Hem sevdi hem dövdü

Müge ANLI |  27 Ekim 2005 Perşembe - 22:00 | Son Güncelleme : 27 10 2005 - 22:00

Şeker komasına girip vefat eden Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan'ın ardında anılar kaldı. Aslan'ın en çok konuşulan yönü assolistlerinin disiplinsizliğine tokatla çare bulmasıydı


1959 yılında adım attığı gazino patronluğunu neredeyse yarım asır sürdürdü, Fahrettin Aslan... Öyle şaşaalı bir dönemdi ki bu, ardı ardına açtığı gazinolar, görkemli programlar, tekeline aldığı assolistlerle, kısa süre içinde gece yaşamına damgasını vuracak, "Gazinocular Kralı" unvanının sahibi olacaktı. Neonlarında ünlü isimlerin parıldadığı gazinolarında sayısız olay yaşandı elbette... Kimileri medyaya yansıdı, kimileri ise Aslan'ın o dönem medyadaki gücü nedeniyle gizli kapılar ardında kaldı. Ancak bilinen şuydu, Fahri Bey yıldızlaştırdığı isimleri hem sever hem döverdi. Fahri Bey'in dayağını yiyen isimler arasında kimler yoktu ki; Gönül Yazar, Bülent Ersoy, Seda Sayan ve hatta Maksim'de 7 yıl boyunca çalışan Zeki Müren...

"Disiplinli olmayanı döverdim" derdi Televizyonsuz ya da az kanallı yılların kuralı şuydu: Şöhretin yolu Maksim'den geçer... Bu kural Fahri Bey'e müthiş bir iktidar sağlamıştı. Fahri Bey'in bu özgüveni, disiplin ya da özel nedenlerle işi dayağa kadar götürmesine neden olmuştu. Hatta bir röportajında bunu kendi de kabul ediyor, şöyle diyordu: "Dayağımı yiyen çok assolist oldu. Sahneyi bekleten, içkili gelen, disiplini olmayanları döverdim. Sadece tokat atardım, aletle filan dövmezdim. Erkek de dövdüm kadın da."

En fazla dayağı Gönül Yazar yedi
Fahri Bey'den en fazla dayak yiyen isimlerin başında Gönül Yazar geliyordu. Yazar, Maksim'e 18 yaşında çıktı. Deli dolu halleriyle Fahri Bey tarafından çok sevildi ancak yine de dayaktan kurtulamadı. O günlere tanık olanlar, "Gönül Yazar Fahri Bey'den kafasındaki peruğu düşene kadar dayak yerdi" derdi. Gönül Yazar ise yediği dayaklardan birini şöyle anlatır: "7 dil bilen ve aynı gazinoda benim bir üstümde sahneye çıkan bir sanatçı bana aşık olmuştu. Fahri Bey bunu öğrenmiş, 'Ben gazinomda böyle şey istemem' diyerek sahnede sazların önünde yanağıma bir vurdu, gözüm morardı." Ancak yine de darılmamış Yazar, Aslan'a hep minnet duymuş: "Bugün Gönül Yazar isem onun sayesinde... O benim babamdı. Döverdi de severdi de..."

Ersoy'u saçından çekip indirdi
Bir çok şarkıcı gibi Ersoy da Fahrettin Aslan tarafından keşfedilmişti. 1972 yılında assolist Gönül Akkor'un diretmesine rağmen Akkor'u kadrodan atıp Bülent Ersoy'u assolist olarak Bebek Maksim'e çıkarmıştı Fahri Bey... Bu olayı daha sonra "En riskli karanındı" diye niteleyecekti. Bülent Ersoy da dayak yediğini inkar etmiyor: "Evet Fahrettin Aslan'dan dayak yedim. Ama bu dayağı benim iyiliğim için attı. Fahrettin Bey benim üzerime kumar oynamıştı ve gece kulüplerinde görülmemi istemiyordu. Gönül Yazar da Behiye Aksoy'u kıskanıyor diye az dayak yemedi." Ersoy'un yine bir başka nedenden dolayı Ankara'dan uçakla istanbul'a geldiği, Fahri Bey'den dayak yiyerek ikinci uçakla geri döndüğü anlatılır. Bülent Ersoy'un Fahri Bey'in hışmına uğradığı bir başka gece ise sıkıyönetimin ilk günlerine, Ersoy'un henüz yasaklanmadığı günlere denk gelir: Sokağa çıkma yasağından dolayı gazino erken kapanır. Fahri Bey bu yüzden sanatçılara süre belirler ve bunun asla aşılmamasını ister. Ancak bir gece Bülent Ersoy saatini doldurmasına rağmen sahneden inmek bilmez. Fahri Bey her şarkının sounda veda etmesini beklerken yeni bir şarkıya başladığını görünce git gide sinirlenir sonunda dayanamayarak Ersoy'u saçından tuttuğu gibi aşağıya indirir.

ETİKETLER

0