Gazetevatan.com » Yazarlar » Ölü sanıklar davası olmamalı

Ölü sanıklar davası olmamalı

22 Şubat 2017 Çarşamba


15 Temmuz dava dosyaları açılmaya başlandı.

O gecenin en kritik adreslerinden ikisi, malum, Ankara Gölbaşı’daki Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) Karargâhı ve Marmaris...

***

Şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in cunta üyesi Tuğgeneral Semih Terzi’yi öldürmesi, 15 Temmuz darbe girişiminin dönüm noktalarından biri.

(O gece orada yaşananları hatırlamak isteyenler 3 Ağustos 2016 tarihinde bu köşede yer alan “O gece Özel Kuvvetler’de neler yaşandı” başlıklı yazıya göz atabilirler: http://www.gazetevatan.com/murat-celik-973025-yazar-yazisi-o-gece-ozel-kuvvetler-de-neler-yasandi-/ )

***

Şimdi...

15 Temmuz gecesine ilişkin davalarda sanık ifadelerine bakınca, Semih Terzi ismi öne çıkıyor.

Marmaris’ten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘alınması’ emrini de Terzi vermiş ifadelere göre.

Doğru olabilir elbette ama endişem şu:

Başlayanlar ve bundan sonra gelecek olan 15 Temmuz davalarında, sanıklar eğer Semih Terzi ve onun gibi artık yaşamayan darbecileri sorumlu ilan etmekten öteye geçmezlerse ne olacak?

Sanıklar eğer, sadece hayatta olmayan ya da firarî isimleri suçlayan ifadeler verecekse, mahkemelerin işi kolay olmayacak.

15 ve 16 Temmuz 2016 tarihlerinin hâlâ ‘flu’ olan bazı noktaları ve isimleri var.

Başlayan yargı süreci, fotoğraftaki bu ‘flu’ bölümleri netleştirmeli.

Görülecek davalar ve bunlardan çıkacak sonuçlar kamu vicdanını rahatlatmalı.

Başbakan’ın saçları ve Salı klasiği

Bu ülkede Başbakanların işi hep zor olmuştur.

Binali Yıldırım’ınki de öyle.

Yıldırım’ın mesaisi çok yoğun.

Önce 2016 Mayıs’ındaki fotoğraflarına bir bakın Binali Yıldırım’ın, ardından da bugünkülere...

Göreve geldiğinde büyük oranda beyazlaşmış durumdaki saçları, yaklaşık 9 ay sonra bugün artık bembeyaz.

***

Biz Ankara habercileri yıllardır tanırız Binali Yıldırım’ı.

Başbakanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte kamuoyu da yakından görmeye başladı Yıldırım’ın esprili yönünü.

Gülüyor, esprilerle karşılıyor ama Başbakan, mesaisindeki en zor kısmı Salı günleri Meclis’te yaşıyor bence.

Partisinin Meclis grup toplantısında kürsüde olduğu o yaklaşık bir saat, Binali Yıldırım için pek kolay geçmiyor.

Ziyaretçi locaları adeta stadyum tribünlerine dönünce, konuşmanın ne bütünlüğü kalıyor ne anlaşılırlığı.

Bir siyasetçi olarak, Başbakan’ın bu durumu tolere etmekten başka seçeneği yok elbette. Kaldı ki sloganlar politikacıyı besler, motive eder.

Ancak diğer taraftan, Meclis grup konuşmaları önemlidir. İnsicamının bozulması, verilen mesajların etkisini azaltır, adresine ulaşmasını zorlaştırır.

Yoğun ve ateşli ziyaretçi gruplarının kendilerine ayırılan yerlere sığmayıp, bizim basın locasını da doldurmasından hiç bahsetmiyorum bile...

Toplantıyı izleyen habercilerin durumu da en az kürsüdeki Başbakan’ınki kadar müşkül oluyor Salı günleri.