MSB terörle mücadelede 1 yıllık bilançoyu açıkladı

19 Ocak 2019 Cumartesi - 12:40 | Son Güncelleme : 19 01 2019 - 15:25

Milli Savunma Bakanlığı 2018'in başından bugüne kadar 74’ü sözde lider kadroda toplam 2 bin 442 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Bakanlık açıklamasında ayrıca yeni askerlik sistemiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü, çalışmalar tamamlandıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayına sunulacağını ifade etti.


Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca 2018 içinde ve yıl sonundan  itibaren bugüne kadar geçen sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme  toplantısı düzenlendi.Bakanlıkta düzenlenen toplantıda bilgi veren Tanıtım Subayı Deniz  Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, tüm terör örgütlerine karşı mücadelenin etkin bir  şekilde devam ettiğini söyledi.
Suriye ve Irak'ta yuvalanan terör örgütlerinin eylemleri nedeniyle 24  Temmuz 2015'ten itibaren yurt içinde ve sınır ötesinde geniş çaplı operasyonlar  başlatıldığını hatırlatan Aktop, bu operasyonlarla Mehmetçik'in "girilemez"  denilen yerlere girdiğini, "ulaşılamaz" denilen yerlere de ulaştığını vurguladı.
 
 Aktop, 2018'in başından bugüne kadar 74'ü sözde lider kadroda (12'si  kırmızı, 3'ü mavi, 6'sı yeşil, 8'i turuncu, 45'i gri kategoride)  toplam 2 bin  442 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktop, bunların bin 801'inin  ölü, 186'sının yaralı ele geçirildiğini, 334'ünün teslim olduğunu, 121'inin  yakalandığını kaydetti.Aktop, operasyonlarda çeşitli çap ve modelde toplam bin 417 silah, bin  194 çeşitli çapta ağır silah, yaklaşık 441 bin hafif silah mühimmatı, 150 mayın,  20 ton patlayıcı madde ile bin 725 el bombası ele geçirilirken, bin 348 el yapımı  patlayıcının da imha edildiği bilgisini paylaştı.
Teröristlerin kullandığı bin 387 silah mevzi, sığınak, barınak, mağara  ve deponun da kullanılamaz hale getirildiğine dikkati çeken Aktop, operasyonlarda  yaklaşık 20 ton uyuşturucu, 2 milyon kök Hint keneviri, 26 ton akaryakıt, 542  muhtelif silah ve 4 bin hayvan ele geçirildiğini anlattı.
Binbaşı Şebnem Aktop, operasyonlar sayesinde örgütün eylem  kabiliyetinin kısıtlandığını, örgüte katılımların da azaldığını dile getirerek,  "Operasyonlarda 88 kahraman silah arkadaşımız şehitlik mertebesine ulaşmış, 270  kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır." dedi.
 
 
FETÖ ile mücadele
 FETÖ'nün darbe girişiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  siyasi liderliğinde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), jandarma ve emniyet  güçlerinin omuz omuza verdiği mücadeleyl akamete uğratıldığına işaret eden Aktop,  "FETÖ ile mücadele kapsamında 15 bin 213 personel ihraç edildi, 6 bin 838  personel hakkında adli, idari işlem sürüyor." açıklamasında bulundu.
Fırat Kalkanı Harekatı'na da değinen Aktop, DEAŞ ile göğüs göğüse  mücadele eden tek ordunun TSK olduğunun bu harekatla görüldüğünü söyledi.
 Bu harekatla 3 binin üzerinde radikal terör örgütü DEAŞ mensubunun  etkisiz hale getirildiğini belirten Aktop, çalışmalar neticesinde yaklaşık 300  bin Suriyelinin gönüllü olarak harekat alanına dönmesinin sağlandığını açıkladı.
 Aktop, Fırat Kalkanı Harekatı'nda 67 askerin şehit olduğunu, 94  askerin de yaralandığını bildirdi.
 
