Gazetevatan.com » Yazarlar » Genelkurmay Başkanı neden sessiz?

Genelkurmay Başkanı neden sessiz?

31 Ağustos 2017 Perşembe


Dün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı her yıl olduğu gibi büyük bir coşkuyla kutladık.
Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak da anılan 30 Ağustos Büyük Taarruz’u, başta Dumlupınar olmak üzere Türk topraklarının düşman işgalinden temizlenmesiyle sonuçlanmıştı.
İmkansızlıklar içindeki Türk ordusu Dumlupınar’da Yunanlıları gece gündüz aralıksız yaptıkları ani saldırılarla öyle sıkıştırmıştı ki Yunan orduları ağır kayıplar vererek silinip gittiler.
Yunan ordularının yenilgisiyle birlikte Batı ülkelerinin Türk toprakları üzerindeki toprak kazanma hayalleri de silinip gitti.
Atatürk Kurtuluş Savaşı sonrasında “Memleketimizi esir etmek isteyen düşmanları behemehal mağlup edeceğimize dair olan emniyet ve itikadım bir an olsun sarsılmamıştır” diyor.
Bu sözler kendisine, ordusuna ve milletine duyduğu güvenin, cesaretin, onurun göstergesidir. 
 
Malazgirt ve adalar
 
Dünya liderleri, diplomatlar ona olan takdirlerini anlatacak söz bulamazken Türkiye’de onun manevi değerini sarsabileceğini zannedenlerin çıkması büyük talihsizliktir.
Fransız diplomat ve romancı Claude Ferrere’nin sözleri bence en etkileyici olanlardan biri. Diyor ki: “Sevr’den sonra Türkiye’nin öldüğünü sanmıştım. Ama Türkiye yaşıyor, hem Mustafa Kemal başına geçeli beri öylesine canlı yaşıyor ki; bir Lloyd George’un bütün çabaları, bütün imkanları, sağduyuya meydan okuyan bu şiddetli yaşama isteğinin karşısında erimekten başka bir şey yapamıyor”.
O Lloyd George “Yunanlıları kışkırtarak, destekleyerek Büyük Taarruz’un nedenini ve Yunan yenilgisini yaratan, başarısızlığının arkasından istifa eden İngiliz Başbakanı” idi… 
26 Ağustos’ta ise Büyük Selçuklu Hükümdarı Alp Aslan’ın 1071’de, 1000 yıla yakın zaman önce Bizans’a karşı kazandığı Malazgirt Zaferi kutlandı.
Bu zaferin yıldönümünde Yunanlılar “Türkiye’ye ait olan ve el koydukları adalardan birine Bizans bayrağı çektikleri bir fotoğrafı” Yunan ordusunun internet sitesinde yayınladılar. 
 
Bizans bayrağı
 
Bayrağın yanında da Yunan askerleri ellerinde silahlarla poz vermişti.
Bu olaydan önce Yunanistan Genelkurmay Başkanı’nın adalarımızda dolaştığı, hatta “askeri gözetleme istasyonu” kurduğu ve Türkiye’nin Ege’deki faaliyetlerini Atina’ya rapor ettiği haberleri sık sık verildi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı “Türk Genelkurmay Başkanı isteseydi de Kardak’a çıkamazdı” dedi.
Türk Dışişleri Bakanı bu küstahlığı “Görevi çıkmak olsaydı çıkardı” diye cevapladı. Oysa şimdi Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos adalarımızda Yunan ve Bizans bayrakları altında dolaşıyor.
Bu konuda Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ve Başbakan Binali Yıldırım’ın bu son olayla ilgili olarak da hiç konuşmaması, sanki çok önemli değilmiş veya “kabul edilebilirmiş” gibi susması çok garip değil mi? Sonsuza kadar yalnızca tarihteki başarılarımızla övünemeyiz, binlerce şehit kanıyla alınmış topraklarımızın bir karışı için bile aynı mücadeleleri vermek zorundayız.