Gazetevatan.com » Yazarlar » Eski askerler ölmezler, kaybolurlar...

Eski askerler ölmezler, kaybolurlar...

05 Eylül 2017 Salı


“Tarih iyi okunduğunda, gün ve gelecek için derslerle dolu bir hazinedir.”

İkinci Dünya Savaşının adına kitaplar yazılan, filmlere konu olan efsane generali George Patton savaş sürerken muzaffer bir komutan olarak New York’a geldiğinde kendisini selamlamak için bir milyon Amerikalı sokaklara dökülmüştü.

Ne var ki Almanya’da Mannheim yakınlarında geçirdiği ve kuşkulu olduğu iddia edilen bir trafik kazasının ardından hayatını kaybettiğinde, Avrupa’da cephede ölen hiçbir askerin cenazesi Amerika’ya nakledilmediği için ailesinin isteğine karşın bir ayrıcalık yapılmayarak Patton, Belçika’da toprağa verildi.

Renkli kişiliği, öfke patlamaları ve Ruslardan nefreti ile ünlü general, Müttefik Kuvvetler Komutanı Eisenhower ile düştüğü anlaşmazlık üzerine savaş devam ederken Almanya’da konuşlu 3’ncü Ordu Komutanlığından alınmış  ve pasif bir göreve atanmıştı.

Anlaşmazlığı tetikleyen ve Patton’un OSS (ABD Gizli Servisi) tarafından öldürüldüğü iddialarına yol açan neden Rusların, Avrupa’dan güç kullanılarak uzaklaştırılmaması halinde savaşın kaybedilmiş olacağını ısrarla söylemesiydi.

Savaşın bir başka ünlü generali, Pasifik Cephesi Komutanı, Japonya’nın teslim antlaşmasını Missouri zırhlısının güvertesinde ülkesi adına imzalayan Filipinler kahramanı MacArthur, sonraları beş yıldızlı bir general olarak Kore savaşında müttefik kuvvetlere komuta ederken Başkan Harry Truman’la anlaşmazlığa düşünce görevinden alınmış ve Amerika’ya dönmüştü.

Anlaşmazlığın nedeni MacArthur’un gereğinde Çin güçlerine karşı atom bombası kullanma talebi ve bu talebin kabul edilmemesiydi.

İngilizlerin İkinci Dünya Savaşı Afrika cephesinde El Alameyn zaferi ile ünlü generali -sonradan feldmareşal- Montgomery, Patton’la şöhret uğruna kişisel rekabeti ve arogan kişilik yapısı ile sahadaki Amerikan birliklerinin üst komutanı General Omar Bradley’in nefretini kazanmıştı.

Almanya’nın Afrika cephesindeki başarıları nedeniyle Çöl Tilkisi olarak anılan, Alman halkının taparcasına sevdiği Feldmareşal Erwin von Rommel, Hitler’e düzenlenen suikast girişiminde yer aldığı gerekçesi ile yargılanarak idam edilmek yerine şerefli bir ölümü seçmesi için Gestapo tarafından intihara zorlanmış ve cenazesi Almanya’da ulusal yas ilan edilerek tabutunun hemen arkasında Hitler’in yürüdüğü bir devlet töreni ile kaldırılmıştı.

Ayrı ülkeler ordularına mensup bu generallerin kahramanlıkları dışında ortak yönleri ise karizmatik ve medyatik oluşlarıydı.

Bu örnekleri neden verdiğimize gelindiğinde, dünyanın tüm ordularında bireyselliğin içinde eritildiği kolektif bir kimlik, emir komuta birlik ve zinciri ile mutlak itaat ve katı bir hiyerarşi vardır.  Ordular en üst komutanın emrinde isimsiz savaşçılardan oluşur ve bu sistemde starlara yer yoktur.

Yenilginin komutanın sorumluluğunda olduğu savaşlarda zaferin anonim olması ise yine tüm ordular için geçerli yadsınmaz bir ayrı kuraldır.

Son günlerde yaşanan ve TSK’yı yıpratıcı bir tartışma ile ilgili olarak umarım anlatabilmişimdir...