Gazetevatan.com » Yazarlar » Fenomenlikten marka yaratmaya

Fenomenlikten marka yaratmaya

03 Eylül 2017 Pazar


Eğer Instagram kullanıyorsanız ya da gözünüz YouTube videolarına takılıyorsa, Kerimcan Durmaz ve Danla Bilic isimleri size yabancı gelmeyecektir.

Kerimcan Durmaz son iki senedir Snapchat videoları, Instagram paylaşımları ve televizyon programları derken gençlerin gündeminden düşmeyen bir isim. Sosyal medya varlığının yanı sıra moda dünyasını yakından takip eden Kerimcan, lüks markaların müşteri listesinde üst sıralarda yer alıyor.

Danla Bilic ise Türk YouTube sahnesine kafadan giren ve son bir seneye adını altın harflerle yazdıran bir fenomen. Alıştığımız makyaj uygulama videolarını rafa kaldıran ‘Danla Bilic videoları’ çok izleniyor, çok konuşuluyor. Danla’nın seveni de sevmeyeni de her adımını takip ediyor.

Bu iki ismin ortak özelliği, sosyal medya güçlerini kullanarak tutkuları olan kozmetik dünyasında kalıcı olmaya çalışmaları. Makyaj sanatçılığı geçmişinden yola çıkan Kerimcan Durmaz, ‘Kerimcan Durmaz Cosmetics’ markasıyla yeni bir adım attı. Tek renk ve tek tip bir likit mat ruj sunan marka, 60 TL’lik etiket fiyatıyla dünyaca ünlü markalarla yarışıyor. İki milyondan fazla takipçisi bulunan Kerimcan’ın ne kadar satış yaptığıyla ilgili bilgim yok ancak Kylie Jenner’dan esinlenen bu hareket, daha çok konuşulacağa benziyor.

Aynı şekilde Kylie Jenner yöntemini uygulayan ve bunu da gururla paylaşan Danla Bilic, ‘Danla’ adlı markasıyla kozmetik sektöründe şansını deniyor. Üç farklı renkte likit mat ruj sunan Danla, 29,99 TL’lik etiket fiyatıyla çok daha ulaşılabilir duruyor. Pek çok Instagram ünlüsü kadının paylaşımlarında görmeye başladığımız Sugar, Naked ve Show Off adlı Danla ürünlerinin popülaritesi git gide artıyor. Tıpkı Kerimcan Durmaz gibi iki milyondan fazla takipçiyse sahip Danla Bilic’in de satış bilgisine sahip değilim ancak gözlemlerim Danla’nın bir adım daha önde olduğu yönünde.

Satın alma, kirala

Son yıllarda Türkiye’de de benzerini gördüğümüz ‘kiralama’ uygulamalarına yabancı sayılmayız. Diyelim ki özel bir davette fark yaratmak istiyorsunuz; ancak, çok sevdiğiniz bir tasarımcının son koleksiyonundaki elbiselere para dökmek istemiyorsunuz. O halde hemen kiralama yapan mağazalar ya da web sitelerinden kendinize uygun elbiseyi seçip çok daha uygun bir fiyata kiralayabiliyorsunuz. Bu sayede hem cebiniz yanmıyor hem de özel bir gecenin yıldızı olma şansınız sürüyor.

Kadınları bir hayli rahatlatan bu sistem, erkeklerin dünyasında da yayılmaya başlıyor. Elbette ufak bir farkla. Erkekler, kadınlar gibi göz alıcı tasarımlar değil bol sıfırlı etiketleriyle can yakan, statü sembolü saatlerle ilgileniyor. Bu durumu fırsat bilen ‘saat kiralama’ servisleri de erkeklerin bu ihtiyacını çok daha uygun bir şekilde gideriyor.

Henüz Türkiye’de benzeri bir uygulama mevcut değil. Ancak yurt dışındaki örnekler, kullanıcıların diledikleri saati birkaç ay süreyle kiralayabilmesini sağlıyor. Rolex, Patek Philippe, Vacheron Constantin, Beritling ve daha pek çok lüks markanın modellerini sunan saat kiralama servisleri, özellikle beyaz yakalı erkekler tarafından yoğun ilgi görüyor. Bakalım ülkemizde benzeri bir servisi sunan bir girişimciyle karşılaşacak mıyız?