Gazetevatan.com » Yazarlar » Demir İpek Yolu

Demir İpek Yolu

03 Kasım 2017 Cuma


“Ufak parçalarına ayırabildiğiniz takdirde, en güç meseleyi bile kolaylıkla çözebilirsiniz.”

Henry Ford

Dünyanın ağırlık merkezinin giderek artan bir ivme ile Asya-Pasifik hattına kaydığı günümüzde Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun, Türkiye ve Azerbaycan Cumhurbaşkanları, Gürcistan, Kazakistan, Özbekistan Başbakanlarının katıldığı bir törenle devreye alınması uluslararası işbirliğinin son dönemlerde tanık olunan en olumlu örneklerinden birisi.

Dünyanın şimdilik kaydı ile ikinci büyük ekonomisi Çin’i gelecekte doğrudan Londra’ya bağlayacak çok büyük bir projenin önemli bir parçası olan BTK hattının 13 yıllık bir emek ve sabır sonucu hayata geçmiş olmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve dönemin Ulaştırma Bakanı, Başbakan Yıldırım’ın yapıcı ve vizyoner rolleri, siyasi görüş farklılıkları ötelenerek kabul edilmesi gereken yalın bir gerçekliği ifade ediyor.

Demir İpek Yolu’nun bir parçası olan BTK, sağlayacağı ticari, kültürel, sosyal, siyasi girdilerin yanı sıra Türkiye’nin jeopolitik önemine ayrı bir pencere açarak yeni bir dinamik katıyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası ve özellikle Soğuk Savaş döneminde Sovyet yayılmacılığının Batı’ya ilerlemesi karşısında bir tür bariyer işleviyle “İleri Karakol”a dönüştürülen Türkiye, günümüzde Doğu ile Batı’yı birleştiren köprü kimliği ile coğrafyasının kendisine yüklediği olumsuzlukları aşma konusunda ayrı bir alan kazanmış bulunuyor.

Ünlü stratejist McKinder’in günümüzde geçerliğini artırarak sürdüren “Orta Asya’ya hakim olan güç, dünyaya hakim olur” tarzında özetlenmesi olası “Heartland” teorisinin pratik alana yansıdığı bir süreçte devreye alınan BTK demiryolu hattı Türkiye’nin artan önemine koşut olarak yeni rekabetlerin habercisi kimliğinde görülmelidir.

ABD’nin uzunca bir süredir çıkar odaklı ağırlık merkezini Akdeniz ve Ortadoğu’dan Asya-Pasifik hattına kaydırmış olması ve Çin’in önlenemeyen yükselişi ile birlikte Putin Rusya’sının yeniden elde ettiği küresel aktör konumundan duyduğu rahatsızlık bir arada değerlendirildiğinde Demir İpek Yolu’nun güzergah ülkelere sağlayacağı girdilerle varış noktalarındaki Batılı ülkelerle çok yönlü gelişecek ilişkiler Washington açısından uyanmak isteyeceği kötü bir rüya olmalı...

BTK’ya, değişen ve değişmesinin engellenmesi çok ta mümkün olmayan yeni bir dünyanın “Küçük ama önemi görünür gelecekte anlaşılacak, insanlık için büyük bir adım olarak Hoş Geldin” diyebiliriz.