Zeytin Dalı Harekatı
 
Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili son bilgileri aktaran Deniz Binbaşı  Aktop, bugün itibarıyla harekatta etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4 bin  608 olduğunu kaydetti. Harekat sırasında 55 kahraman askerin şehitlik mertebesine ulaştığını,  243 askerin de yaralandığını ifade eden Aktop, bugüne kadar 299 mayın ve bin 680  el yapımı patlayıcının imha edildiğini bilgisini verdi. Aktop, operasyon sırasında 10 Şubat 2018'de yaralanan ve tedavisinin  ardından görevine dönen Piyade Üsteğmen Özgür Ocak'a da söz verdi.
 Ocak, "Türk Silahlı Kuvvetleri devletimizin bekası milletimizin huzuru  ve güvenliği için can vermeye de can almaya da her zaman hazırdır. Silahlı  Kuvvetlerimiz çukur operasyonlarında, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı'nda,  teröriste mücadele harekatlarında olduğu gibi verilecek görevi her zaman yerine  getirmeye hazırdır. Bölgemizin teminatı devletimizdir. şanlı tarihimiz  kahramanlıklarla doludur." diye konuştu.
 
İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi
 
Astana Mutabakatı kapsamında, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde  görev yapan TSK unsurlarının, 13 Ekim 2017'den itibaren bölgede tesis edilen 12  gözlem noktasında faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkati çeken Aktop, "Soçi  muhtırasının uygulanmasına yönelik çalışmalarımız, bölgede gerçekleşen  provokasyonlara rağmen, başarıyla devam ediyor." ifadesini kullandı. Bu suretle, bölgeden olabilecek yeni göçlerin engellenmesinin de temin  edildiğini anlatan Aktop, "Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri, bölgede  çatışmaların sona erdirilerek huzur ve istikrar ortamının teminine yönelik  faaliyetlerini, Astana’da garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları  çerçevesinde sürdürmektedir." dedi.
 
Münbiç'teki faaliyetler
 
TSK'nın Münbiç'teki faaliyetlerinin, ABD ile yapılan çeşitli  seviyelerdeki temaslar neticesinde belirlenen Münbiç Yol Haritası ve Güvenlik  Prensipleri doğrultusunda yürütüldüğünü dile getiren Aktop, TSK'nın amacını  "PKK/YPG’nin tamamen Münbiç’i boşaltması, ağır silahlarının toplanması, şiddete  yönelik eylemler yürüten gruplardan arındırılarak bölgenin güvenliği ve  istikrarının sağlanması, yönetimin Münbiçlilere devredilmesi ve Suriyelilerin  evlerine dönmesi" olarak açıkladı.
 ABD ile koordineli bağımsız devriye faaliyetlerinin 18 Haziran 2018'de  başlatıldığını anımsatan Aktop, bu süreçte 68 bağımsız devriye yapıldığını  söyledi.
 Aktop, müşterek birleşik devriyeleri icra edecek personelin birlikte  çalışabilirliğini geliştirmek ve koordinasyonun sağlanması maksadıyla, Türk ve  ABD'li personele yönelik eğitimlerin 3 grup halinde Gaziantep'te  gerçekleştirildiğini de bildirdi.
 Eğitim gruplarının faaliyetleri tamamlandıkça müşterek birleşik  devriyelerin icrasına 1 Kasım 2018'de başlandığını duyuran Aktop, ocak ayının  ikinci haftasına kadar toplam 9 devriye yapıldığını kaydetti.
 
