Gazetevatan.com » Yazarlar » Erdoğan-Kılıçdaroğlu polemiğinde final!

Erdoğan-Kılıçdaroğlu polemiğinde final!

28 Kasım 2017 Salı


Ana Muhalefet Partisi CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bir süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “maddi birikimindeki artış” üzerinden yükleniyor “Kaç milyon doları olduğunu ve bu paraların hangi bankalarda bulunduğunu” soruyor, “vatandaşları tatmin edecek açık ve net bir cevap” beklediğini söylüyordu.
 
Cumhurbaşkanı, yalnızca kendisini suçlamakla kalmayıp “çocukları, dünürü, kardeşi ve özel kalem müdürünün yurt dışında, vergi cennetinde bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiğini” ifade eden Kılıçdaroğlu’na cevap vermekte gecikmedi.
 
CHP Genel Başkanı’nın müfteri olduğunu, eskiden beri kendisi ve ailesi hakkında yalanlar ürettiğini, daha önce de kendisinin 3 milyar dolar parası olduğunu iddia ettiğini söyledi.
 
“İspat etsin, istifa ederim”
 
Tartışma giderek sertleşti.
 
Erdoğan, aralıksız tekrarlanan iddialara karşılık dün “Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkar... İspat ettiğin anda makamımda bir dakika oturmayacağımın garantisini veriyorum. Yoksa çık milletin önüne iftira ettiğinizi söyle, özür dile” dedi.
 
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da “Kılıçdaroğlu’nun böyle bir iftirayı yeniden dillendirmesinin itibar cellatlığı olduğunu, kamuoyuna açıklamayanın namussuz, şerefsiz, alçak ilan edileceğini” belirtti.
 
Arkasından CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel “Belgelerin Salı günkü (bugün) grup toplantısında milletin önüne çıkarılacağını” bildirerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Yarın işi gücü bırak, genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı konuşmayı pür dikkat izle” açıklaması yaptı.
Aslına bakarsanız yalnızca iddiaların muhatabı olan Cumhurbaşkanı değil, Kılıçdaroğlu’nun ısrarla sorduğu soruları duyan herkes, hangi şahısla ilgili olursa olsun bu tür ağır suçlamaların “net, tartışmasız kanıt olacak belgeler” ortaya konmadan yapılamayacağını düşünüyordu.
Kılıçdaroğlu daha önce de ABD’de tutuklu bulunan Reza Zarrab’la igili olarak “İran, Zencani ile Zarrab’ı yargıladı, İran’ı zarara uğrattınız dedi. Biz dosyanın üstünü kapattık… Zarrab için niye telaşa kapılıyorsunuz” sözleriyle bu konuda da iktidara yüklenmişti. 
 
Bugün Türkiye dinleyecek
 
Ana Muhalefet Lideri’nin “iddiaları ile ilgili belgeleri mutlaka sunması” beklenen bugünkü grup konuşmasını bütün Türkiye dikkatle izleyecektir.
 
Kendi milletvekilleri “Sayın Kılıçdaroğlu belgeye, bilgiye dayalı bir liderdir, bilgiye dayalı olmayan hiçbir iddiası olamaz” dediklerine göre bu belgeleri ortaya çıkarması veya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği gibi “Milletten özür dileyerek onun da makamını bırakması” beklenecektir.
Demokratik, hukuk devleti olan ülkelerde yolsuzluk iddiaları konuşuluyorsa bunun tarafları üzerlerine düşeni yaparlar. Yargı da yapar. Bu önemli olay bize “suç iddialarının mutlaka kesin kanıt, belge gerektirdiğini, insanları önce iddialarla tutuklayıp aylar sonra yapılan duruşmalarda ‘iddianın aksini ispatla’ şeklinde yargılama yapılamayacağını” da gösteriyor. 
Hukuk devletinin anlamı, önemi de budur.