör koridoruna müsaade etmeyiz. Bedeli ne olursa olsun, gereken müdahaleyi yaparız. Oralarda terörün baskın çıkma ihtimali olursa, gözümüzü karartırız” dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ürdün ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, İran’la PKK’ya karşı ortak harekat ve Afrin’e yönelik olası operasyonla ilgili çarpıcı mesajlar verdi.

- Amman’a hareketinizden önce basın toplantısında, terörle mücadele konusunda Türkiye’nin İran’la olası işbirliğine işaret ettiniz. Bunun çerçevesi ve derinliği ne olabilir. Rusya’dan destek, yardım alınması söz konusu mu? Ayrıca, Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen örgütlere silah veren müttefikleri karşı hamle yaparlarsa bunun sonuçları ne olur?

Terörle ortak mücadele, İran Genelkurmay Başkanı Bakıri’nin ziyareti esnasında konuşuldu. Suriye’deki çatışmasızlık bölgelerini, ayrıca oralarda İran’ın pozisyonunun ne olacağını konuşma imkanımız oldu. Bizim için Suriye’de halihazırda bir Afrin konusu var. Afrin, aslında PYD’nin şu anda Akdeniz’e açılma projesidir. Biz bu konuda tavrımızın ne olduğunu her zaman açıkça söyledik: Türkiye olarak, Suriye’nin kuzeyinde Akdeniz’e açılacak bir terör koridoruna müsaade etmeyiz. Bedeli ne olursa olsun, gereken müdahaleyi yaparız. Hatırlayın, Fırat Kalkanı Harekatı bunun için yapılmıştır. Cerablus, Rai, o bölgede Bab’a indiğimiz zaman, 2 bin kilometre karelik bir alan. Aslında orayı tamamen buradan ayırma projesidir. Fırat Kalkanı harekatıyla bu başarılmıştır. Bu bitti mi, bitmedi. Şimdi Afrin konusu. Afrin konusunda da kararlılığımız aynıdır. Şu anda planladığımız gibi yürüyor. Bitti mi o da bitmedi. Ne var şimdi? İdlib var. İdlib konusunda da görüşmelerimiz, müzakerelerimiz devam ediyor. Kararlılığımız da planlarımız da belirlendiği şekilde yürüyor. Detayına girmeyeceğim. Bu olumlu gelişmelerle, olumsuz bazı hesaplar peşinde olanların oyunu da şu anda inşallah bozulmuş durumda.

‘Bizimle hareket eden Kürtler var’

- Afrin’de planladığımız şey nedir?

Bizim için önemli olan şey, oralarda teröre müsaade etmemektir. Afrin’de Türkiye’ye müzahir olan Kürtler var, PYD ile beraber olan Kürtler de var. Aslında Kürt ifadesini kullanırken üzülüyorum. Niye? Zira bizim Kürt kardeşlerimizle herhangi bir meselemiz yok. Nitekim ülkemde benim, bizimle beraber, bizlerle hemhal olan Kürt kardeşlerim var. Kürtleri tamamen PKK safında gibi görmeyi nasıl doğru bulmuyorsak, aynı şey Afrin’deki durum için de geçerli. Orada terörle arasına mesafe koyan, bizimle beraber hareket eden Kürt kardeşlerimiz de var. Bizlerle beraber hareket edebilecek aşiretler var. Oralarda terörün baskın çıkma ihtimali olursa, gözümüzü karartırız. Bunun böyle bilinmesi lazım. Afrin o bakımdan çok önemli bir bölge. Bir taraftan Hatay Türkiye sınırları öbür taraftan İdlib’e geçiş. Bu bakımdan çok çok önemli. Bizim buralarda en ufak bir esnememiz söz konusu olamaz. Bunları birinci derecede Rusya ile görüştüğümüz gibi, İran’la da etraflıca görüştük. İran Genelkurmay Başkanının ziyaretinde, şahsımın yanı sıra, MİT ve Genelkurmay da görüştü. Önümüzdeki süreçte de, Dışişleri bakanımız, hakeza istihbarat vb. kanallar aracılığıyla, karşılıklı gidiş gelişlerle bu konlar üzerinde hassasiyetle durmaya devam edeceğiz.