Fırat'ın doğusuna yönelik hazırlıklar
 Fırat'ın doğusuna yönelik hazırlıklar kapsamında özellikle ABD ve  Rusya ile ikili toplantılar, üst düzey görüşmeler ve koordinelerin devam  etttiğini belirten Binbaşı Aktop, şu değerlendirmelerde bulundu:
 "Türk Silahlı Kuvvetlerinin maksadı, sınırlarımızın güvenliği,  halkımızın emniyeti ve güneyimizde bir terör koridorunun oluşmasını engel  olmaktır. Mücadelemiz, asla, etle tırnak gibi bir olduğumuz, aynı coğrafyayı ve  aynı ekmeği paylaştığımız Kürt halkı ile değildir. Terör örgütü DEAŞ  Müslümanların temsilcisi olmadığı gibi, teröristler de yani PKK/YPG, Kürt  kardeşlerimizin temsilcisi değildir.  Bizim Kürt kardeşlerimizle, Suriye'deki  Arap kardeşlerimizle, Türkmenlerle ve diğer etnik ve dini gruplarla hiçbir  sorunumuz bulunmamaktadır. TSK’nın mücadelesi, bölgedeki tüm etnik/dini  topluluklar için tehdit teşkil eden PKK/YPG ve DEAŞ'ladır."
 
"Oldubittiye müsade etmeyiz"
Aktop, yurt içi ve dışına yönelik faaliyetler devam ederken, "Mavi  Vatan" olarak adlandırdıkları denizlerle ve hava sahasındaki hak ve menfaatlerin  korunmasına yönelik çalışmalarının da büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü  vurguladı.  Ege ve Akdeniz'deki mevcut sorunların uluslararası hukuk ve iyi  komşuluk ilişkileri çerçevesinde, barış, dostluk ve iş birliğinden yana bir  yaklaşımla çözüme kavuşturulmasını istediklerini belirten Aktop, "Bununla  birlikte Kıbrıs'ta, Ege'de ve Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye rağmen atılacak hiçbir  adıma ve oldubittiye asla müsaade etmeyeceğimizi, Doğu Akdeniz’deki tek yanlı  hidrokarbon faaliyetlerine izin vermeyeceğimizi, bölgede Türkiye ve KKTC'nin yer  almadığı hiçbir projenin yaşama şansı olmadığını her vesileyle dile getiriyoruz.  Bu konudaki gelişmelerin takipçisiyiz." açıklamasını yaptı.Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemisinin 17 Ekim 2018'den itibaren  Deniz Kuvvetleri gemilerinin refakatinde Doğu Akdeniz’de araştırma faaliyetlerine  başladığını hatırlatan Aktop, Yunanistan'ın engelleme girişimlerine müsaade  edilmediğini duyurdu.
 Binbaşı Aktop, küresel ve bölgesel barışa katkı sağlamak maksadıyla  NATO, BM, AB nezdinde icra edilen harekat faaliyetleri ile uluslararası/çok  uluslu ve ikili ilişkiler çerçevesinde toplam  12 ülkedeki 14 faaliyete yaklaşık  2 bin personelle destek verildiğini de dikkati çekti.
 
  
 Personel temini
 
 Binbaşı Aktop, 15 Temmuz'dan sonra personel destekleme oranlarında  meydana gelen azalma nedeniyle süratle personel temin faaliyetlerine başlandığını  bildirirken, 4 Ocak 2019 tarihi itibarıyla toplam 53 bin 677 personelin temin  edildiğini açıkladı. Aktop, bu personelin 4 bin 859'inin subay, 8 bin 351'inin  astsubay, 27 bin 593'nin uzman/erbaş, 10 bin 874'ünün de sözleşmeli er olduğunu  bildirdi.    Aktop, TSK'nın nitelikli ve eğitimli personel ihtiyacının  karşılanmasına yönelik olarak teşkilatlanan Milli Savunma Üniversitesinde, bu  çerçevede, halen misafir askeri öğrenciler dahil 11 bin 98 personelin eğitim ve  öğrenim gördüğünü de söyledi.Aktop, TSK personelinin çalışma şartları ve özlük haklarında yapılan  iyileştirmeler hakkında da bilgi verirken, "Bedelli askerlik kapsamında 4 Ocak  2019 tarihi itibariyle 635 bin 582 vatandaşımızın müracaat işlemi tamamlanmış,  bunlardan 98 bin 630’unun temel eğitimleri sona ermiştir. Kalan yükümlülerin  eğitim süreci devam etmektedir." bilgisini paylaştı.
 
