Gazetevatan.com » Yazarlar » Ihlamuruna ağlayan adam

Ihlamuruna ağlayan adam

03 Eylül 2017 Pazar


Gelecek yıllarda üzerinde düşünüleceği umuduyla dün başladığım konuya devam ediyorum.

Bayramda, birkaç gün içinde Türkiye’de de milyonlarca kurban kesiliyor. Diyanet başkanlarının ve diğer ilahiyatçıların büyük bölümü ise “Kur’an’da hayvan kesmek diye bir emir yoktur” diyor.

Çoğu “farz değil, sünnettir, herkes kesmek zorunda değildir” diyor.

Yine çoğu “Hz. Peygamber’in en yakınında bulunan, onun konuşmalarını ve davranışlarını gözleyen sahabelerin en tanınmışları ‘farz olduğu zannedilmesin diye kurban kesmemiştir” hatırlatmasını yapıyor.

Prof. Dr. Süleyman Ateş konuyla ilgili bir soruya; “Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanın bir kısmı fakirlere dağıtılıyor ama aynı eti kasaptan alıp dağıttığımızda kurbana ödenen parayla daha fazla et almak mümkün. Kurban kesmek isteyenler kurban parasını fakirlere verebilir hatta bu belki daha efdaldir (faziletlidir). Çünkü bu zamanda fakirlerin etten çok paraya ihtiyaçları vardır” cevabını vermiş.

Zenginlere düşer

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk “Kurban kesmek geleneksel fıkha göre ‘sünnet veya vacip’ bir ibadettir. İttifak edilen nokta, kurban kesmenin farz olmadığıdır. Ülkemizde bu göz ardı ediliyor ve kurban ‘farz, ibadet’ olarak algılanıyor.

Kurban kesmek ‘zengin’ sıfatı olan kişilere düşer… Ülkemizde bu da göz ardı ediliyor, hemen herkes kurban kesiyor. Borçlanarak kurban kesmek, Hac ziyareti yapmak ibadet değildir” diyor.

Şöyle devam etmiş: “Kur’an’da ‘etler ve kanlar Allah’a gitmez’ der, yine Kur’an’da yoksullara yardımdan söz edilmektedir. Ameliyat olması gereken bir adama et vermek ona ne kadar yardımdır?”

Yoksullara dağıtılsa…

Bayram arifesinde Sakarya Belediye zabıtası “yere oturmuş ıhlamur satan 75 yaşındaki Recep Aktaş’ın ıhlamurlarına” el koydu.

Yaşlı adam ağlayarak “onlar benim çocuklarımın rızkıydı” diye bağırınca halk tepki gösterdi. Sosyal medyada da oluşan büyük tepki üzerine Belediye özür dileyerek ıhlamurları geri verdi.

Aile bireylerine sorulduğunda “yardıma ihtiyacımız yok” diyecek kadar onurlu bir cevap alınmış.

Şimdi, doğal olarak merak konusudur; eğer kurban farz değilse:

Milyonlarca kurban kesilip, çoğu “kesen kişilere ziyafet” olacağına Recep Aktaş gibi, yoksul asker ve şehit ailelerimiz gibi insanlarımıza bağış olarak verilse daha doğru, daha sevap olmaz mı?

Hz. Peygamber’in açık ve ısrarlı talimatına göre “kurban kesimi hayvanın acı çekmesini en aza indirecek şekilde” olmalıdır. (Manisa’da çocukların eline bıçak verip kurban kestirenler, hayvanları üst üste araba bagajlarına tıkarak taşıyanlar neden engellenmedi acaba?)

Tekrar hatırlatalım; Bir kurbanın kabulü için “kurban yaşına girmiş olması” gerekir, bu da kuzu, oğlak ve buzağıların (2 yaşından önce) kesilmemesi demektir.

Bunları bizden önce Diyanet İşleri’nin ve Sağlık Bakanlığı’nın detaylarıyla açıklaması gerekiyor.