Gazetevatan.com » Yazarlar » S.Arabistan Monarşisine Nasıl Format Atılıyor?

S.Arabistan Monarşisine Nasıl Format Atılıyor?

07 Kasım 2017 Salı


Yaşı oldukça ilerleyen S.Arabistan Kralı Salman, (81) Haziran ayında oğlu Muhammed Bin Salman’a veliaht prens unvanını vermişti. Bu karar ekonomik buhranın eşiğindeki S.Arabistan için küresel etkileri olabilecek bir iktidar mücadelesinin de başlangıcıydı. Ancak Muhammed Bin Nayif’in azledilerek yerine oğul Salman’ın getirilmesi kararın veriliş şekliyle de önemli.

Monarşiyle yönetilen S.Arabistan’da kralın devri için uygulanan gelenek, anayasada da belirtildiği gibi öteden beri “kurucu lider Abdulaziz bin Abdurrahman bin Suud’un oğulları arasından seçilmesidir.” Kral Salman bu yöntemle iktidara gelen altıncı kraldır. Oğullar ve dolayısıyla kardeşler arasından yapılan belirleme kralın belirli bir yaşında üzerinde olmasını ve genellikle ölene kadar görevde kalmasını sağlıyordu. Kral Faysal 60, Kral Faht 61, Kral Abdullah 82 yaşında Kral olmuştu. Belki de S.Arabistan’da gelişmeciliğin geri kalmasını başka sebepler dışında bu yaş aralıklarıyla da ilişkilendirmek gerek.

İşte bu geleneksel yöntem Muhammed Bin Salman için değiştirilerek Anayasanın 50’nci maddesi “Ülkeyi yönetecek olan kişi, kurucu lider Abdulaziz bin Suud’un oğulları ve torunları arasından seçilir” şeklinde yapıldı.

Böyle bir değişikliğin beraberinde veliahtın kral olmasını sağlayan süreci de etkilemesi mümkün. Kurucu Abdulaziz’den sonraki kralların büyük bölümü doğal ölümlerle değişmiş. Sadece Kral Faysal suikast sonucu, ikinci kral Saud ise çekilme yoluyla Kral Faysal’a görevi devretmiş. Bir süredir Kral Salman’ın ilerleyen yaşını da öne sürerek veliaht prense görevi devredebileceği ihtimaller arasında seslendiriliyordu. Bir başka ihtimal de yurtdışı gezilerinde olduğu gibi hastalık sebebiyle yetkilerinin oğluna devretmesiydi.

Peki Prens Salman’ın gelişi bu kadar görünürken aralarında prens ve bakanların olduğu çok sayıda insan neden gözaltına alındı?

Ortaya çıkan resmi görüntüde yolsuzluklar gerekçe gösteriliyor. Düzenlemeyi yapan da yine Prens Salman’ın başında olduğu yolsuzlukla mücadele komitesi…Ancak yakın geçmişin izleri bu fırtınanın sadece yolsuzluklarla açıklanmasını imkansız kılıyor. Burada 2 önemli tespiti ortaya koymak gerekiyor.

Birincisi yukarıdaki iki yöntemde de kalıcılık için olası rakiplerin bertaraf edilmesi gerekiyor. 32 yaşındaki Muhammed bin Salman’ın “tecrübesiz olduğu”, göreve hak etmeden geldiği”, usulün çiğnendiği” gibi söylemlerle Suud ailesindeki kimi prenslerce mercek altında olması. Memnuniyetsiz bu kesimin Salman’ın her an açığını kolladığı biliniyordu. Bir de Kral Salman’ın ölmeden önce görevi devretme seçeneği dikkate alınırsa böyle bir muhalefetin varlığı oğul Salman için tehdit potansiyeline sahipti. İkin gün önce görevden alınanlar arasında bulunan Ulusal Muhafızlarının basındaki Prens Mitab bin Abdullah, tıpkı Muhammed bin Nayif gibi rakipler arasındaydı. Prens Mitab’ın bertaraf edilmesi için Ulusal Muhafızların Savunma Bakanlığı içerisinde eritilmesi bile planlanıyordu.

İkincisi S.Arabistan vahabizmin radikal selefilikle buluştuğu siyasal-sosyal kültürü inşa etmekle kalmıyor, ülke dışında yaygınlaşmasına da zemin hazırlıyordu. Bu durumun mevcut toplumsal dinamikler açısından sürdürülebilirliği tartışmalı. Ülkedeki gençlerin dörtte biri işsiz. Düşen petrol fiyatları ile memurların maaşları eziliyor. Kadınların stadlara girişlerine ve araç sürmelerine izin verilmesi, Yemen’deki savaş sebebiyle geniş kesimlerin konsolide edilmesi olayın boyutlarını açıklamak için yetersiz kalıyor. Bu sebeple Prens Salman değişim beklentisinin devir sürecinde kendisine zarar vermemesini hem de değişimin yüzeysel yönetimini tek başına yapmak istiyor.

Meselenin küresel ve bölgesel etkilerini de yarın değerlendirelim.