Haberin Devamı
Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen İslami çizgideki HÜDA-PAR’la bağlantılı İlim Hizmet Yardımlaşma ve Araştırma Derneği (İhya- Der)
Diyarbakır Şube Başkanı Aytaç Baran dün saat 14.30’da evinden çıktığı sırada kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısında 3 kurşunla ağır yaralandı. Baran kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Yasin Börü’nün hocasıydı
HÜDA-PAR Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, “Bu dernek, defalarca saldırıya uğradı. PKK ve YDG-H tarafından tehdit edildi. 6-7 Ekim olaylarında şehit olan Yasin Börü de bu derneğe gidip İslami sohbetlere katılıyordu. Saldırıya uğrayan Aytaç Baran onun hocasıydı” dedi.
VALİLİK: 6 KİŞİ GÖZALTINDA, SİLAHLAR ELE GEÇTİ
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ekipleri olaylara ilişkin düzenlediği operasyonlarda toplam 6 kişiyi gözaltına alındı. Diyarbakır Valiliği’nden, şüphelilerle birlikte silahların ele geçirildiği belirtilen açıklama şöyle denildi:
"İlimizde gerçekleşen silahlı saldırı olayları ile ilgili olarak şu ana kadar, daha önce yakalanan 3 kişi de dahil olmak üzere, toplam 6 kişi gözaltına alınmış olup bu kişilerin beraberinde 4 adet kalaşnikof tüfek ve 8 adet şarjör, 1 adet Uzi marka otomatik silah ve buna ait 2 şarjör, 4 adet av tüfeği ve bol miktarda fişek, 1 adet pompalı tüfek, 1 adet Glock tabanca, 5 kutu 9 mm mermi, çok sayıda av fişeği, 5 adet sopa ve 1 adet dürbün ele geçirilmiştir. Olaylarda daha önce 3 olarak açıklanan ölü sayısı 4’e yükselmiş olup 3’ü basın mensubu 1’i hastane çalışanı olmak üzere toplam 6 vatandaşımız yaralanmıştır. Konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir."
GÖZALTINA ALINANLARIN SAYISI 14’E YÜKSELDİ
Haberin Devamı
Diyarbakır Valiliği, olayla ilgili 8 kişinin daha gözaltına alınarak, gözaltı sayısının 14’e yükseldiğini açıkladı. Açıklamada, silahların da geçirildiği belirtilerek, şöyle denildi:
"İlimizde gerçekleşen silahlı saldırı olayları ile ilgili olarak daha önceki açıklamalara ek olarak 8 kişi daha gözaltına alınmış olup bu kişilerin beraberinde, 1 adet kurusıkıdan bozma Baretta marka tabanca ve buna ait 7 adet 7.65 mm çapında fişek, 1 adet Vitoria ibareli tabanca ve buna ait 8 adet 7.65 mm çapında fişek, 1 adet 7.65 mm çapında Kırıkkale marka tabanca ve bu tabancaya ait 1 şarjör 13 adet fişek, 1 adet av tüfeği, buna ait 152 adet fişek ve 3 adet şarjör, 1 adet Rita Magnum marka ruhsatsız av tüfeği, 1 adet yarı otomatik Lazer marka 12 mm çapında av tüfeği, 150 adet muhtelif ebatlarda av fişeği, 1 adet ahşap sopa, 1 adet askeri yeşil renkte av yeleği, 1 adet siyah maske ele geçirilmiştir. Konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir."
DİYARBAKIR’DAKİ OLAYLARDA ÖLÜ SAYISI 4’E YÜKSELDİ
Diyarbakır Valiliği, kentte meydana gelen silahlı saldırılarda ölü sayısının 4’e yükseldiğini ve toplamda 6 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.
Diyarbakır Valiliği, kentte yaşanan olaylara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, ölü sayısının 3’ten 4’e yükseldiği belirtilerek, saldırılarla ilgili 6 şüphelinin beraberindeki silahlarla birlikte gözaltına alındığı kaydedildi. Açıklamada, “İlimizde gerçekleşen silahlı saldırı olayları ile ilgili olarak şu ana kadar daha önce yakalanan 3 kişide dahil olmak üzere toplam 6 kişi gözaltına alınmış olup, bu kişilerin beraberinde 4 adet Kalaşnikof tüfek ve 8 adet şarjör, 1 adet Uzi marka otomatik silah ve buna ait 2 şarjör, 4 adet av tüfeği ve bol miktarda fişek, 1 adet pompalı tüfek, 1 adet Glock tabanca, 5 kutu 9 mm mermi, çok sayıda av fişeği, 5 adet sopa ve 1 adet dürbün ele geçirilmiştir. Olaylarda daha önce 3 olarak açıklanan ölü sayısı 4’e yükselmiş olup, 3’ü basın mensubu,1’i hastane çalışanı olmak üzere toplam 6 vatandaşımız yaralanmıştır. Konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir” denildi.
