Gazetevatan.com » Yazarlar » Bin saatte dikilen elbise

Bin saatte dikilen elbise

28 Mayıs 2017 Pazar


Cannes aşağı, Cannes yukarı derken yıldızların kırmızı halı görünümleriyle dolu bir haftayı geride bıraktık. Pastel renkli prenses kesimli elbiselerin birbiriyle yarıştığı Cannes Film Festivali kırmızı halısında bir elbise vardı ki herkesin aklını başından aldı.

 

Nicole Kidman ilk bakışta pek de yaz sezonuna uygun gibi görünmeyen bir Dior elbiseyle karşımızdaydı. Güzel yıldız kameralara yaklaştıkça elbisenin nasıl detaylı bir işçiliğe sahip olduğunu anlamaya başladık.

Tuval üzerine ince ince çalışılmış göz alıcı bir resmi andıran Dior elbise, tam bin saatte hazırlanmış. El yapımı elbisenin üzerindeki işlemeler, usta eller tarafından sekiz yüz saatte tamamlanırken elbisenin dikilmesi ve son dokunuşların yapılması da tasarım ekibinin iki yüz saatini almış.

Belki de bir rekor kıran bu elbisenin tarihe geçeceğinden ve kırmızı halının unutulmazları arasına gireceğinden şüphem yok.

Kısa kollu gömlekler geri döndü

Bir dönem hepimiz erkeklerin kısa kollu gömleklerine laf ettik durduk. Kim bilir kaç kere bu gömlekleri demode bulduğumuzu söyledik. Ancak gün oldu, devran döndü. Pek çok moda markası birbirinden iddialı desen ve kesimlerle farklılaştırdığı kısa kollu gömlekleri koleksiyonlarına dahil etti.

Sezona hazırlanırken Zara ve H&M gibi ulaşılabilir moda markalarından tutun da No:21 ve Saint Laurent gibi lüks markalara kadar pek çoğunun kısa kollu gömleklerine göz attım. Ortak nokta tabii ki iddialı çiçek desenleri. Kimi markalar renk patlamalarını taşımış gömleklerine, kimisi sadeliğin gücünü kumaş kalitesiyle birleştirmiş. Satenler, işlemeliler, yakasızlar derken kısa kollu gömlek trendi almış başını gitmiş. Siz siz olun, bu trendi çok geç olmadan yakalayın.

Meryem’in enerjisi

Kabul edelim, Türk moda dergileri bir süredir gündem yaratmakta zorlanıyor. Dergi okuma kültürünün giderek azalmasından mı yoksa artık dijitalleşen dünyada her şeyin daha hızlı tüketilmesinden midir bilmem, dergicilik sektörü bir o yana bir bu yana sallanıyor.

Ünlü modeller ya da yurt dışı edisyonlarından telifi alınan Hollywood yıldızlarıyla süslü kapaklar iş yapmaz olunca, çare Türk ünlülerde aranır oldu. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan Türk ünlüleri kapağına taşıyan moda dergileri, peynir ekmek gibi satılmaya başladı.

Bunu ticari bir taktik olarak görebiliriz. Ancak her şey satıştan ibaret değil; bir de ünlülerle dergiler arasında bir uyum olmasını bekliyoruz. Örneğin yeni çıkan ve genç kızlara hitap eden bir derginin kapağı, yoğun olumsuz eleştiriler aldı. Bahsettiğim uyum, çoğu okuyucuya yansımamıştı.

Tam tersi bir örnekse son birkaç gündür herkesin dilinde. ELLE Türkiye Haziran kapağında karşımıza çıkan Meryem Uzerli, enerjisiyle okuyucuları kendisine hayran bırakmışa benziyor. Büyükada’daki Splendid Palas’ta gerçekleştirilen çekimden çıkan video ve fotoğraflar, Meryem’in o hesapsız, doğal, eğlenceli dünyasını çok iyi yansıtıyor. Bize de türlü ilgi çekme çabası arasından doğallığı ve uyumuyla sıyrılan bir işi alkışlamak düşüyor. Bir de tabii kendimizi Meryem’in enerjisine kaptırmak.