Gazetevatan.com » Yazarlar » Çok daha sert şarkılar

Çok daha sert şarkılar

01 April 2018 Sunday


Geçtiğimiz hafta sonu alternatif müzik sahnesine son dönemde yaptığı işlerle sanatsal bir dokunuş da getiren In Hoodies’in Tantana Records etiketiyle yayımlanan Circling The Cage EP’sinin Salon İKSV’de gerçekleşen lansman konserindeydim. Dört şarkıdan oluşan EP, In Hoodies’in çok daha sert ve asabi bir müzikal tavra sahip olmaya başladığının kanıtydı. Bu asabilik olumsuz değil, tamamen sesi daha yüksek çıkan enstrümanlar, çok daha hırçın şarkı sözleri ve vokal tekniği olarak tanımlanabilir. Vokal Murat Kılıkçıer’in projesine adını verdiği metafor kapüşon artık başından çıkmıştı. Vibes İstanbul stüdyolarında kaydedilen albümde müzisyen olarak Yasemin Özler, Feryin Kaya, Todd Gibson, Murat Yakupoğlu, Memet İncili ve Ozan Bankoğlu imzalarını da görüyoruz. EP’nin kapak çalışması ise Kerem Ardahan ve Big Baboli Print House’a ait.

EP’nin giriş şarkısı No Tabula Rasa’da synth’ler şarkıya yenilik yerine tam bir kişilik katmış. Aynı şekilde That’s’deki gitar trafiğinin dinleyicisini harekete geçiren kuvvette olduğu kesin. It’s Alright ise solo gitar, yaylılar ve sakin vokalleri ile 90’lardan bugüne gelen grunge türünde bir balat dinliyormuşuz hissi veriyor. Aslında bir bakıma In Hoodies’in biraz depresif tavrını da EP’de en derinden hissettiren şarkı.

In Hoodies, Circling The Cage lansmanına çok da sıkı hazırlanmıştı. Ana akımdaki birçok rock grubunun es geçtiği ayrıntılar o gece bizi selamlıyordu. İçeri girer girmez grubun merch standına hayranlıkla baktık. Özel olarak tasarlanmış afiş, çanta ve sticker’lara bayıldık. Albüm kapağındaki karakterler koleksiyon bebek olarak alınmayı bekliyordu. Yine EP için özel tasarım plaklar da gözden kaçmadı. Lansman konserinin sadece yeni şarkılar söymekten ibaret bir etkinlik olmadığını, umarım günün birinde şarkıları milyonlarca dinlenen müzisyenlerimiz de anlayacak. 

Krakow Loves Adana’nın minimal sesleri

Yaklaşık bir yıldır dönüp dolaşıp dinlediğim Hamburg merkezli grupla sizi de tanıştırmak isterim; Kraków Loves Adana. Hamburg’daki bir gece kulübünde tanışan Deniz Çicek ve Robert Heitmann kısa süre içinde müzik yapan bir çifte dönüşür. Ailelerinin Almanya’ya göçtükleri şehirlerin adı da gruplarının adını oluşturur. Çiçek bu buluşmayı şöyle tarif eder “Aşk nereden geldiğinizi sormaz, nereye gitmek istediğinizi sorar.” Yeni albümleri ‘Songs After The Blue’ ise online müzik kanallarında dinlenebiliyor. Deniz’in kaotik ve retro bir ses tonu var. Grubu dinlerken melankolik bir tavır takınıyorsunuz, şarkıların nakaratında ise birden güneş aydınlanıyor. Tıpkı Almanya’da geçen uzun bir gecenin başı ve sonu gibi... Indie rock türünde müzik yapan grubun gitarları yine Deniz’den, Robert da synth ve gitar çalarak sahnede. Son albümden favori şarkılarım ise Rapture ve Hamburg.

Grubu yeni keşfedenler içinse önerilerim False Alarm ve Dirt Drug parçaları... Minimal sound sevenlerdenseniz, bu grubu es geçmeyin. Umarım İstanbul’da da günün birinde canlı dinleyebiliriz.