 

‘Onların yanlışları bizi iş sahibi yaptı’

- PYD’ye 70 uçaksavar verildiğinden, hatta namluların Türkiye’ye çevrildiğinden söz ediliyor. Önümüzdeki günlerde ABD Savunma Bakanı gelecek... Türkiye bu gelişmeler karşısında ne yapacak? Kandil ve Sincar’da İran’la ortak operasyon mu söz konusu?

ABD’nin Irak sınırından geçerek kuzey Suriye’ye silah sevkiyatı yaptığı biliniyor. Yapılan sevkiyat belki 1000 TIR’ı geçti. Bunların içinde tam olarak neler var? Zırhlı araç, bol miktarda mühimmat vesaire var, ama detay bilmiyoruz. ABD’liler bize, ‘Bütün bu zırhlı araçların hepsinin seri numaraları bizde mevcut. Biz Rakka operasyonunu bittikten sonra bunları tekrar geri alacağız’ diyorlar. Ama ben G20’de Trump’a , o generallere, hepsine şunu söyledim: Bakın, sizin bu söylediğinizi bize Kuzey Irak için de söylemişlerdi. Kuzey Irak’ta da yine aynı şekilde vermiştiniz. Verdiğiniz zaman, ‘Bunların seri numaraları var, harekat bittikten sonra biz bunları geri alacağız’ demiştiniz. Ama bakın, şu anda kuzey Irak’taki PKK’dan şuradan buradan bizim elimize geçen silahlarda biz ABD’yi görüyoruz, Rusya’yı görüyoruz. Yarın burada da aynı şey olacak. Bize bunları anlatmayın. ‘Siz bu tür şeyleri bizlere parasıyla vermiyorsunuz, ama bunlara bedava veriyorsunuz’ dedim. Maalesef şu anda tablo bu, bize düşen tabii ki bunları anlatmaya devam etmektir. Ama onların yaptıkları yanlışlıklar, bizim de artık belli yerlerde işimizi öğrenmeye başlamamıza vesile oldu. Neticede hakikaten bizi iş sahibi, bilgi sahibi yaptılar. Ürün noktasında da üretme kabiliyetine kavuşmamızı sağladılar.

- Bir de operasyon ihtimali var mı diye sormuştuk; Kandil ve Sincar’da PKK’ya karşı İran’la ortak operasyon söz konusu olabilir mi?

Şu anda PJAK olayı İran’ı rahatsız ediyor. Her ne kadar İran’la uyum noktasında bazı sıkıntılar olsa da, şu anda onlar da bir dayanışma içerisinde, ‘Teröre karşı mücadeleyi beraber verelim’ diyorlar. Bu Kandil’de de olur, Sincar’da da olur. Sincar’da derken Haşdi Şabi’yi ima ediyorlar. Görüşmeler sürüyor. Dışişleri, istihbarat, yetkililerimiz görüşürler; gelişmeler doğrultusunda gerekli değerlendirmeleri yaparız.

‘O referandum avara kasnak gibi’

- Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumu yaklaşıyor, Barzani geri adım işareti vermiyor. Türkiye ne yapacak? Herhangi bir temas var mı?

Görüşmeler var. Ben MİT Müsteşarımı gönderdim. Hem Bağdat’a, hem Erbil’e gitti, görüşmeler yaptı. Mevlüt bey Çarşamba günü gidiyor. Öyle bir referandum, Irak’ı bölmek demektir. Kaldı ki orada zaten tanınmış olan bir yerel yönetim var. Referandum yerine, yerel yönetim olarak o bölgeyi başarılı şekilde yönetmeye odaklanmaları daha isabetli olur. Nitekim o tür bir referandumu, dünyada bir çok gelişmiş ülke doğru bulmuyor. Türkiye olarak biz doğru bulmuyoruz, İslam ülkeleri doğru bulmuyor. Dolayısıyla o tür bir adım atılması, yalnızlığa adım atmak demektir. Kaldı ki onların aldığı referandum kararının, Irak merkezi yönetimi tarafından da onaylanması lazım. Merkezi yönetimin, federal parlamentonun onaylamadığı o tür bir referandum, avara kasnak gibidir, başka bir şey değil.

‘Almanya seçime kadar böyle gider’

- Başta Almanya olmak üzere Batı’da Türkiye’ye yönelik son derece ağır saldırılar var. Hedef de aslında sizsiniz. Ne oluyor, neden Batı bu şekilde Türkiye’ye yükleniyor?

