Gazetevatan.com » Yazarlar » Uyuşturucuyla mücadeleye var mıyız?

Uyuşturucuyla mücadeleye var mıyız?

01 Temmuz 2017 Cumartesi


Başlıktaki soruyu hepimizin kendimize sormamız gerekiyor.

Sadece bildik sloganlaşmış, kalıp cümleler kurup bu tehlikeyle mücadele ediyor gibi görünmekten bahsetmiyorum.Gerçekten, bilfiil, içtenlikle bu konuda yapabileceğimizin en iyisini yapmaktan söz ediyorum.

Kurtulmuş’tan samimi açıklamalar

Hükümet uyuşturucuyla mücadele konusunda kapsamlı bir çalışma başlattı. Yeni bir hamle… Toplumsal farkındalık ve duyarlılığın artırılması çok önemli.

Yeni dönemde bu hayati konuya öncelikli mesai veren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile konuştum dün.

İşte Kurtulmuş’un VATAN’a yaptığı özel açıklamalar.

Mesele hepimizin meselesi

- Uyuşturucuyla mücadele, bütün toplumu ilgilendiren, siyasi görüşü, yaşam tarzı ne olursa olsun herkesi yakından ilgilendiren, çok önemli bir milli mesele. Hepimizin çocukları, torunları hayati bir potansiyel tehdit altında. Dolayısıyla, burada samimiyetle, hepimiz işin bir ucundan tutmak zorundayız.

- Siyasetçiler, iş dünyası, spor dünyası, sanat dünyası, medya, eğitim dünyası; herkesin bulunduğu yerden bu mücadeleye katkıda bulunması lâzım.

- Bu mesele sadece polisiye tedbirlerle önlenebilecek bir mesele değil. Tabii ki, uyuşturucunun her türüne ulaşımı imkânsıza yakın hâle getirecek polisiye tedbirleri almamız lâzım ama sonuçta sadece bu önlemlerle kesin sonuç almak mümkün değil.

- Bu konuda toplumsal duyarlılığı artırmamız gerekiyor.

İstatistikler bizi aldatmamalı

- Geçen AMATEM’e gittim; çok güzel başarı öyküleri de var orada. Bunları artırmamız lâzım.

- AMATEM’lerdeki başarı oranımız yüzde 38 civarında. Mesela Avrupa’da yüzde 9’larda bu oran. Evet dört katı civarındaki yüzde 38, bir başarı gibi görünüyor ama bunu tersinden okursak, yüzde 60’ından fazlasının da maalesef geri döndüğü anlamına geliyor bu.

- En tehlikelisi kimyasal, ucuz, işte bu ‘bonzai’ gibi sentetik uyuşturucular. Bir bulaşan, maalesef çok zor kurtuluyor.

- İstatistiklere baktığımızda, bizim durumumuz batı ülkelerinin birçoğuyla kıyaslanmayacak derecede iyi aslında bir yandan da. Ama bu bizi aldatmamalı.

- Bizim en büyük avantajlarımızdan biri, eskiye göre zayıflamış olmasına rağmen, hâlâ aile yapımız güçlü, hâlâ mahalle, komşuluk ilişkileri güçlü, okul yapısı güçlü. Bunlar gibi, uyuşturucuyla mücadelede avantaj sağlayacak güçlü yanlarımızı çok iyi kullanmamız lâzım.

Özel rehabilitasyon köyleri kurulacak

- AMATEM’de arındırılma denilen, yani uyuşturucu kullanmış sonra vazgeçmiş insanların yaşadığı süreçler var. Bu süreçlerde de herkesin; çevrenin, ailenin, mahallenin, okulun, din adamlarının, spor adamlarının, sanatçıların, herkesin büyük desteğine ihtiyacımız var.

- Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin farklı yerlerinde, Uyuşturucuyla Mücadele Köyleri gibi bir takım projeleri gerçekleştirmemiz lâzım. Bu köylerde, çocukların, gençlerin bu arındırılma sürecini tam bir rehabilitasyon şeklinde yaşamaları mümkün olacak. Kurtulanların da iş imkânlarına kavuşacakları ortamların onlara sunulması lâzım.

- Yerele hâkim olup halkla doğrudan, bire bir temas kurma imkânları bulunduğu için belediyelerin çok önemli bir fonksiyonu var bu mücadelede.

- Mesela Ankara’da Altındağ Belediyesi bu konuda bir ekip kurmuş ve çok başarılı çalışmalar yapıyor. Böyle örnekleri çoğaltmamız lâzım. Belediyelerin de bu işin içinde olması çok önemli.

- Tabii sonuçta dediğim gibi, bütün bunları yaparken bir yandan da uyuşturucuya ulaşımı, erişimi imkânsız hâle getirmemiz gerekiyor.

Sigara, uyuşturucunun altlığı gibi

- Üzerinde çalışmamız gereken bir başka çok önemli konu da sigara bağımlılığı. Vakaların geneline baktığınızda bu noktanın önemi çıkıyor ortaya. Mesela 14 15 yaşındaki çocuk uyuşturucuyla tanışıyorsa, bu çocuk mutlaka 10 11 yaşlarında sigaraya başlamış oluyor. Vakaların yüzde 90 95’inde bu böyle. Yani sigara bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığının bir nevi altlığı gibi. Doğrudan uyuşturucuya başlayan çok az. Çok büyük bir kısmı çok küçük yaşlarda sigara bağımlısı oluyor, ardından uyuşturucu geliyor.

- Sonuç olarak, bu konuda farkındalığı artırmamız, 24 saat bir alarm vaziyetinde bütün toplumun bu konuyu gündemine alması lâzım.

- Bu çok zor bir iş. Bir de çok hızlı, geometrik büyüyor. Mücadele kolay değil ama hep beraber, ciddi, kararlı, samimi ve sistemli çalışarak başarmamız gerekiyor bu işi.