Gazetevatan.com » Yazarlar » Evdeki hesap...

Evdeki hesap...


“Eğer bir örs isen kendini sabit tut, eğer bir çekiç isen zamanında vur.”

G. Herbert

Çarşamba günkü yazımızda ABD’nin PYD’ye verdiği TSK envanterinde bulunmayan lazer güdümlü anti-tank füzeleri Javelin’lerden söz etmiştik.

Javelin’lerin vuruş menzilinin TSK envanterindeki tankların atış menzilinden daha uzun olduğuna dikkat çekerek bu hassas konuyu açmaya devam edelim. Ve Pentagon ile CENTCOM’un Rakka operasyonunda YPG’yi Türkiye destekli ÖSO’ya tercih nedenlerini Aristo mantığı ile irdelemeye çalışalım.

Öncelikle YPG’nin Javelin, Stinger ve taktik zırhlı araçlarla donatılması salt IŞİD’e karşı olabilir mi sorusuna birlikte yanıt arayalım. IŞİD, Irak ve Suriye ordularından ele geçirdiği az sayıda Rus yapımı T-72 tankı ile zırhlı muharebe araçlarına sahip. SDG ve bağlı olarak YPG’nin elinde halen kimi körfez ülkelerince verilen anti-tank Tow ve Milan güdümlü füzeleri var. Bunlar IŞİD’in sınırlı zırhlı gücünü İncirlik’te konuşlu koalisyon hava gücünün de desteği ile etkisizleştirmeye yeterliyken Türkiye’ye verilmeyen Javelin’ler yanıtını biliyor olsanız da acaba kime karşı diye sorabilirsiniz.

Sıra alçak uçuş yapan uçak ve helikopterlere etkili omuzdan atılan Stinger’lere geldiğinde sorun karmaşıklaşmak yerine daha da netleşiyor. Netleşiyor çünkü IŞİD’ın hava gücü hiç olmadı ve yok.

YPG elindeki füzeleri örtülü koruması altında olduğu Suriye ordusu, bu silah sistemlerini veren ABD güçleri ile Menbiç ve son olarak Afrin’de kendisine omuz veren Rusya’ya karşı kullanmayacağına göre gereği halinde geriye kalan kim dersiniz?

YPG’ye verilen silah sistemlerinin işaret ettiği olası adresi bir kenara not edip bu defa Pentagon generallerinin YPG ve ÖSO’ya bakış açılarını değerlendirmeye çalışalım.

ÖSO, hiyerarşik yapı ve komuta-kontrol sistemi zayıf, disiplin açısından sorgulanabilecek farklı hatta rakip gruplardan oluşan heterojen bir silahlı güç. PKK’nın Suriye izdüşümü olan YPG ise homojen, ÖSO’ya oranla disiplinli ve güçlü bir hiyerarşik yapıya sahip. Üstelik eğitimlerini de Amerika’lılardan alıyor. Salt bu açıdan bakıldığında Pentagon’un tercihi sonuç alma bağlamında anlaşılır gibi görünse de sorun askeri bakış açısının çok dışında ve üzerinde. Çünkü Türkiye’nin ABD’ye ilettiği alternatif Rakka harekat planı bir yana PYD/YPG etnik ayrılıkçı bir terör örgütü ve gelecek tasarımları ABD’nin ısrarla savunduğu Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana değil.

Afganistan’da Rus işgalini Taliban’ı yaratarak sonlandıran ancak yarattığı bu ejderha ile yıllardır mücadele eden ABD, Suriye’de üzerinde kuluçkaya yattığı yumurtadan ne çıkacağını bilmeyecek kadar deneyimsiz ve öngörüsüz olabilir mi?

Bu sorunun yanıtı evet olamayacağına göre ABD, Suriye özelinden yola çıkarak bölgede, üstelik Türkiye’yi beka sorunu olarak nitelediği bir konuda karşısına alarak ne yapmak istiyor?

Son anda Afrin’de Rusya’nın da dahil olmasıyla YPG’nin Suriye borsasında değerinin yükselmesi de bu fotoğrafa eklendiğinde yanıt çok açık değil mi?

Biz yine de Washington’daki hesabın Suriye ve Orta Doğu’nun kaygan, değişken ve kırılgan çarşısına uymayacağını tek yönlü olsa da dostluk adına ABD’ye hatırlatalım. 90’lı yıllarda Irak’ta tüm dengeleri değiştiren İncirlik ve Pirinçlik merkezli Çekiç Güç harekatında Türkiye Örs’tü. Şimdi ise ne zaman ve nasıl vuracağını çok iyi bilen bir Çekiç var.