Gazetevatan.com » Yazarlar » Erken seçim çağrısı!

Erken seçim çağrısı!

26 Ekim 2017 Perşembe


Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecilerin “erken seçim”le ilgili sorusuna “böyle bir şeyin söz konusu olmadığı” cevabını vermişti.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise Ak Partili belediye başkanlarının istifası üzerine beklenmedik bir çıkışla “erken yerel seçim” çağrısı yaptı.
Yerel seçimler için 17 ay beklemek yerine seçimlerin erkene alınmasını teklif ettiği açıklamada “Anayasa’da hüküm olduğunu, seçim tarihini değiştirmek için Meclis’te 367 oy gerektiğini ancak iktidar partisi istediği takdirde CHP’nin de buna destek vereceğini ve ilgili maddenin değiştirilebileceğini” söylüyor.
Bu teklifin bir nedeni Ak Parti’nin İstanbul, Ankara, Bursa. Balıkesir, Niğde, Düzce gibi iller ve belki onları takip edecek başkalarında değişiklik istemesi ve bu konudaki tartışmaların devam etmesi…
Diğer nedeni ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “CHP ve diğer parti belediyelerinde de değişim olabileceğini, devletin denetim görevini yapması gerektiğini” dile getirmesi olmalı.
 
İstifa nedeni…
 
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ “İstifası istenen belediye başkanlarının halktan gelen değişim iradesine saygı duymaları gerektiğini, ayrıldıkları takdirde partinin 2019’a daha güçlenerek girmesinin sağlanacağını” söyledi.
Demek ki Ak Parti belediyeleri için 2019 seçimlerine bağlı olarak “halktan gelen bir değişim talebi” var. 
Mesele buysa o zaman İçişleri Bakanı Soylu’nun “diğer partilerin belediyeleri” ile ilgili vurgusunun nereden kaynaklandığı sorusu ortaya çıkıyor.
Ortada Meclis’teki tüm partilerin belediye başkanları hakkında “bilinmeyen şüpheler” varsa bunların ne olduğunu öğrenmek o başkanlara oy veren vatandaşların hakkıdır.
Bir hukuk devletinde, seçimle gelen ve kendilerine büyük bütçeler verilen belediyeler hakkındaki suçlamalar havada kalmamalıdır.
 
Şeffaf yönetim!
 
İşte burada siyasette “şeffaflığın” ne kadar önemli olduğu görülüyor.
Batı demokrasilerinde tüm kamu görevlileri, tüm siyasetçiler sıkı denetim altındadır ve attıkları her adımın hesabı “göreve başladıkları günden itibaren” halkın da bileceği şekilde ortadadır.
Sık sık başarı grafikleri çizilir, bir hata durumunda önce “kendi partilerinin milletvekilleri” tarafından eleştirilirler.
Örneğin; Angela Merkel’in, icraatları konusunda “kendi partisi içinde desteğinin düştüğü” haberlerini birçok kez duyduk. 
O nedenle, hangi parti olursa olsun belediye başkanları veya diğer siyasetçiler için yapılacak denetimleri kabul etmek gerekir. Ancak…
Bu denetimler sonunda “istifa gerektiren eylemleri” de ortaya koymak ve istifa edecek “seçilmiş” kişinin yerine “yine seçimle” bir başka isim getirmek şartıyla. Siyasetteki çalkantılar, genel seçimlerin de 2018 Temmuz’una alınacağı söylentilerini arttırıyor. Hükümetin kısa süre içinde “hangi belediyelerde, hangi şüphelerin olduğuyla” ilgili durumu netleştirmesi istikrar açısından önemlidir.