Gazetevatan.com » Yazarlar » Tepede kalan sevda...

Tepede kalan sevda...

28 Şubat 2015 Cumartesi


İki yıl önceydi...

Sonbaharın son günleriydi...

Ağaç dallarında kalabilmek için direnen yapraklar sararmış, tutunamayanlar ise fırtınalara yenik düşmüş, gazele dönüşmüş ve yerlere dökülmüştü...

Bir şeylerin bittiğini fısıldıyor gibiydi...

Rüzgar, bütün yaşanmışlıkları süpürmeye başlamıştı...

Hazan mevsiminin hüznü adeta sokaklara, yollara, evlere, yüreklere çökmüş gibiydi.

Uzun zaman olmuştu karşılıklı oturmayalı, dertleşmeyeli, dinlemeyeli, seyretmeyeli, gülüşünü görmeyeli, arınmayalı...

Ve yalnız kalmayalı...

Bilgisayar ekranına uzunca bir süre bakmış ve gözleri dalıp gitmişti geçmişte kalan uzak yıllara doğru...

Ve yaşadıkları, hatırladıklarıyla ıslanmıştı kirpikleri...

Efkar yüklüydü...

Ve kahır doluydu...

Yıkılmış gibiydi...

***

Ne okuyordu, bilmiyordum...

Merak dahi etmiyordum, çünkü yıllarca neler çektiğini biliyordum...

Kahır ve çile yüklü bir hayatın içerisinde yapayalnız kaldığının da en yakın şahidiydim...

O hiç belli etmese de, daima gülse de, yüreğinde patlamaya hazır bir yanardağ taşıyor ve ateş nehirleri ciğerini dağlıyordu, biliyordum.

Diyordu ki;

- Ben neşesini yüzünde kederini yüreğinde taşıyanlardanım, olmak zorundayım!

Günümüzde yaşanan toplumların öfke patlamalarına şahit oldukça, ne demek istediğini daha iyi anlıyorum.

***

Başını kaldırıp demişti ki;

- İyi bir dost olmadan iyi bir dost bulamazsın!

Kavgaların çıkış nedeni...

İşte, kördüğüm burası..

Kimse kendini sorgulamıyor...

En kolay yoldan gidiliyor.

Ve herkes karşısındakilerin dostluğunu sorguluyor...

Bu yüzden kimse uzun yıllar dost kalamıyor.

Dostluğun boşluğunu da düşmanlıklar dolduruyor... 

Haklıyım diyerek yola düşenlerin sonu hüsranla bitiyor. Kavga sürekli körükleniyor.

***

Ne demek istiyorum...

Üniversiteler yine eş zamanlı karışıyor, karıştırılıyor.

İsyan provaları başladı gibi... Rahat bir gün yok bize. 

Daha hiç bir büyük acıyla tanışmamış olan gençlerde böylesine büyük kin ve nefret dağını yüzlerinde taşıyabilmelerinin nedenini anlayabilmiş değilim.

Herkes dost arayışında, kullanabildiği müddetçe.

Dost olma derdini kimse yüreğinde taşımıyor...

Haliyle, sevgisizlik ülkeyi terörize etmeye müsaitleştiriyor.

Neşesini yüzünde, kederini yüreğinde taşıma zamanları gelip çatmıştır... Yoksa, çok ağaç ve yaprak düşecek yerlere...

Dur diyecek, tepedeki sevdalar da artık yok ve gömülmüş.

Tiyatro ise devam ediyor...