Gazetevatan.com » Yazarlar » İspark neden nasıl doğdu?

İspark neden nasıl doğdu?

15 Şubat 2015 Pazar


 
Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın her eve tapulu otopark hazırlığı var. Ayrıntılarını yandaki haberimizde okuyabilirsiniz.
 
Ancak geçmiş tecrübeler, konuya temkinli yaklaşılması gerektiğini ve cevaplanması gereken sorular olduğunu da ortaya koyuyor.
 
Büyük şehirlerde özellikle de İstanbul’da otopark büyük sorun. Yol kenarlarına parkedilen araçlar trafik çilesinin de önemli bir sorumlusu.
 
Aslında bir otopark yönetmeliği var. Bu yönetmelik otopark yapması zorunlu olan bina ve tesislerin hangileri olduğunu net şekilde belirliyor. Yönetmelik var da işin içine yine yeşil dolarlar girince maalesef kağıt üzerinde kalıyor.
 
Ne mi oluyor?
 
Müteahhitler inşaat izni alırken bina projesinde otoparka da yer veriyor. Yapı Denetim Şirketi, Proje Müellifi ve Şantiye Şefi doğrudan sorumlu olduğu için inşaat sürecinde bir değişiklik yapılmıyor. Ancak inşaat tamamlanıp Yapı Kullanma İzin Belgesi (iskan) alındıktan sonra, yetkili kişilerin sorumlulukları ortadan kalkıyor. Suistimal de işte bu aşamada başlıyor. 
 
Otopark olarak ayrılan yerler daire veya dükkana dönüştürülüyor. Bu kanunsuzluğa belediyeler de dahil ediliyor.
Yönetmelikde bir madde var. Otoparka müsait olmayan parsellerle ilgili. 
 
Parsel otoparka müsait değilse (Eğimden dolayı olabilir mesela) otopark bedeli alınıyor. Belediyenin bu bedeli hangi şartla aldığı yine yönetmelikte açıkça belirtilmiş:
 
“Otopark bedeli alınan parsellerin otopark ihtiyacının Büyükşehir Belediyesince karşılanması zorunludur” deniyor.
Peki karşılanıyor mu! Kesinlikle hayır.
 
Karşılanmadığı gibi yollar da İspark tarafından ücretli otoparka dönüştürülmüş vaziyette. Yani binaların otopark yapmamasına göz yumuluyor. Otopark bedeli alınıyor, o bedellerle yönetmelikte yer aldığı gibi ücretsiz otopark yapılmadığı gibi yollar da ekstra ücretlendiriliyor.
 
Güzel yöntem değil mi...
 
Şimdi gelelim planlanan sertifika düzenlemesinin tuhaflıklarına.
 
Yol kenarlarında çoğu İspark tarafından işletilen alanların daire sahiplerine tahsis edileceğini anlıyoruz. Peki bu sertifikalar kim tarafından verilecek, geliri kimin kasasına gidecek?
 
Şayet sertifika bedelini Belediye alacaksa bu paralarla katlı otoparklar yapılacak mı?
Diyelim ki vatandaş sertifika aldı, bir otopark alanı oldu.
 
Bu alanı nasıl koruyacak?
 
Sabah evden çıkıp işine gittiğinde, kendine ait bölümü bir şekilde korumayı başarırsa, gün içinde o bölgeye gelen araçlar nereye park edecek?
 
Mevcut durumdan daha vahim bir tablo ortaya çıkmayacak mı?