Gazetevatan.com » Yazarlar » Kitabi bir medeniyet...

Kitabi bir medeniyet...

06 Haziran 2014 Cuma


Bab-ı Ali Toplantıları’nın geçtiğimiz salı günkü oturumuna konuşmacı olarak katılan Başbakan Yardımcısı Prof.Dr. Emrullah İşler ile birlikteydik...

TİKA’nın çalışmalarını anlatan Prof.İşler diyordu ki;

“Bizler kitabi bir medeniyetin çocuklarıyız. Bu bakımdan eğitim her işin başıdır. Bu yüzdendir ki eğitim altyapılarını destekleyen dev projelere ağırlık veriyoruz!”

***


120 ülkede aktif olan TİKA’ nın faaliyetlerini anlatan Prof. İşler, son on yılda Asya ve Afrika ülkelerinde binden fazla su kuyusu açtıklarını, Osmanlı Medeniyeti’ne ait köprü, medrese, türbe ve camileri restore ettiklerini, ayrıca 308 okul ve tadilatı ile çok sayıda hastane yaptıklarını belirtti...

Evet, belki bir çokları için bir şey ifade etmeyebilir ama Somali, Sudan, Moğolistan, Makedonya, Arnavutluk, Filistin, Suriye, Kosova, Bosna-Hersek, Etyopya, Afganistan, Sırbistan ve Senegal’de yaşayan insanlar için içme suyu, okul, sağlık projeleri çok şey ifade ediyor...

Yaşanmadan anlatılamayacak bir dram...

***


Afrikalıların içinde bulunduğu kötü şartların dramını dergilerine kapak yapıp duran batılı efendiler, bu ülkelere sadece safari turu yapmanın ötesine geçemedi ve geçmeye de niyetleri yok!

Sömürge zihniyeti ile bu ülkelere giden batılı efendilerin dış politika stratejisi, fakirden alıp zengine veren modernleştirilmiş ve değişime uğratılmış Robin Hood anlayışı üzerine kurulu...

***


Yıllardan beri AK Parti’nin dış politikasını eleştirenlere cevap olarak TİKA’nın yaptıklarını örnek gösteren Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler;

- Çıkar amaçlı dış politikadan uzağız... Çıkar ilişkileriyle nereye kadar! Biz insan odaklı dış politikayı benimsiyoruz...

***


TİKA’nın yurtdışında yaptırdığı okul, hastane, poliklinik gibi binaların estetiği medeniyetimizi anlatan eserlerin olmadığına dair eleştiride bulunan Prof. Ahmet Vefik Alp ise haklıydı...

Oysa, kitabi bir medeniyetin yansımalarının da kitabi olması gerekirdi... Yani, artık standart bir çizgi yakalamak gerekir...

Örnek modeller geliştirilmeli...

İstanbul Erkek Lisesi binası model alındığında mesele çözümlenmiş olur... Çeşme, hastane binaları da buna dahil...

TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ise bu modellerin neden yapılamadığını, gittikleri ülkelerdeki bürokratik engelleri anlatınca, anladık ki, öyle kolay değilmiş...

Ama aşılamayacak mesele de değil...

Aksi halde, kitabi bir medeniyetin çocuklarının bizler olduğuna kimse inanmayacak!

Bir yanda yüzyıllar önce yapılan Drina Köprüsü diğer yanda derme-çatma bir okul binası gibi duran yapılar bizi büyük bir tezat kuyusunun içine atacaktır...