Gazetevatan.com » Yazarlar » 'Bizi tasfiye etmeye çalışıyorlar'

'Bizi tasfiye etmeye çalışıyorlar'

17 Ağustos 2017 Perşembe


Ankara’da basın mensuplarıyla bir araya gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu, Berberoğlu üzerinden başlayan tartışmalarla ilgili Erdoğan’ın ithamıyla aslında yargı üzerindeki baskıyı itiraf ettiğini kaydedip partisine karşı bir kumpas planlandığını söyledi ve “Bizi tasfiye etmeye çalışıyorlar” dedi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da dile getirilen tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili iddiaları da yanıtladı.

- Cumhurbaşkanı, sanki size soruşturmanın uzayabileceği yönünde bir demeci oldu. Bir endişe taşıyor musunuz? Tutuklanma olayı olursa tavrınız ne olur? Darbe komisyonu raporunuzla bir bağlantısı var mı?

Erdoğan yaptığı açıklamayla aslında büyük bir itirafta bulunmuştur. ‘Ben savcılara talimat veriyorum, hakimlere talimat veriyorum, benden aldıkları talimat üzerine onlar gereğini yapıyorlar. Bir ek öneri gerekiyorsa tekrar bana danışıyorlar, söylediklerimi yargıçlara ve savcılara dikte ettiriyorum.’ Enis Bey üzerinden, Erdoğan’ın yaptığı bu suçlama öteden beri bizim dile getirdiğimiz Türkiye’de yargı bağımsız değildir, siyasi otorite yargıyı toplumu ya da kurumları biçimlendirmek için siyasi sopa olarak kullanıyor. Bunun itirafıdır. Talimatı savcıya veren doğrudan Erdoğan. Herhangi bir ek talep olup olmadığını savcının sorduğu kişi de Erdoğan. Bu, birinci tespit üzerinde durduğumuz. İkincisi; Enis Bey casuslukla suçlanıyor. Türk adalarına Yunan bayrağını Enis Bey çekmedi, Kozmik Oda’ya FETÖ’nün adamlarını Enis Bey sokmadı. Devletin milyonlarca gizli belgesini FETÖ’ye Enis Bey teslim etmedi. Eğer, casus olarak birilerini nitelendirmek gerekiyorsa devletin bütün sırlarını, kozmik odayı FETÖ’ye açan ve elleriyle teslim edenler gerçek casuslardır. Dönüp bakıyoruz ‘Enis Bey neyle suçlanıyor?’ diye. Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberden yola çıkarak suçlanıyor. Şimdi,Can Dündar yazdığı kitapta diyor ki, “flash diski solcu milletvekilinden aldım”. HTS kayıtlarına bakılıyor o gün birden fazla milletvekili ve Enis Bey ile telefon görüşmeleri var. O kişilerden milletvekili olmayan sadece Enis Bey. Diğerleri milletvekili ama suçlanan Enis Bey. Mahkeme dosyasında da Enis Bey’i suçlayacak tek bir belge dahi yoktur. Ağrıma giden şu: Enis Bey’in eşinin ve kızının yani ailesinin Enis Bey üzerinden saldırıya uğruyor. Ne ahlak, ne din, ne vicdan bunu kabul edemez.”

‘Sahte delille tutukladılar’

Anayasa Mahkemesi kararı gayet açık ve net diyor ki, “Bu MİT TIR’larıyla ilgili olarak bir devlet sırrı değildir.” Doğru, devlet sırrı değil, herkesin bildiği şey devlet sırrı mı olur Allah aşkına. Cumhuriyet’te yayınlanmadan önce bu olayların yayınlandığı defalarca dile getirildiği, hemen hemen her salı toplantısında ben şahsen Suriye’ye silah göndermenin ne kadar yanlış olduğunu, defalarca söyledim. Bunun üzerinden giderek Enis Bey’i suçluyorsunuz. Bu, aslında Balyoz ve Ergenekon davalarına benzeyen bir kumpas davasıdır. Balyoz ve Ergenekon’da ne vardı? Sahte deliller veya kendilerinin ürettiği deliller üzerinden ordu tasfiye edildi bir anlamda perişan edildi. İnsanları aldılar, mahkum ettiler, tutukladılar, gözaltına aldılar, bir kısmı yaşamını yitirdi, pek çok şey oldu. Dönüp dediler ki, burada bir kumpas var. Aynı benzer bir kumpası oradaki deneyimden yola çıkarak CHP üzerinden yapmak istiyorlar. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa, şeytanlara teslim olmayacağız.”

