Gazetevatan.com » Yazarlar » Alabora

Alabora

11 Kasım 2015 Çarşamba


Medya, siyaseti dizayn etme hastalığına yenik düştüğünden beri iflah olmuyor!

Gelişmiş ülkelerde “tavır gazeteciliği” siyasi iktidara muhalefet olsun odağından uzaklaşmış ve sadece insanlığın acılarına, içinde boğuştuğu problemlerine, sağlığına, ekonomisine ve uğradığı haksızlıklara yönelmiş durumda ama bizde hala siyasetin karşısında kötü tavır yayıncılığına devam ediyor.

Çevre ve şehircilik ya da trafik, savaş ve daha ciddi meselelere yönelirken bizde hala siyaset medyanın birinci gündem maddesi!

Millete rağmen ısrarla siyaseti yönlendirme arzusundan vazgeçilmiyor!

Bilgi paylaşımının saygın adresleri olmanın çok uzağında gezinmeye hala devam ediliyor!

Ve dizayn ettiği kadar siyasetin üzerinden geçinme alışkanlığını sürdürüyor!

Kronik bir hastalığa yakalanmış...

Ve daha doğrusu siyasi iktidarın karşısında vazgeçilmez muhalefet olma huyundan da asla vazgeçmiyor!

Bu yüzden de başını beladan kurtaramıyor ve iki yakasını bir araya getiremiyor.

***

Siyasi partiler dahi koalisyon görüşmeleri yapıyordu bir ay önce...

Medya ise olası bir koalisyon görüşmelerinde bile yine muhalif saflarda dolaşmaktaydı.

Siyasi iktidar değiştikçe medya alabora oluyor!

Akrep ruhu hemen herkesin içine kaçmış sanki.

Kitleleri etkileyen bir yazardan ve gazeteciden yoksun bir ülkenin medyası bir gün önce kırmızı dediğine bir gün sonra sarı diyor.

Yıllarca darbe dediğine bir sabah kumpas diyor.

Yeni diyerek övündüğü pozisyona ve destanlaştırdığı sürecin aktörlerine esir düşüyor. Sonra bütün aktörleri kendisi kovuyor. Kahramanlaştırdığı yazarın bir gün sonra kalemini kendi kırabiliyor!

Ne tarafa dönse orayı kıble ilan ediyor.

Bozuk bir pusula adeta.

Ve milyonlarca insanı zehirledikten sonra bir sabah kalkıp “fabrika ayarlarına geri döndüm” diyenlerde dahil bu ülke kendini ifrat ve tefrit dağlarının zirvelerinde efelik taslayanlardan kendini kurtarmadıkça medya da sular asla durulmayacak!

***

Sabahtan akşama kadar siyaset, spor, magazin üçgenine sıkışmış ve büyük gerçeği ise kaybetmiş!

Kızgın bir kazan ve içindeki her şeyi eritiyor.

Vefası yok...

Yolu belli değil.

Tehdit ve tetikçilik ya da dalkavukluk çizgisinde kalmakta ısrar edenleri de bir gün millet tasfiye edecektir!

Bu ülke, New York Times, Le Figaro, Washington Post, The Independent, USA Today gibi saygın ve her anlamda güçlü ve kurumsal bilgi adreslerine sahip olamadığı ve dünyayı etkileyemediği müddetçe alabora saatlerinde daha çok fırtınaya yakalanacak!

Ve daha çok dolmuş misali dolup boşalacak!

***

Siyaseti ve hatta devleti, eğitimi, ekonomiyi, bürokrasiyi, ekonomiyi, iş dünyasını, üniversiteleri, modayı, askeri, polisi, belediyeleri, sanatı, sinemayı, sporu dizayn etmeye devam ettikçe başı beladan kurtulmayacak!

Haber eşittir bilgidir...

Kendini doğru bilgilendirme ve farklılıkları bir araya getiren, demokratik bir çizgiye döndürmediği müddetçe dördüncü kuvvet olamayacak!

Ve fırtına dinmeyecek sular durulmayacak!