 Yeni askerlik sistemi
 En çok merak edilen konulardan birisinin de Yeni Askerlik Sistemi  olduğunun altını çizen Aktop, bu çalışma ile "bedelli", "dövizli askerlik" gibi  tartışmalarının önüne geçmeyi hedeflediklerini anlattı. Aktop, "Diğer bir maksadımız da öngörülebilir bir sistem kurarak  herkesin yaşamıyla ilgili plan ve programını buna göre yapabileceği bir çalışmayı  hayata geçirmek. Gençlerimizin herhangi bir şekilde askerlikten dolayı  mesleklerini geliştirmelerine zarar vermemek için gayret gösteriyoruz. Yeni  askerlik sistemiyle ilgili çalışma sürüyor. Çalışmaları tamamlayıp  Cumhurbaşkanımızın onayına sunacağız." şeklinde konuştu.  Hava savunma sistemleriyle ilgili bilgi de veren Aktop, şunları  kaydetti:
 "Önemli hava ve füze tehdidine maruz kalan ülkemiz için hava savunma  sistemi, bir tercih değil, zorunluluktur. Rusya Federasyonu'ndan S-400 sistemleri  tedariki ile ülkemiz, önemli bir hava savunma yeteneği kazanmış olacaktır.  Teknoloji transferi ve ortak üretim yoluyla, kendi milli sistemlerimizi  geliştirmek üzere başlattığımız çalışmalar da müttefiklerimiz İtalya ve Fransa  ortaklığı olan EUROSAM ile yürütülmektedir. Patriot'larla ilgili ise ABD  tarafından verilen teklif kapsamında temaslar halen Savunma Sanayi Başkanlığı  tarafından devam etmektedir.
Ayrıca yerli ve milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi  projemiz SİPER'in de ilk adımını atmış bulunmaktayız. F35'lerle ilgili olarak,  ilk 2 uçak, 21 Haziran 2018'de teslim alınmıştır. Pilot ve bakım eğitimleri,  ABD'de devam etmektedir. Mart 2019'da alınacak 2 uçakla toplam 4 uçak,  pilot/bakım eğitimleri için 2020 sonuna kadar ABD'de kalacak, 5 ve 6'ncı uçaklar  ise 30 Kasım 2019'da Malatya'ya intikal ettirilecektir."
 
 ABD'lilerle görüşmeler sürüyor
 
Öte yandan, askeri yetkililer, YPG/PKK ile DEAŞ terör örgütünden  bölgenin arındırılmasının hudut güvenliği, bölgenin huzur ve istikrarı için  önemli olduğunu belirtti. ABD askerlerinin çekilmesi durumunda doğacak ortamdan terör  örgütlerinin faydalanmamasının önemine değinilirken, bu konuda ABD'lilerle  görüşmelerin sürdüğü ifade edildi. Bölgedeki gelişmelerin yakından takip  edildiğini anlatan yetkililer, Rusya ile de ilişkilere yoğun olarak devam  edildiği de söyledi. Yeni askerlik sistemiyle ilgili ise MSB'nin, Genelkurmay Başkanlığı,  kuvvet komutanlıkları ve diğer kurumlarla koordineli olarak yoğun şekilde  çalıştığı bildirildi. Yeni sistemin yakın sürede tamamlanacağını kaydeden  yetkililer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından bunun  açıklanacağını dile getirdi. Olası bir güvenli bölgede TSK'nin yapacağı göreve yönelik sorular  üzerine ise yetkililer bu sorunun cevaplanması için erken olduğunu dile getirdi.  Güvenli bölgenin terörden, teröristten arındırılmış bölge olmasının önemine  işaret edilirken bu konudaki hassasiyet vurgulandı.
 

ETİKETLER