Gazetevatan.com » Yazarlar » İşadamına ‘Çadır’da iftar şoku

İşadamına ‘Çadır’da iftar şoku

06 Temmuz 2014 Pazar


Bir Osmanlı geleneğini canlandırıp yeniden yaşatmak adına kurulan Ramazan çadırlarında bazı belediyeler 2 değil tam 3 kez kazançlı çıkmanın yolunu bulmuş belli ki... 
 
Öyle bir sistem kurmuşlar ki; belediyeler için Ramazan ayı tam anlamıyla 11 ayın sultanı olmuş.
Bir işadamı dostumun samimi bir ortamda anlattığı başından geçen gerçek hikaye, bu Ramazan çadırlarını kuran belediyelerin bazılarında dönen tuhaflıkları da ortaya koyması açısından enteresan.
Müteahhitlik yapan işadamı belediyenin de adını verdi ancak ben bu işte sadece bazı uyanık belediye çalışanlarının olabileceğini, başkanı başta olmak üzere tüm belediyeyi suçlamanın haksızlık doğurabileceğini düşünerek isim vermeyeceğim.
 
‘Arkadaşımla karşılaştım’
 
Müteahhitlik yapan işadamının adını da gizli tutacağım. Ancak anlattıklarını aktarmak lazım:
 
“Asistanım Belediye’den olduklarını belirten 2 kişinin ziyaretime gelmek istediğini söyledi. Randevu verdim. Geldiler ve ilçede kurulan ramazan çadırının bir gününe sponsor olur musunuz dediler. Belediye ile 50 tane işim var. Zaten böyle taleplerde mecbursunuz kabul etmeye. Gelenler de biliyor bunu. 1.000 kişilik iftar yemeği için 15 bin TL talep ettiler. Tereddüt etmeden kabul ettim. Ellerindeki bir listeye bakarak ‘Şu tarihte çadırın sahibi sizsiniz, Allah razı olsun’ dediler ve gittiler. 
 
Benim sponsor olduğum gün iftar saatinde kurulan çadırı ziyaret etmek istedim. Verilen yemeklerin kalitesini görmek istemiştim çünkü. Hayır duası alalım derken, orada orucunu açanların şikayetine maaruz kalmak istemedim. Çadıra gittiğimde benim gibi müteahhitlik yapan bir başka işadamını görmeyeyim mi? O da çadırın o günkü sponsoru olduğunu söylemez mi? Meğer aynı günü sadece bana angaje etmemişler. Kimbilir o akşam için iki kişi değil belki daha fazla da olabiliriz. Bizim birbirimizi görmemiz tamamen tesadüf oldu.”
 
Bedava reklam yapıyorlar
 
Belediyeler çadırı kurup fakir fukarayı doyurarak reklam yapıyorlar, bunu oya çevirmenin yolunu buluyorlar.
 
Üstelik bu hayır işini sponsorlara yükleyerek belediyenin kasasından 1 kuruş bile çıkartmadan bedavaya getiriyorlar, kendilerinin de bedava reklamını yapmış oluyorlar.
Böylece iki kere kazançlı çıkıyorlar.
 
Ancak bunu üçüncü bir yolla farklı bir kazanca dönüştürenler de var belli ki...
 
Aynı odayı 2 kişiye birden satan uyanık tur acentası gibi aynı günü farklı sponsorlara angaje ederek, ekstra gelir de elde edebiliyorlar.
 
Dediğim gibi bu örnek istisna mıdır, yoksa belediyelerin çoğunda bu tür uygulamalar oluyor mudur bilmiyorum. 
 
Ne diyelim, herkesin ibadetten dindarlıktan anladığı kendine...
 
Allah kabul etsin...