Gazetevatan.com » Yazarlar » Dijital çöplük

Dijital çöplük

06 Aralık 2014 Cumartesi


Dünya dijitalleşiyor... Taş devrinden bugünlere... Dijital devirlere gelişin öyküsü ve teknolojik değişimin tarihi yazılmaya çalışılsa Everest Dağı kadar söylenecek söz bulunur.
 
Dünyayı gözetleyen "büyük gözler" yani, uydular hiç uyumuyor...
 
Ve her gün uzaya yeni bir uydu daha fırlatılıyor. Olağanüstü bir değişim yaşanıyor...
 
Kentler modernleşiyor vs. Lakin, suçların tarihi yazılsa, vahşi çağlardaki insanlar günümüzdekilerin yanında çırak kalıyor...
 
Dijital çağın oyuncaklarını elinden düşürmeyen kalabalıklar kafasını kumdan çıkartanlardır...
 
Herkes, adalet diye feryat ediyor ama kime de sorsak ayrıcalık peşinde koşturuyor...
 
Eşitlik koca bir yalandan ibaret...
 
Devletler dahi eşitlik ilkesini sürekli çiğniyor...
 
Eşitlik, herkes zengin olsun demek değildir...
 
Eşitlik, yalnız adalet önünde ve fırsatlar için geçerlidir...
 
Dengedir...
 
Ve huzurdur...
 
***
 
Bedelli askerlik gelenekselleştiriliyor gibi...
 
Ve devlet, eşitlik ilkesini sürekli bozuyor...
 
Haliyle toplum terörize ediliyor...
 
Vatan, Millet ve Sakarya'ya olan aidiyet duygusu zayıflatılıyor...
 
Birileri vatanı görevini 20 yaşında canıyla bedelini ödüyor, birileri de 28 yaşına kadar o görevden kaçıp ve parasıyla ödüyorsa, eşitlik ilkesi devletin çıkardığı yasalar yoluyla çiğnenmiş demektir...
 
Dünyada böylesine tutarsız, ilkesiz, kuralları yap-boz tahtasına çeviren, istediğini elde etmek için kanunları maymuna çeviren kaç devlet var, sayısını bilmiyoruz ama bizdeki kadar fırıldağı daha zor bulunur...
 
Devlet bunu sürekli yapıyor...
 
Kime yapıyor?
 
Vergisini zamanında ödeyenlere, canıyla bedelini ödeyen Mehmetçiklere, eline silahı alıp dağlara çıkmayan namuslu vatandaşa, yani, terörist olmayana, trafik cezasını dahi vaktinde ödeyenlere, çalmayanlara, propagandist olmayanlara...
 
***
 
İçine düştüğü hastalık yeni değil...
 
Bin yıldan beri böyle gelmiş böyle gidiyor işte...
 
700 bin kişi bedelli askerlikten faydalanıyormuş... Kanunu çıkartan devlete laf söylemeyi artık abesle iştigalden sayıyoruz... 700 bin kişi 8 yıldan beri askerlikten nasıl kaçmayı başarmış?
 
Genelkurmay, bedelli askerlik için "karşıyız" deyip hükümete topu atıp duracağına, 8 yıl boyunca bu asker kaçaklarına neden göz yumduğunu ve askere neden almadığını açıklamalı...
 
Aidiyet duygusunu zayıflatıyorsunuz...
 
Eşitlik ilkesini çiğniyorsunuz...
 
Parası olanın her şeyi yapacağını ilan ediyorsunuz...
 
Vatan kelimesini gittikçe anlamsızlaştırıyor ve içi boşaltılmış bir kelime haline getiriyorsunuz....
 
Birileri parasını verip askere gitmiyorsa, bari, birilerine de para verip profesyonel ordu sistemine geçmeyi sağlayarak eşitlik ilkesi korunmalı..
 
Dünya dijitalleşiyor...
 
Dijital silahlarla ülkeler yıkılıyor, bahar geliyor ve domino etkisine girip bir günde on devlet yıkılıyor...
 
Bizde ise sınırlarda saatlerce tüfekle nöbet tutturarak vatan koruduğumuza ve düşmanları içeri sokmadığımıza inanıyoruz... Oysa, dijital çağda bir hareketle vatanın parası üç saniyede dünyanın öbür ucuna gidiyor... Düşman sınır tanımıyor artık... Milyarlarca düşman içimizde...
 
Ve nasıl olsa otuz yıl savaşıyor sonra da oturup barışıyorsunuz...
 
Artık, kime ne ayrıcalıklar verildiğinden vazgeçtik, bari namuslu kalmak için hayatla mücadele edenlere daha fazla işkence etmeyin, dalga geçmeyin ve daha fazla kafa bulmayın... Dijital çağda, dijital askerliği keşfedin...