‘Kumpas alışkanlığı’

“Bunların kumpas kurma alışkanlıkları var. Kimi beğenmiyorlarsa önce bir açıklama, sonra savcının harekete geçmesi, sonra iddianame, arkasından mahkeme kararı, sonra tutuklama. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Zalimin karşısında diz çökmek gibi alışkanlığımız, örfümüz, adetimiz, inancımız da yoktur. Burada, özellikle Erdoğan’ın son dönemde beni hedef alıp ‘Ey Kılıçdaroğlu’ diye başlaması, tipik bir Kılıçdaroğlu hastalığının nüksetmesi, referandumda olmuştu yeniden nüksetti. İşin özü Ayhan Ogan dediğimiz kişinin söylediklerini unutturmak. Ülkenin bu kadar sorunu var, fındık üreticisi perişan, taban fiyat ne zaman açıklanacak diye bekliyor. Tarıma bakın, 2017’de 750 bin ton buğday ithal etmişiz, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır, 100 bin ton pirinç ithalatına gümrüksüz izin veriliyor. TOBB’un Genel Kurulu’nda ne demişti Erdoğan, ‘Her biriniz bir işsiz alırsanız, memlekette işsizlik sorunu çözülür’. Niye artıyor? Tutar tarafı yok. CHP üzerinden bir operasyon başlatarak kendi tabanını tahkim etmek istiyor.”

‘Başımız dik duracağız’

- Size dönük bir soruşturmaya muhatap olma gibi bir şeyle karşı karşıya kalacağınızı düşünüyor musunuz?

Kalırım ya da kalmam bilmiyorum ama hiçbir koşulda boyun eğmeyiz. Onların savcıları, hakimleri, polisi olabilir. Hiçbir koşulda hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Başımız dik, onurlu duracağız. Biz yurtseveriz, vatanını satanlar, ülkesini satanlar, ülkenin bütün sırlarını terör örgütlerine verenler asıl hesap vermesi gerekenlerdir.

- MİT TIR’ları belgelerinin sizin talimatınızla Enis Bey’in verdiği yazıldı. Böyle bir şey yaptınız mı?

Hayır, kim söylüyor bunu. Niye belgesini koymuyorlar ortaya? Ekrem Dumanlı ile görüşmem normal, seçimler sırasında medyayı ziyaret ediyorduk, onları da ziyaret ettik. Benden fazla AKP’liler ziyaret etti.

- Ne zamandı o görüşme?

Hatırlamıyorum belki çıkarırız. (Konuralp: 7 Haziran seçimleri öncesi olsa gerek)

- İspat edemeyecekleri şeyi niye yaptılar?

Niçin yapmasın? Delile gerek yok ki. 20 Temmuz’da sivil darbe yapıldı diye boşuna mı diyoruz biz. Balyoz ve Ergenekon döneminde sahte delil üreterek yapıyorlardı, şimdi sahte delile gerek yok ki. Dosyanın içi boş, tutuklanan onlarca insan var, böyle bildiğimiz insanlar var. Hapishaneler dolu.

‘Kimin aracılığıyla aldı?’

- Bugüne kadar duymadığımız şeyler duyuyoruz. Cumhurbaşkanına içeriden nasıl haberler gelebilir?

Emin olun değerlendirmekte zorlanıyorum. Türkiye bir istihbarat devleti midir? Yoksa hukukun üstünlüğüne inanan bir devlet midir? İçeriden bilgiyi nasıl alıyorsun? Kimin aracılığıyla alıyorsun. Enis Bey, ‘50’ye yakın CHP milletvekiliyle görüştüm, hiç böyle bir şey söylemedim’ diyor. ‘Suç yok ki ortada itirafçı olayım’ diyor. Ortada suç yok. Nedir bu? Az önce söyledim. Balyoz ve Ergenekon kumpasında olduğu gibi CHP’ye yönelik kumpasın Erdoğan tarafından yönetilmesidir.

