İSO Başkanı Bahçıvan: Fırsatçıları kınıyoruz

AA |  15 Ağustos 2018 Çarşamba - 16:58 | Son Güncelleme : 15 08 2018 - 17:02

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Bu süreçte ülkemizin son zamanlarda içine düşürüldüğü zor durumdan istifade etmek isteyenler, spekülatif ve manipülatif çaba içinde bulunan şuursuz fırsatçılar varsa, işte bu noktada ülkesini seven, milleti için aş ve iş üretme çabasında olan gerçek sanayiciler olarak bu tür çaba sergileyenleri kınıyoruz." dedi.


İSO meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı, "Ticaret Savaşları  Döneminde Küresel Ticaretin, Ekonomimizin ve Sanayimizin Geleceği" ana gündemi  ile gerçekleştirildi.
 
Bahçıvan, toplantının açılışındaki konuşmasında, döviz kurlarında  yaşanan gelişmelerle Türkiye’nin ekonomik açıdan adeta kaotik bir ortama çekilmek  istendiği bir dönemde, bankaların da duyarlı hareket etmesi gerektiğini söyledi. 
 
Kurdaki dalgalanmayı dindirmeye yönelik yoğun bir gayretin içinde olan  hükümetin hafta başından beri aldığı önlemleri yakından takip ettiklerini ve  olumlu bulduklarını dile getiren Bahçıvan, "Bu önlemlerin devamı geldikçe  süreçten daha az hasarla çıkacağımıza inanıyoruz. Bu süreçte ülkemizin son  zamanlarda içine düşürüldüğü zor durumdan istifade etmek isteyenler, spekülatif  ve manipülatif çaba içinde bulunan şuursuz fırsatçılar varsa, işte bu noktada  ülkesini seven, milleti için aş ve iş üretme çabasında olan gerçek sanayiciler  olarak bu tür çaba sergileyenleri kınadığımızı da belirtmek istiyorum. Ülkemizin  aydınlık yarınlarına güveniyoruz. Diyalog, istişare ve akıl ön planda oldukça,  hatalardan ders çıkartıldıkça, ekonominin gerçeklerine bağlı kalındıkça, yanlışa  yanlış doğruya doğru denildikçe aşamayacağımız zorluğun olmayacağına inanıyoruz."  diye konuştu.
 
Bahçıvan, içinde bulunulan zorlu koşullara ve artan maliyetlere rağmen  sanayiciler olarak, üretim yapma, yeni yatırımlar gerçekleştirme ve istihdam  yaratma arzusunu koruduklarını belirterek, Türkiye’nin iyi günlerinde olduğu gibi  zor günlerinde de ellerini taşın altına koymaktan onur duyduklarını, bunu da  yerli ve milli kaynaklarını kullanarak yapmaya gayret ettiklerini vurguladı.
 
Bu dönemde bankaların da duyarlı hareket etmesi gerektiğini ifade eden  Bahçıvan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Finansmana erişim konusunda da artan kredi maliyetleri önemli bir  kısıtlayıcı unsur olarak dikkati çekiyor. Nitekim TL üzerinden kullanılan ticari  kredi faizlerinin yüzde 30’lar düzeyine yaklaşmış olması sanayi kuruluşları  üzerindeki finansman baskısını özetliyor.
 
Ülkemizin ekonomik açıdan kaotik bir ortama çekilmek istendiği bir  dönemde adeta herkes milli bir şuur eşliğinde seferberlik ilan etmişken,  bankalarımız da geçen ayki meclis toplantımızda uyardığımız gibi sorumlu ve  duyarlı hareket etmeli. Bazı bankalar bu zorlu süreçte fırsatçılık yaparak  sağlıklı çalışan firmalarımızın üzerine haksız bir şekilde giderek bu süreci kar  amaçlı bir ranta çevirmek istiyorlar. Bu yönde bize yoğun şikayetler iletiliyor.  İSO olarak böyle bir tutum sergileyen bankalara karşı sessiz ve seyirci  kalmayacağımızı burada özellikle ifade etmek istiyorum."
 
"Ne Türkiye AB’den, ne de AB Türkiye’den vazgeçebilir"
 
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, ana gündem maddesine yönelik  değerlendirmesinde ise küresel ticaretin gerektirdiği dostluk ilişkilerinin  yerini acımasız rekabetin getirdiği kontrolsüz gerginliklerin aldığı bir dönemden  akil olan herkesin kabul ettiği gibi bütün ülkelerin olumsuz etkileneceğini  söyledi.
 
Süreçten bütün ülkelerin olumsuz etkileneceğini savunan Bahçıvan, "Hem  sıcak para akışı hem de uzun vadeli doğrudan yabancı yatırımlar bu dönemde  gelişmiş ülkelere geri dönme eğiliminde olacaktır. Gelişmekte olan ülkelere ise  bu gerçekten hareketle yeni ve etkili stratejiler üretmek düşüyor. Bu çetin  küresel koşullarda ekonomimizi ve sanayimizi nasıl bir geleceğin beklediğini  öngörmek ve gerekli stratejileri belirlemek için dikkatli durum analizleri  yapılması büyük önem taşıyor." şeklinde konuştu.
 
Bahçıvan, ticaret savaşları döneminde AB perspektifinin hem Türkiye  hem de AB için önemli olduğunun da altını çizerek, şunları kaydetti:
 
"Türkiye ile AB arasında ciddi sorunlar olduğu doğrudur ancak Avrupa  Birliği (AB) Türkiye için, uzun dönemde özellikle ekonomik anlamda çok önemli bir  ortaktır. Ne Türkiye AB’den ne de AB Türkiye’den vazgeçebilir. Son günlerde  karşılıklı olarak sergilenmekte olan pozitif tutum ve yapılan olumlu açıklamalar  memnuniyet vericidir. Dünyada korumacılık öne çıkarken Türkiye-AB arasındaki  Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi konusunda Ticaret Bakanlığımız uhdesinde  yürütülen çalışmaların bir an önce sonuçlanmasını umut  ediyoruz."

ETİKETLER