Gazetevatan.com » Yazarlar » Pijamalarla sokağa

Pijamalarla sokağa

07 Ocak 2017 Cumartesi


Lüks bir restoranda bir öğlen yemeğine davetlisiniz. Giyinip kuşanıyor, evladiyelik çantalarınızdan en havalısını kolunuza takıyorsunuz. Birkaç hızlı dokunuştan sonra bakışları kendinize çevirmek için hazırsınız. Restoranda size ayrılan masaya oturduğunuzda bir bakıyorsunuz ki yan masanızdaki kadınlardan birisi pijama takımıyla arzı endam etmiş. Yataktan çıkıp öylece yemeğe geldiğini düşünüyorsanız yanlışınız var. Çünkü artık renk renk, desen desen pijamalar, stil oyununun tam ortasındalar.

Geçtiğimiz sene birkaç öncü isim tarafından tercih edilen ve her seferinde yadırganan pijamalar, bu alanda fırsat gören butik markalar sayesinde hayatımızda kalıcı olacak gibi. Hem Türkiye’de hem de uluslararası moda arenasında lüks kumaşlarla özel desenleri buluşturarak özgün ve şık pijamalar tasarlayan markaların artışı da dikkate değer. Benim şimdilik favorim, Milano’dan doğan ve kısa sürede dijital dünyada konuşulur olan For Restless Sleepers yani F.R.S. adlı marka.

Sadece bir model ve birbirinin tekrarı birkaç desen yerine farklı kumaşları birbirinden şık kesimlerle buluşturan, bunu yaparken de renk ve desenler arasında eşsiz bir uyum yakalayan F.R.S. pijama trendini yakından takip etmek isteyenlerin ilk göz atacağı yer olmalı diyebilirim.

Aynı nakarat, aynı, aynı

Stefano Gabbana ve Domenico Dolce, abartı kelimesini bilmeyen, iş söz konusu olduğunda bir öyle bir böyle demeçler verebilen, bir şekilde spot ışıklarını üzerlerine çekebilmek için kırk takla atabilen bir ikili. Son 10 yıl içerisinde bu yazdıklarımı ispatlayabileceğim o kadar çok haberle karşımıza çıktılar ki, artık ‘pek şaşırtıcı’ bir gelişmenin ana kahramanı olamıyorlar. Daha doğrusu, biz artık kendileriyle ilgili haberleri şaşırtıcı bulmuyoruz. Markanın İlkbahar/Yaz 2017 reklam kampanyası da ‘şaşırtmayanlar’ arasında.

Artık neredeyse sıkıcı bir hal alan ‘kalabalık’ kadro, bu defa sosyal medyanın yıldızları kullanılarak oluşturulmuş. Yüzbinler hatta milyonlarca takipçisi olan Cameron Dallas, Thylane Blondeau gibi gencecik isimler, Capri sokaklarında, üzerlerinde markanın tasarımlarıyla bir o yana bir bu yana koşuştururken fotoğraflanmış. Dijital çağı ve özellikle 2000 sonrası doğan nesli yakalamak için bu kadar abartılı bir çaba gösterilmesi bir diğer tipik Dolce&Gabbana hareketi.  Ancak tabii ki bu bir ilk değil, türünün bilmem kaçıncı örneği.

Bu ‘çok takipçili’ isimlerin etkisinden yararlanarak bir yerlere gelmeye çalışmak Dolce&Gabbana için ne kadar verimli olacak, zamanla göreceğiz.

Dilediğin gibi boya

Bundan birkaç ay önce, güzellik vloglarında pastel ve kuru boyalar kullanılarak nasıl makyaj yapılabileceğiyle ilgili videolar paylaşılmış hatta sosyal medyada bu konuda büyük bir yarışma başlatılmıştı. Kullanıcıların özellikle tercih ettiği boya markalarından Crayola duruma el koyarak bir açıklama yapmış ve ürünlerinin makyaj malzemesi olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizmişti. Ancak makyaj meraklıları bu alışkanlıklarını bırakmak istemiyordu ve bu trend çığ gibi büyümeye devam ediyordu. Tam da bu noktada güzellik ve bakım sektörünün devlerinden Clinique devreye girdi ve kullanıcı alışkanlıklarını kendi lehine çevirecek bir iş birliğine imza attı.

Clinique tarafından sınırlı sayıda üretilen ve Crayola’nın klasik boyalarını andıracak şekilde tasarlanan bu özel set sekiz ayrı renkten oluşuyor ve boyalarla makyaj malzemeleri arasında tercih yapmakta zorlanan kadınların işlerini bir hayli kolaylaştırıyor.