- Sizi tasfiye mi etmeye çalışıyorlar?

Öyle hedeflendiği anlaşılıyor.

- Sizin var mı ikinci planınız?

Plan ne olacak yani. Hukuka, hukukun üstünlüğüne inanacağız. Üst mahkemeye dava gidiyor, istinafa. İstinafın başkanı değiştiriliyor. Niçin? Başkan görevden alınıyor, başka bir başkan atanıyor.

- Akaydın ile ilgili bir soruşturma başlatıldı...

Akaydın, halkın 15 Temmuz’unu ve sarayın 15 Temmuz’unu ayrıştırarak bu soruyu soruyor. Mahkemede anlatacaktır.

‘Partili olmaz bağımsız aday olacak’

- Bu ortamda yeni bir sistem için seçim yapılacak. CHP’nin eski sisteme dönüşle yola çıkacağı ifade ediliyor. ‘Benim adaylığıma ihtiyaç var’ diyor musunuz?

‘Doğmamış çocuğa don biçilmez’ diye güzel bir sözümüz var. Öteden beri savunduğum düşünce şudur: Demokratik parlamenter sistemi savunuyoruz. Cumhurbaşkanının tarafsız olmasını savunuyoruz, o düşünceye inanan kişinin kazanması en büyük arzumuz.

- ‘Genel başkan cumhurbaşkanlığına aday olmamalı’ beyanınızı revize edecek durum var mı?

İlke olarak cumhurbaşkanı adaylarının tarafsız olması lazım. Cumhurbaşkanı adaylarının yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlaması lazım, ettiği yeminin arkasında durması lazım. Partili cumhurbaşkanı olmaz. Partili cumhurbaşkanı olmaz, doğru bulmuyoruz.

- Açık kapı da bırakıyor musunuz? Öyle şartlar olur ki, adaylığınız mecbur kılınabilir.

Bugünden geleceğe yönelik kesin şey söylemek mümkün değil. Aday, kuvvetler ayrılığına inanacak, tarafsız olacak. Demokratik, özgürlükçü parlamenter sistemi savunacak. Budur yani, bu çerçevede elbette bakacağız, toplum kimi arzu ediyor... ‘Böyle olacak’ diye kolaycılığa kaçamam.

‘Bugün olsa kaybeder’

- Profil ortaya koydunuz ama adaylığınız konusunda renk vermiyorsunuz. Sahada Ak Parti + MHP ittifakı var. Tek aday çıkaracaklar. HDP ile ve belki yeni kurulacak Akşener’in partisiyle ittifak yapar mısınız? Sizin dışınızda öne çıkan bir aday yok.

Bir, olay bir sağ sol meselesi değil, Türkiye meselesi. Toplumun geleceği, çocuklarımızın geleceği meselesidir. Olaya sağ sol penceresinden bakarsanız hata yapmış olursunuz. Çağdaş uygarlığı yakalamak için ne gerekiyorsa, demokratik parlamenter sistem, yargı bağımsızlığı, düşünceyi ifade özgürlüğü, kadın erkek eşitliği, din, vicdan özgürlüğü. AKP, bunu alıp sağ sol ekseni üzerinden götürmek istiyor, muhafazakar ve diğerleri üzerinden götürmek istiyor. Nitekim referandumda kimse bu tuzağa düşmedi. Kimse de özel olarak sağ sol ayrımı yapmadı. Demokrasi bileşenleri bir tarafta oldu, totaliter yapı isteyenler de bir tarafta oldu. ‘Evet’ oyu verenlerin içinde demokrasi tutkunları da vardı ama sonucun böyle olduğunu bilmiyorlardı. Bugün referandum olsa ‘hayır’ oyları çok daha fazla çıkacaktır. Yüzde 60 çıkar, ki bugün Erdoğan’ın önündeki sonuçlarda da AKP’nin oyu yüzde 45 gözüküyor. Kan kaybettiklerini biliyorlar. Halka doğruları söylemediklerini biliyorlar.