Gazetevatan.com » Yazarlar » Kimliğini açıklamayan insanlar mutsuzdur

Kimliğini açıklamayan insanlar mutsuzdur

08 Nisan 2017 Cumartesi

Yüzüklerin Efendisi ve Hobit’in yıldızı Sir Ian McKellen, İstanbul Film Festivali’nin konuğu olarak geçtiğimiz gün Zorlu PSM sahnesinde bir söyleşi gerçekleştirdi. British Council tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında McKellen, Serdar Biliş ile oyunculuk kariyeri ve aktivistliği üzerine konuşurken biz de oradaydık...


İzlediğim en iyi tiyatro oyunu olarak 2011 yılında İKSV’nin İstanbul’a getirdiği Kevin Spacey’nin başrolünde olduğu III. Richard’ı söylerim. İngiltere ya da Amerika’da o büyük tiyatro sahnelerinin kapısından içeri daha girememiş bir izleyici olarak hayal ettiğimden daha da etkileyici bir performans ile karşılaşmıştım. Sene 2017; İKSV İstanbul Film Festivali kapsamında ülkemize gelen Sir Ian McKellen, karşımızda. William Shakespeare’ın oyunları hayatına yön vermiş bir oyuncu. İngiltere’de en görkemli tiyatro salonunda, en ön sırada oturup, sahnede onu izlemekten çok daha önemli bir an yaşıyoruz. McKaellen, bize Shakespeare’den bölümler oynuyor hemen ardından ise hayatının dönüm noktalarını paylaşıyor. O sırada sanki İstanbul’da değil de Londra sokaklarında geziniyoruz. Bir oyuncunun zihninde nelerin var olduğunu, onu hayata karşı bu kadar olumlu ve gururlu yapan temel taşların neler olduğunu dinliyoruz. İşte McKellen’ın ‘Sahne, Beyazperde ve Meydanlar’ başlıklı konuşmasından anekdotlar...

- İlk kez 3 yaşındayken bir tiyatro oyununa gitmiştim. Eve döndüğümde prodüksiyonu eleştirmeyi başlamışım ve sahnede bundan daha iyi olacağımı belirtmişim.

- Shakespeare’ın metinlerini oynamak bana her zaman ilham verdi. O metinlerinde hepimizi tanıyordu, insan doğasını ve karakter analizini yıllar öncesinden icat etmişti. Tüm duyguları biliyor gibiydi. Bunları fark ettikten sonra bir oyuncu olarak da dünyaya daha farklı bakıyorsunuz. Oyuncu olduktan sonra insan olmayı anlıyorsunuz.

- Hollywood’dan ilk başrol teklifim Tom Cruise’un Görevimiz Tehlike filminin ikincisi için gelmişti. Kötü adam rolünde beni görmek istiyorlardı. Görüşmeye gittiğimde senaryoyu gösteremeyeceklerini belirttiler. “Okumadığım rolü oynayamam” dedim ve rolü kabul etmedim. Ajansım bu konuda çok kızdı bana, oyunculara güvenmedikleri için senaryoyu göstermiyorlardı. Ama bu benim için şans niteliğindeydi hemen ardından X Men’de Magneto rolü ve Yüzüklerin Efendisi’ndeki Gandalf rolü geldi. Hepsini kabul ettim. Eğer sadece Görevimiz Tehlike’ye onay verseydim bu rolleri oynayamaz ve şu an karşınızda olamazdım.

- 49 yaşıma kadar gay olduğumu açıklayamadım. Çünkü İngiltere’de bu suç olarak görülüyordu. Kendimi bir yalancı gibi hissediyordum, bazen delirecek gibi oluyordum. Kimliğimi açıkladıktan sonra ise film kariyerim coştu. Çünkü insanlar dürüst kişileri her zaman sever. Geri dönüp baktığımda tüm yaşadıklarım çok komik geliyor. Mesela son oynadığım film Güzel ve Çirkin’de iki erkeğin dans ettiği bir sahne olduğu için Malezya ve Alabama’da yasaklandı. Rusya’da 17 yaş sınırı getirildi. Aklım almıyor. Ben otorite hiç sevmem ve itaat etmek asla istemem. Kimliğini açıklamayan insanlar keyifsiz ve mutsuzlardır. İnsanlara kim olduğunuzu açıklamanız gerek.

- Türkiye’ye bu kadar geç geldiğim için pişmanım. Daha düz bir şehir bekliyordum ama burası tepelerden oluşuyormuş. Ayasofya’ya gittim ve büyülendim. Çok fazla yer gezemedim ama çok fazla insanla tanıştım. Zaten bir şehri en iyi keşfetmenin yöntemi budur. Türkiye’nin başka şehirlerini de gezmek istiyorum, bir daha geleceğim.