Eşinin üzerine dışkı döktü!

Tülay ŞUBATLI / HABER MERKEZİ |  28 Haziran 2008 Cumartesi - 0:05 | Son Güncelleme : 28 06 2008 - 0:05

Eşinin üzerine dışkı dolu kavanozu boşalttığı Müjde Nişanyan: Olayın şokuyla üzerime dökülen şeyi toprak zannettim


İLGİLİ HABER

Feminizmin bulanik sularında

Yazar-turizmci Sevan Nişanyan, eşinin üzerine dışkı dolu kavanozu boşaltınca Agos gazetesi karıştı. Gazetenin kadın çalışanları Nişanyan’ın yazılarının yayınlanmamasını istedi. İstek reddedilince istifalar başladı.

Agos Gazetesi yazarı olan ve aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Türk Dili ve Tarihi dersleri veren Sevan Nişanyan 1 ay önce kavanoza koyduğu dışkısını eşi Müjde Nişanyan’ın üzerine dökmesi feministler tarafından protestoyla karşılanmıştı. Agos Gazetesi’nde çalışan ve aralarında gazetenin avukatının da bulunduğu 13 kadın çalışan da Nişanyan’ın kınanmasını istedi. Kadınlarla, Nişanyan ve Agos’un Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahçupyan arasındaki yazışmalarda tartışmanın boyutu daha da büyüdü. Mahçupyan, dünkü köşesinde “Bu yazar, yazılarına devam edecek. Feminist oldukları için buna tahammülü olmayanlar bizle ilişkilerini kesebilirler. Agos olarak sahip olduğumuz düstur ’insan olan beri gelsin’den ibarettir. Geri kalan herkese uğurlar ola” diye yazınca gazetenin internet sayfası editörü Nuran Agan, dün gazeteden istifa ettiğini açıkladı.

Agos kınasın

Nuran Agan’ın istifasını getiren olaylar zinciri aralarında Agos’un avukatı Fethiye Çetin’in de bulunduğu 13 kadın çalışanın gazete yönetimine ve Sevan Nişanyan’a gönderdiği protesto yazısıyla başladı. Deniz Tuna, Funda Tosun, Özlem Dalkıran, Zeynep Taşkın, Karin Karakaşlı, Özlem Ertan, Leda Mermer, Nuran Agan, Sila Derjangoçyan, Linda Karin Özsu, Sultan Taşköprü ve Hermine Sayan imzalı yazıda “Her tür hak ihlaline karşı duyarlı bir habercilik anlayışında olan ve şiddeti çok canlı yaşayan Agos gazetesinde, bir kadına karşı planlayarak ve tasarlayarak şiddet gerçekleştiren Sevan Nişanyan’ı protesto ediyoruz” denilerek Nişanyan’ın gazete tarafından kınanması istendi. Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahcupyan ise “Cinsel kimliklerimizi fazlasıyla aşan ’insani’ tutumları ima eden ve iki kişi arasında yaşanmış olan bir olayın siyasi tavırlarımıza araç teşkil etmesinin bir sınırı olması gerektiğini düşünüyorum” diyerek talebi reddetti.

Dışkıyla sembolik jest

Sevan Nişanyan ise 13 kadın çalışana gönderdiği yazıda kendini şöyle savundu: “Müjde Hanım’ın, Şirince köyündeki ekonomik ve sosyal gücünü kullanarak, hemcinsi olan iyi niyetli birkaç genç kadına yönelttiği kasıtlı, planlı ve onur kırıcı psikolojik şiddeti protesto etmek ihtiyacını duydum. Şiddete şiddetle karşılık vermeyi doğru bulmadığım için, Müjde Hanım’ın davranışına tam olarak uyan sembolik bir jestle yetindim. Bunu, tüm bilgileri değerlendirdikten ve tarafları dinledikten sonra, açıkça yüzüne karşı yaptım. Üçüncü şahıslara karşı onurunun kırılmamasına da dikkat ettim. Bizde tipik olanın aksine, kıt bilgi ve bol hamasetle kendimi gaza getirip, ‘Pusu kur arkadan vur’ yöntemini seçmedim.”

Damga yapıştırdınız

Nişanyan’ın bu yazısına gazetenin internet sayfası sorumlusu Nuran Agan tepki göstererek “Sizin ‘psikolojik şiddeti’ protesto etmek amacı ‘sembolik jest’ olarak tanımladığınız eylem benim açımdan hiçbir biçimde onaylanamaz bir eylemdir” diye yazdı. Nişanyan ise bu yazıya şöyle karşılık verdi, “Şemalarla düşünmenin en büyük zararı dünyayı ‘iyiler ve kötüler’ diye ikiye ayırmasıdır. Kötülerin kim olduğu bellidir, nasıl ve neden kötülük yaptıklarını ” teori “ bize zaten açıklar. İpucunu görür görmez damgayı yapıştırırız. Daha fazla soru sormaya ne gerek var? Naha, madem ki erkek (yahut madem ki Ermeni, madem ki komünist...) yapmıştır kerata, tabii ki!!”

ETİKETLER

0