Öte yandan, Valilik internet sitesinde ele geçirilen silahların fotoğraflarını da yayınladı.
Haberin Devamı
İHYA-DER AÇIKLAMASI
Merkezi İstanbul’da bulunan İhya-Der, Diyarbakır’da öldürülen Aytaç Baran’ın kendi dernekleriyle ilgisi bulunmadığını açıkladı. Açıklamada, öldürülen Baran’ın
Yeni İhya Der Başkanı olduğu ve kendi dernekleriyle ilişkileri bulunmadığı belirtildi.
HÜDA-PAR: KİRLİ VE ALÇAKÇA SALDIRI
Hür Dava Partisi (HÜDA- PAR) Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz,
seçim öncesi yaşanan olayların ardından seçim sonrası durumun normalleşmeye gittiği sırada yaşanan olayların kaos ortamını yaratmaya yönelik olduğunu belirterek, sükunet çağrısı yaptı. Polisin biran önce katilleri bulması gerektiğini belirten Yılmaz, PKK’nın gençlik yapılanması olan YDG-H’nin de, eğer saldırgan kendi içindeyse bunu ortaya çıkarması gerektiği söyledi. Yılmaz, şunları söyledi:
"Gerçekten kirli ve alçakça bir saldırı. Saldırgana mı, zemin hazırlayana mı, ne diyelim bilmiyorum. Durum normalleşmeye giderken herkesin bu normalleşmenin içinde olması lazım. Ben, sen, o herkes bu normalleşmenin içerisinde olmalı. Arkadaşımız evinden çıkarken saldırıya uğruyor ve açılan ateşle ölümcül noktalara ateş etmişler. Saldırı sonrası YDG-H Amed’in twitter hesabında, ’1 Hizbul kontra öldürüldü’ diye tweet atıyorlar. Şimdi buna karanlık güçler mi diyelim, ortalığı karıştırmak isteyenler mi? Arkadaşımız daha önce de tehdit ediliyordu. Parti üyemiz ve arkadaşlarımız tehlike altındaydı. On binlerce insanın içindeki bir bombacı 78 saat sonra yakalanabiliyorsa, seçim öncesi saldırı sonucu şehit olan arkadaşlarımızın katilleri yakalanmıyorsa, emniyetten de şüphe duyarım. Bu durumda duygusal konuşabilirim, bu yüzden çok şey söylenebilir. YDG-H de eğer kaosun bir parçası değillerse ve katil kendi içlerindeyse onu ortaya çıkarmaları lazım. Devlet de üzerine düşeni yapmalı ve katili biran önce ortaya çıkarmalıdır."
Herkesin sağduyu ile hareket etmesini isteyen Yılmaz, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın başsağlığı mesajını olumlu karşıladıklarını söyledi. Yılmaz, "Ama, kendi kitlelerine sahip çıkılması yönünde çağrılarını ciddi yapmalıdır. Bu şehrin huzuru ve selameti bozulmasın. Kaos ortamına hizmet edenler de olabilir. Birileri bunu fırsat bilerek karşılıklı iki taraf çatışıyor göstermek için de yapmış olabilir. Bilmiyorum tabi ki bu noktada yüzde 78’in verdiği şımarıklık varsa eğer, ona göre hareket edilmeli" dedi.
Hüseyin Yılmaz, sosyal medyada kendilerine yönelik küfür ve hakaretlere varan sözler sarf edildiğini de hatırlatarak, "Aynı şehirde yaşayan insanların birbirine karşı kin ve nefretle dolması tehlikelidir. Bu kin ve nefretten vazgeçmeliler. Bu kentte kin ve nefret tohumları ekiliyor. Polise düşen de bu katilleri yakalamasıdır. Kaos planının bir parçası değillerse eğer hem polisin, hem de YDG-H’nin katilleri ortaya çıkarması gerekir" diye konuştu.
