.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı için İstanbul'da konuştu.
İşte konuşmasından satır başları:
23 Nisan 1920'de TBMM'de kürsünün arkasındaki duvarda Şura Süresi 38 ayeti yazılı duruyordu. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da böyle bir anlayışla teşekkül etmiş olması son derece manidardır, ayrıca son derece değerlidir. Bu birliktelik tek tek ülkelerimize bölgemize ve tüm dünyaya ilişkin meselelere çözüm arama aracı olarak gerçekten çok mühimdir. İslam ülkelerinin aynı zamanda müslümanların temsilcilerinin böyle geniş bir zeminde bir araya gelmeleri gündemdeki konuları istişare etmeleri bugünümüz ve geleceğimiz adına eşi bulunmaz bir fırsattır.
Müslümanları katleden bir terör örgütü ortada dolaşıyor. Biz neden sorunlarımızı yabancılara bırakıyoruz. Sorunlarımızı kendimiz halletmemiz lazım.
İslam dünyasının üzerinde ciddi operasyonlar yapılmaktadır. Müslümanlar birbirine kırdırılmaktadır. Müslümanlar, birbirine vurdurulmaktadır. Akan kan, dikkat edelim Müslüman kanıdır. Ölenler ve öldürülenler, Müslümanlardır.
Artık BM Güvenlik Konseyi'nin reforme edilmesi şarttır. Oturup, konuşup dağılacaksak bir anlamı yok. Karar alıp uygulamak gerekiyor.
İşte şu anda bakıyorsunuz, DEAŞ diye bir terör örgütü çıkmış. İslam adına Müslüman öldürüyor. Bir defa 'Böyle bir yetkiyi nereden alıyor' diye sormak gerekir. İslamın içeriğinde olmayan ve bu şekilde Müslümanları katleden bir terör örgütü, çok açık net ortada dolaşıyor. İşte Irak'ta olanlar ortada. Şu anda Irak'ın yüzde 40'ı, bunların işgali altında. Aynı şekilde Suriye'de yine bir terör estiriyor. Oradada yine binlerce insan öldürülmüş vaziyette
Terörist saldırıların ardından, İslam coğrafyasını ve Müslümanları öz eleştiriye davet edenler, asıl öz eleştiri yapmak, kendisini sorguya ve hesaba çekmek durumunda olanların ta kendileridir
İbadet yerlerine yönelik saldırılar acilen durdurulmalı.
MÜSLÜMANLARIN KIRMIZI ÇİZGİSİ
İfade özgürlüğü, her şeyi yapabilme, her şeyi yazabilme, çizebilme özgürlüğü değildir. İfade özgürlüğü, kutsal değerlere saygısızlık hakkını hiç kimseye tanımaz. İfade özgürlüğü bahanesinin ardına saklanarak, İslam Peygamberi'ni resmeden çirkin karikatürler çizenler, aslında ne yaptıklarını, kimi nasıl incittiklerini, nasıl provokasyonların fitilini ateşlediklerini görmek zorundadır. Aslında bunu da biliyorlar. Musevilerin rencide olmasını ya da antisemitist yaftasına maruz kalma korkusunu hesaba katarak dikkatli davrananlar, aynı şekilde İslam Peygamberi'ne ve tüm Müslümanlara karşı bu dikkati, bu hassasiyeti gözetmekle sorumludur. Çünkü o da tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir
Bu malum dergi… Sevgili Peygamberimizi karikatür malzemesi yapmasını kimse açıklayamaz. Fikir özgürlüğü kapsamında da ifade edemez. Zira kalkıp da bir dinin önderine kimsenin saldırma hakkı yoktur. Fikir özgürlüğündeki de yeri yoktur. Öldürenler kim? Fransız vatandaşı ama Müslüman olduğu söyleniyor. Bunlar 17 ay hapishanenizde yattı, çıktıktan sonra neden takip etmediniz? Sizin istihbarat servisiniz çalışmıyor mu? Fransız vatandaşları olarak bu eylem işlenmiştir. Ama Müslümanmış…
Bir Müslümandan böyle bir eylem görmek isteğimiz olmaz. Bunun sebeplerini araştırmak, bulmak Fransa’nın görevidir. Türkiye olarak 30 yıldır terörle mücadele ediyoruz, bu konuda Batı’yı defalarca uyardık. En ufak bir gelişme yok.
Fransa’da yapılan saldırılar tahmin edersiniz ki bir sürpriz değil. Şiddetin bu kadar yaygınlaştığı bir ortamda dünyanın hiçbir ülkesi güvende olmaz.
BİR DE UTANMADAN EL SALLIYOR
İslam coğrafyasından onca insan ölürken dünyada güvenlikten bahsedilemez. İsrail Başbakanı hiç utanmadan, yüzü kızarmadan, haya etmeden Paris’teki yürüyüşe katılıyor ve en ön safa geçiyor, bir de el sallıyor. Bu mudur terörle mücadele. İsrail katlettiği gazetecileri nereye koyacaksınız. Eğer onlar sadece karitatüristleri terör mağduru kabul ediyorlarsa bir örnek vereceğim. Naci El ali.. Londra’nın ortasında katletildi, Kimse buna çıkıp da sanata kurşun demedi. Karikatüristler için yürüyüş yapalım ama adil olalım. Aklı olan herkes oynanan oyunu çok net görüyor. Paris saldırısının ardından saldırıyı değil Müslümanlığı konuşmak, İslam’ı konuşmak terörün üzerini örtmektir. PEGIDA yürüyor, yönetimler ne yapıyor dünya samimi olmalı.
İSLAM PEYGAMBERİ TÜM MÜSLÜMANLARIN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR
İslam peygamberi tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir. İnsanları karikatür çizdiler diye katletmek nasıl terörse, peygamberi resmetmek, insanları tahrik edici eylemler yapmak da en az o kadar terördür. Çözemeyeceğimiz bir sorunumuz yoktur. Gün kişisel çıkarları, mezhep çıkarlarını öne çıkarma günü değildir. Kuran aydınlığından kardeş olma günüdür. Aracıları kaldırdığımızda ülkelerimize ve bölgemize dair her meseleyi aşabileceğimize inanıyorum. İslam. dünyası üzerinde çok ciddi oyunlar var, çok ciddi operasyon var. Allah tüm Müslümanları korusun.






