Gazetevatan.com » Yazarlar » Temiz Hava

Temiz Hava

30 Ekim 2016 Pazar


ve kırmızı bakır

ve mensucat

ve sevda ve zulüm ve hayat

ve bilcümle sanayi kollarının

ve gökyüzü

                ve sahra

                            ve mavi okyanus

ve kederli nehir yollarının,

sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı

              bir şafak vakti değişmiş olur,

bir şafak vakti karanlığın kenarından

               onlar ağır ellerini toprağa basıp

                                     doğruldukları zaman.

En bilgin aynalara

        en renkli şekilleri aksettiren onlardır.

Asırda onlar yendi, onlar yenildi.

Çok sözler edildi onlara dair

ve onlar için :

   zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,

                                                   denildi.

Sevdiğim bir sanatçımız, sevdiğim bir şarkısında ‘başımız sıkışınca Nazım’a sığınamadık’ der. Nazım’a, onun o güzelim Kuvayi Milliye’sine bu kadar ihtiyacımız olduğu başka zamanlar oldu mu emin değilim...

Destan, bu halkın gücünü, dayanışmanın ne olduğunu ne güzel anlatır. Gerçeği de. Gürül gürül, kara sevdayla.

***

Ve gelelim şimdiki zamana, memleketimizdeki insanlık manzaralarına... Ülkemiz akıl almaz olaylara sahne olmaya devam ediyor.  Cumhuriyet’in 93. yılında hemen her şeyin artık rayına oturduğu bir ülkede soluk alıp vermek dururken, ‘kıt kanaat soluduğumuz havanın’ bile riske girdiği bir Türkiye’deyiz!

Olabildiğince az gergin yazılar yazmaya özen gösterdiğim bir dönemden geçerken, son olarak Musul’da yaşananların ardından Güneydoğu’da ortaya çıkması muhtemel tablo karşısında diyecek söz bulamaz haldeyim. Bildiğiniz gibi 20 Ekim’de Musul’un güneyinde bir fabrikanın bütün sülfür stokları yakıldı ve sülfür dioksit  iki kişinin ölümüne yol açtı.  Çok sayıda mağdur hastanelere başvurdu... Kıymetli bir yakınımın geçenlerde dediğini gel de anma: ‘Ölü bir değil ağlayasın, deli bir değil bağlayasın!’

Temiz Hava Hakkı Platformu

Bereket, Türkiye Tabipler Birliği, Toraks Derneği, Greenpeace, TEMA vb. çevre sivil toplum kuruluşlarının kurduğu Temiz Hava Hakkı Platformu işin rengini çok güzel özetlemiş.

En başta halkın konu hakkında doğru, açık ve net bir biçimde bilgilendirilmesinin altını çizmişler. Platform sağlıklı ölçümlerin yapılmasını, sonuçlarının anlık paylaşılmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyor; içme sularının temizliğinin sağlanması şart diyor.

Platformun aktardıklarına göre, hafif olduğu için rüzgârla beraber çok hızlı yayılan sülfür yağmurla tepkimeye girerek sülfürik asit oluşturabiliyor. Tehdit Güneydoğu bölgesinde. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Mardin istasyonu verilerine göre ise ‘25 Ekim’de gözlenen kirlilik düzeyleri hem saatlik hem de 24 saatlik yasal sınır değerleri aşmış olması bakımından çok önemli.’

Platform, ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı konuya ilişkin acilen ortak bir çalışma yürütmeli ve acil müdahale planlarını yürürlüğe koymalıdır’ diyor. Yine önemli bir husus: Risk grupları olan yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlar hava kirliliğinin yoğun olduğu zaman diliminde dikkatli olmalı ve hava normale dönene kadar açık havaya çıkmamalı. Yineleyelim: Bölge halkı için anlık haber akışının sağlanması çok önemli.

Malum, (her anlamda) temiz hava solumak en temel insan hakkı. İnsan hakları kimin umurunda, o ayrı konu.