Gazetevatan.com » Yazarlar » Bir yılın ardından...

Bir yılın ardından...

15 Mart 2018 Perşembe


“Bin sene de okusam / Ne biliyorsun diye soracaklar bana / Haddimi bilirim derim...
 
Mevlana
 
Bu köşede 15 Mart 2017’de başlayan birlikteliğimizin üzerinden bugün tam bir yıl geçmiş bulunuyor. 
“Kaybedince Kıymetini Anlamak” başlığını taşıyan ilk yazımızda; “Yakın tarihinin belki de en zor ve sancılı dönemini yaşayan son evimiz Türkiye’nin her zamandan çok daha fazla dayanışma, karşılıklı anlayış, sevgi ve saygıya ihtiyacı olan bir zaman diliminden” söz ederek “irademiz dışında yaşanan ve Türkiye’yi etkisi altına alan olumsuz gelişmeleri geçersiz kılabilme ve bölgemizde belirleyici aktör olabilmenin en geçerli yolunun Seneca’nın anlatımı ile suyun üzerinde sürüklenen saman parçalarından çok suyun kendisi olmaktan geçtiği” görüşüne yer vermiş ve yazımızı “Kaybetmeden kıymetini anlayabilmek!” gerektiğine vurgu yaparak sonlandırmıştık.
 
Son evimiz Türkiye’ye yönelik çok yönlü/amaçlı ve çok sayıda aktörün yer aldığı yıpratma, köşeye sıkıştırma, dışlama, yalnızlaştırma kurgularının; varlığımızı tehdit noktasına geldiğinin açığa çıktığı günümüzde, iç barışımızı güçlendirerek korumak her zamandan çok daha fazla önemli ve öncelikli hale gelmiş bulunuyor.
 
Özgüveni yüksek, gücünün farkında, tarihi ile coğrafi konumunun kendisine kazandırdıklarını uygun yer ve zamanlarda kullanmasını bilen, geleceğinden emin, herkesin paylaşacağı ortak gelecek tasarım ve inşasında kararlı bir Türkiye ideali çevresinde kenetlenmenin, bu topraklarda yaşayan ayrımsız herkes için tüm farklılıklarını öteleyerek vazgeçilmez bir ödev olduğuna inanıyoruz.
Bir yıl boyunca yazılarımızda bu ödev temelinde; dış politikada hiçbir şeyin rastlantı olmadığına, görünenlerle gerçekler arasındaki farklılıklara, ülkemiz ve bölge üzerine kurgulanan orta ve uzun vadeli planlamaların neler olduğuna, çıkar üzerine kurulu dostlukların günü geldiğinde nasıl değişerek karşıtlıklara dönüşebileceğine yer vererek yönlendirici olmaktan çok aydınlatıcı ve bilgilendirici olmaya özen gösterdik.
 
Aynı özeni sorumluluğumuza emanet edilen köşemizde sürdürmek üzere Mevlana’dan bir alıntı ile başladığımız yazımızı yine Mevlana’nın dizeleri ile sonlandıralım,
 
“Sesini değil, sözünü yükselt / Yağmurdur yaprakları büyüten / Gök gürültüsü değil...
Bir yılın ardından birlikte büyüteceğimiz yapraklar için “sözümüz” ve “haddimiz” bu kadar...