Gazete Vatan Logo

13 suç kaydı var! Öldürene kadar neden beklendi?

Sokak müzisyenini istediği şarkıyı çalmadığı için öldüren Mehmet Caymaz’ın “nitelikli yağma”, “uyuşturucu”, “yaralama”, “mala zarar verme” gibi 13 ayrı suç kaydı olması kurbanın yakınlarını isyan ettirdi. Hukukçular ise ceza infazında yaşanan eksikliklere dikkat çekti.

13 suç kaydı var! Öldürene kadar neden beklendi?

Kadıköy’de sokak müzisyeni Cihan Aymaz’ı, istek şarkı tartışması sonrası öldüren katil zanlısı Mehmet Caymaz’ın “nitelikli yağma”, “uyuşturucu”, “yaralama”, “mala zarar verme” gibi fiillerden 13 suç kaydı olmasına rağmen cebinde bıçakla aramızda olması tartışma yarattı. Öldürülen müzisyen Cihan Aymaz’ın kardeşi Diyar Aymaz, “13 suç kaydı olan bir insan, cebinde bıçakla İstanbul’un göbeğinde nasıl gezebiliyor, 13 suç kaydı olan biri nasıl serbest” derken, hukukçular ise ceza infazında yaşanan eksikliklere dikkat çekiyor.

Milliyet'in haberine göre; Sokak müzisyeni Cihan Aymaz (30), kendisini dinleyen bir kadına laf atarak rahatsız ettiği için uyardığı Mehmet Caymaz tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Yakalanan zanlının 13 suç kaydının olduğu anlaşılırken, bu kadar çok suça karışan bir kişinin nasıl toplum arasına karışmasına izin verildiği ise tartışma konusu oldu.

BAŞKALARI ÖLMESİN

‘13 suç kaydı olan biri nasıl serbest kalabiliyor’ diyen öldürülen müzisyen Aymaz’ın kardeşi Diyar Aymaz, Ankara’da yaşanan müzisyen cinayetini de gündeme getirerek Milliyet’e şunları söyledi: “Cihan’ın bu şekilde öldürülmesi çok acı. Benzer bir olay yakın zamanda Ankara’da yaşanmıştı. Bu insanlar en ağır cezaları almalılar ki, benzer şeyler yaşanmasın. Benim kardeşim de, şahsın istediği parçayı çalmadığı için öldürüldü. Öldüren şahsın 13 suç kaydının olduğunu öğrendik. Böyle bir insan, cebinde bıçakla İstanbul’un göbeğinde nasıl gezebiliyor? 13 suç kaydı olan biri nasıl serbest? Kardeşimi geri getirecek bir şey yok ama başka insanların ölmemesi için çok şey yapılabilir.”

Haberin Devamı

YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOK

Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi ceza avukatı Naim Karakaya ise pandemi sonrası şartlı salıvermede yaşanan değişimler nedeniyle birçok kişinin canının yandığı görüşünde. Karakaya, “Fail işlediği suçların hangisinden yargılanıp ceza aldı, bilemiyoruz. Ama burada sorunumuz şu; şartlı salıverme diye bir işlem var. Bu bizde yeteri kadar nitelikli yapılmıyor.

Cezaevinden salınacak kişinin iyi halli olup olmadığı ile ilgili tespit çok sağlıklı yapılamıyor. Şartlı salıverme sürelerini kısalttık. İlk çıkan düzenlemeden daha kısa şu anda. Pandemi döneminde şartlı salıverme süreleri kısaltıldı, değiştirildi. Denetimli serbestlik ile şartlı salıvermeyi daha erkene doğru çektik. Denetimli serbestlik sürecinde de etkin bir denetimi çok yapamıyoruz bu bir gerçek. Bu konuda da şu anda pandemi izni var zaten. Bu sürede de tahliye edilenlerin bir yükümlülükleri yok. Yani aslında iyi denetlenemeyen bir infaz sürecimiz var. Denetimli serbestlik süreçleri ve şartlı salıverme süreçleri etkin olarak ve kişiye uygun yapılmalı” dedi.

Haberin Devamı

Cihan Aymaz’ın öldürüldüğü yere, ‘Sokak müzisyenim burada bıçaklanarak öldürüldüm’ yazısı asılarak, altına da çiçekler bırakıldı. Uzun süredir Kadıköy’de yaşadığı öğrenilen Cihan Aymaz’ın gündüzleri bir kargo şirketinde çalıştığı akşamları iskele çevresinde bağlama ile müzik yaptığı öğrenildi.

‘SUÇ İŞLESE BİLE CEZA ALMIYOR’

Aydın Üniversitesi öğretim görevlisi avukat Özlem Şen, “Bazen yaşanılanların hukuki açıklamasını yapabilmek dahi güç bir hal alıyor. Öyle ki denk geldiğimiz, bizzat şahit olduğumuz yargılamalar sonucu, faillere verilen cezalar, adeta kağıt üzerinde kalıyor. Faillerin, haftada bir gün kontrol tedbiri ile salıverilmesinin adalete olan inancı nasıl yaraladığını yaşayarak gözlemliyoruz. Yakalanan şüpheliler/ zanlılar, sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği’nden cezaevine girmeden salıveriliyor. Bu durum, toplumda “Suç işlese bile ceza almıyor” algısına sebep oluyor. Hem halkta güvensizlik oluşuyor hem de suç işlemeye meyilli kişiler, daha fütursuzca suç işliyor. Bu algının tamamen bertaraf edilerek, adalet duygusunun tesis edilmesi, cezaların caydırıcı olması gerekiyor. “Cezasızlık” algısını yıkacak, adalete inancı yeniden inşaa edecek; infaz hukukuna ilişkin düzenlemelerin ve cezai yaptırım düzenlemelerinin tekrar ele alınıp güncellenmesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

Haberin Devamı