Gazetevatan.com » Yazarlar » Hukuk biterse devlet biter!

Hukuk biterse devlet biter!

19 Aralık 2017 Salı


Ergenekon Davası’na bakan mahkemenin başkanıyken “sanıkların tahliyesi yönünde oy kullandığı için” görevden uzaklaştırılan emekli hakim Köksal Şengün Türkiye’de hukukun durumunu değerlendirmiş. (Sözcü gazetesi, 18 Aralık 2017)
 
“Geçmişte yaşanan uygulama hatalarının bugün başka bir versiyonunun uygulandığını” söyleyen Şengün “Hukukla bu kadar oynanmaz. Hukuku bitirdiğinizde devleti bitirirsiniz… Yargı kağıt üzerinde bağımsız deniyor ama uygulamalar böyle değil” diyor.
 
Bu durumun çözümü olarak da; herkesin, özellikle de 80’in üzerindeki hukuk fakültesi dekanlarının, öğretim görevlilerinin konuşması gerektiğini fakat korku nedeniyle konuşamadıklarını söylüyor.
Gazeteci Ruhat Mengi’nin youtube’da Pazar günü yayınlamaya başladığı programında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da Türkiye’ye yayılan bu korku havasının demokrasiye uymadığını, dikkat çekici bir “Demirel örneği vererek” açıkladı.
 
Öncelikle demokrasiden söz ediyorsak vatandaşlar üzerinde bir baskının, yargı yoluyla “düşünceleri özgürce açıklamanın önlenmesinin” önüne geçilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçek anlamda uygulanması gerekiyor.
 
FETÖ’nün verdiği zarar
 
FETÖ’nün Balyoz ve Ergenekon davalarından başlayarak, başta ordu, Emniyet ve yargı olmak üzere devlet kurumlarına ve ülkenin değerli, masum insanlarına verdiği zarar, 15 Temmuz darbe girişimine kadar varan süreç ortadadır.
FETÖ’yle birlikte çalışmış, çalıştığı devlet yetkilileri tarafından açıkça ifade edilen bazı isimlerin hala serbest olması akla soru işaretleri getiriyor.
Bunların yanında örneğin Ergenekon davasına bakan en önemli isimlerden savcı Zekeriya Öz tam hakkında yakalama kararı çıktığı gün yurt dışına kaçtı.
Mesela, ABD’deki Zarrab davasında mahkemeye tanık olarak getirilen eski komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz Şubat 2016’da serbest bırakılmış. 
Türkiye’den “bir kaçakçı bulup sınırdan geçerek” kolayca nasıl kaçtığını ve kaçarken “17 Aralık operasyonuna ait bilgileri” de nasıl kaçırdığını o mahkemede anlatıyor.
Korkmaz daha “polis akademisinden dereceyle mezun olduğunu” söyler söylemez kendisine (Hakan Atilla’nın avukatlarından Todd Harrison) “FETÖ soruları çalıyormuş doğru mu” sorusunu soruyor.
 
Olayın kökenine inmek
 
Bu örneği vermemin nedeni, önemli olaylar sorgulanacaksa o olayın nereden başladığını anlamak, kökenine inmek gereğidir. Böyle bir kaçışın sorumlularının da yargılanması gereğidir.
Askeri okullardan mezun kişiler eğer FETÖ gibi bir örgüt sayesinde o okullara girmişse, sorular çalınarak okumuş ve Gülen’in desteğiyle terfiler almışsa önce o süreçlerde sorumlu kişiler, okulların yönetimleri, dönemin Genelkurmay başkanları, hatta Milli Eğitim ve Milli Savunma Bakanlıkları hesap vermelidir.
15 Temmuz başta olmak üzere, Balyoz-Ergenekon sürecinden (ve hatta öncesinden, okullara girişten) başlayarak bu olayların nasıl başladığının, neler olduğunun samimiyetle araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması gerekiyor.