DTK: SAĞDUYU GÖSTERİLMELİ
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından yapılan yazılı açıklamada da "Halkımız 5 Haziran’da tüm imha ve katliam girişimine gösterdiği sağduyulu ve sabırlı duruşu şimdide göstermek zorundadır" denildi. 5 Haziran’da HDP mitinginde yüzlerce kişiyi öldürmek isteyerek savaş provası yapan güçlerin bugün yeniden ortaya çıktığı belirtilen açıklamada şöyle denildi:
"4 kişi hayatını kaybettiği 400’ü aşkın kişinin yaralandığı bombalı saldırı da halkın büyük öfkesine rağmen, yapılan çağrılar üzerine sağduyu kazanmış, amaçlanan büyük provokasyon boşa çıkarılmıştır. HDP’nin barajı geçerek bölge de tek güç haline gelmesi bu karanlık güçleri devreye sokmuştur. Bugün İhya- Der Başkanı Aytaç Baran’a yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı ise tam olarak Kürtleri bir birine düşürmek ve bu başarıyı kanlı bir savaşa çevirme girişimidir. Halkımız 5 Haziran’da tüm imha ve katliam girişimine gösterdiği sağduyulu ve sabırlı duruşu şimdide göstermek zorundadır. Kürt halkının başarı ve kazanımlarına tahammül edemeyen karanlık kontra güçlere karşın halkımızın dikkatli olması gerekirken, tüm örgütlü yapılarımıza buradan bu provokasyon zeminine düşmemeye, temkinli, sükunet içinde, yaratılmak istenen bu oyuna gelmemeye yaratılmak istenen taraflı çatışmanın bir parçası olmama çağrımızı kesin bir dille belirtiyor, herkesi sorumlu olmaya davet ediyoruz. Yaşanan bu gelişmelere sesiz kalan ve aydınlatmayan hükümet, kimin tarafı olduğu önemli olmaksızın bu ölümlerin sorumlusudur."
Haberin Devamı
BALUKEN: DİYARBAKIR SOKAKLARINDA TETİKLENMEK İSTENEN PROVOKOTİF ZEMİN VAR
Diyarbakır’da bulunan HDP Grup Başkan Vekili ve Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, Yeni İhya Der Başkanı ve
Hüda Par üyesi Aytaç Baran’ın silahlı saldırıya uğraması ve ardından 3 kişinin hayatını kaybettiği olaylarla ilgili yaptığı açıklamada, yaşananları provokasyon olarak değerlendirdi. Saluken, "Bütün sağduyu çağrılarımıza rağmen, bu tuzakları boşa çıkarma, provokasyonların amacına ulaşmamasıyla ilgili çağrılarımıza rağmen hala bilinçli bir şekilde kentin sokaklarında tetiklenmek istenen bir provokatif zemin var" dedi.
DBP il binasında açıklama yapan Baluken, bugün yaşanan olayları uzun süredir seçim sürecinde Türkiye siyaset tarihinin en kanlı tuzak ve provokasyonunlarını devreye koymak isteyen güçlerin bir kez daha aynı girişimlerde bulunması olarak ifade etti. Son derece vahim bir provokasyonla bütün Diyarbakır sokaklarının bir çatışama alanına çevrilmek istendiğini belirterek Baluken, "Bir kaos planı devreye konulmak isteniyor" dedi. Baluken, şöyle konuştu:
"Bu kaosun Diyarbakır’dan bütün Türkiye’ye ihracıyla ilgili çok ciddi örgütlü ve tek merkezden planlanan bir tuzakla gündemimize geldi. Özellikle bugünkü saldırılarda yaşanan can kayıplarının sorumlusun da seçim süreci boyunca ortaya konulan provokasyonların planlayıcıları ve failleri olduğunu özelikle vurgulamak istiyoruz. Burada vahim olan şu ki, hala sokaklarda bir gerilim ve çatışma zemini var. Bütün sağduyu çağrılarımıza rağmen, bu tuzakları boşa çıkarma, provokasyonların amacına ulaşmamasıyla ilgili çağrılarımıza rağmen hala bilinçli bir şekilde kentin sokaklarında tetiklenmek istenen bir provokatif zemin var. İhya-Der yöneticisinin vurulmasından hemen sonra, örgütlü kurumlarımız son derece net açıklama yaptılar. Kurumlarımız, bu saldırıyla örgütlü yapılarımızın hiçbir ilgisinin olmadığını ve bu saldırıyı açık bir şekilde kınadıklarını açık bir şekilde ifade ettiler. Maalesef biz aynı tutumu Hüda-Par yetkilerinden görmedik. Hüda-Par yetkilileri henüz olayın ne olduğunu bilmeden, arka planda kimlerin olduğu ortaya çıkarılmadan, ortaya konulan tuzağın neyi amaçladığını çok fazla değerlendirmeden partimizi hedeflendiren söylemlerde bulundular. Bu da, yaşanan can kayıplarını artırdı. Bu tavrın kendisi de son derece sorunlu bir tavır. Bu porovakasyona katkı sunan bir tavırdır. Daha fazla can kaybını amaçlayan bir provokasyonla karşı karşıyayız. Bu provokasyonun önü alınmazsa, Türkiye’de AKP’nin bilgisi dahilinde olan bir darbe mekaniği devreye girebilir. 7 Haziran’da ortaya çıkan demokratik halk iradesini kırmaya yönelik çok tehlikeli bazı girişimler olabilir. Bütün halkımıza bu tuzak ve provokasyonları boşa çıkarmaya çağrısını yapıyoruz."