Demek ki biz sırat-ı müstakim üzereyiz. Bu fakire bu kadar saldırıyorlarsa, demek ki iyi şeyler yapıyoruz. Bizler iyi şeyler yaparak inşallah iyi neticeler alacağız. Almanya’da seçime kadar bu şekilde giderler. Seçimden sonra ya Türkiye ile yine güzel işler yapmanın yolunu ararlar ya da 2019’u beklemeye koyulurlar...

- Almanya Gümrük Birliği konusunda AB’yi baskı altına aldı. Türkiye bundan sonra mevcut haliyle Gümrük Birliği’ne devam mı edecek? Yoksa farklı arayışlara girecek mi? İkincisi, bu tartışmalar bağlamında geri kabul anlaşmasını yeniden gözden geçirecek misiniz?

Bunlar farklı şeyler. Gümrük Birliği noktasında, şu anda Almanya diğer Avrupa ülkeleri olsun yeniden bu sürecin devamı için adım atmadıkları takdirde, bizim kaybedeceğimiz bir şey yok. Biz yolumuza aynı şekilde devam ederiz. Geri kabul konusunda biz üzerimize düşeni yaptık, ama AB taahhütlerini yerine getirmedi. Dolayısıyla şu anda onların adım atması lazım. Ne yazık ki AB üyesi ülkelerin bazıları Türkiye konusunda düzgün davranmıyor. Ama önemli değil. Önemli olan, Türkiye’nin dimdik ayakta sağlam durmayı başarmasıdır. Biz iyi yoldayız, iyi gidiyoruz, her geçen gün daha iyi olacağız. Bunun için sağlam durmak lazım. Kılıçdaroğlu gibi durmamak lazım; onlar zaten Türkiye’nin aleyhine çalışıyor, onların kimlerle ortak hareket ettiği belli.

70 bin kişiye tek tip kıyafet

- FETÖ davalarıyla tek tip kıyafet konusunda son durum nedir?

Tek tip kıyafet konusunda, arkadaşlar çalışmaları hızlandırıyor. 70 bin civarında bir kıyafet hazırlanacak. Cezaevleri falan da yapılıyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapiste hücre farklı, orada yanılmıyorsam, 5-6 metrekare hücre içinde kalıyorlar. Yeni cezaevlerinin yapımı da sürüyor.

- Hazırlanan kıyafetler yargılama sürecinde mi giyilecek?

Evet, yargılama sürecinde. 

‘Erken seçim israf olur’

- Cumhurbaşkanlığındaki mesainizin yanı sıra Genel Başkan şapkanızla da yoğun mesai içindesiniz. Partideki çalışma nasıl gidiyor. Yenilenme hareketi nasıl?

Şu anda bütün belde kongrelerini bitirdik. Atamalarımızı yaptık. İlçelerde bazı yenilemeler, alıp vermeler bunların üzerinde çalışıyoruz

- Çalışmaların gidişatı nasıl? Sizi tatmin edecek düzeyde gidiyor mu her şey?

2019 seçimlerinde göreceğiz. Şu anda ne söylenirse boş. An itibarıyla peşrev çekiyoruz. Hazırlık safhasındayız. Arkadaşlarıma hep söylüyorum: Yalan yanlışa, suistimallere, yolsuzluklara, şunlara bunlara karışmış kişiler asla olmayacak. Bunları bulup ayıklayacaksınız. Parti içinde heyecan var. Denizli’ye gittim bu heyecanı gördüm. Antalya’da, gittiğim yerlerde bu heyecanı gördüm.

- Acaba bir erken seçim mi olacak? AK Parti erken seçim için start mı verdi diye konuşanlar da var. Ne dersiniz?

İşimize bakalım. Erken seçim yaparsak, bu israf olur. Erken seçim israf olur. İşimize bakmamız lazım.

Atatürk’ün koltuğuyla ne alakası var?

- Atatürk’ün partisi CHP’nin başında, Atatürk’ün koltuğunda oturuyor...

Doğru bir tanımlama değil. Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’dan aldığı koltukta oturuyor. Onun Atatürk’ün koltuğu ile ne alakası var? O Atatürk’ün oturduğu koltukları görmemiştir bile. Ama ben gördüm. Çankaya’da gördüm.