Gazetevatan.com » Yazarlar » Süper güç brokoli

Süper güç brokoli

19 Ocak 2013 Cumartesi

Kalp cerrahı Prof. Dr Yavuz Yörükoğlu brokolinin, özellikle filizinin faydalarına şahit olan bir bilim insanı. Üniversitede kitaplarını okuduğumuz babası Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu sayesinde tanışmış brokoli filiziyle...


Nobel ödüllü bilimadamı ne dedi, ne anlaşıldı?

Doktor James Watson 1953’de DNA’nın yapısını bularak genetik biliminin önünü açan bilim adamlarından biri. Nobel ödüllü. Aynı zamanda uzun yıllar Harvard Üniversitesi’nde kanser üzerine dersler vermiş. Tüm bilim dünyasının saygı duyduğu, ikon haline gelmiş bir isim. Ona karşı çıkmak kimsenin haddi değil! Geçtiğimiz hafta 84 yaşındaki bilim adamı ABD’de kanserle savaşta, "niçin hâlâ çok başarılı değiliz" tartışmaları sürerken uzun süren çalışmalarını yayımladı ve çok ses getiren bir hipotez de öne sürdü. Hipotezi özetle şöyle:



* "Radyoterapi ve kemoterapi sırasında kanser hastalarının vücudunda serbest radikaller oluşuyor. Bu serbest radikaller kanser ilaçlarının etkisini artırıyor. Herkes antioksidanların harika olduğunu düşünüyor. Ama belki de kanser tedavisi gören kişiyi yüksek antioksidan içeriği olan yiyecekler ve desteklerle beslemekle hastanın tedavisini engelliyoruz."
Watson’ın herhangi bir yiyeceğin sağlıklı kişide kansere yol açacağı gibi bir savı yok. Kanser hastalığı ve tedavisiyle ilgili öne sürdüğü bilimsel bir görüş var. Ardından kanserle ilgili yoğun araştırmalar yapan bilimadamları da bu yayında çok ilginç fikirler olduğunu ancak şimdiye kadar araştırılıp kanıtlanmış bazı bilgilerle de çeliştiğini kendi isimlerini vermeden açıkladılar. Belli ki kimse bu kadar değerli bir bilimadamına karşı olmak istemiyor, bu kadar parlak bir zekaya karşı söz etmekten kaçınıyor. Çünkü Watson yayınıyla hâlâ yaya olunan kanser tedavisinde araştırmaların çok yönlü olmasını, yeni boyutlar kazanmasını sağlayacaktır.
Serbest radikal ve antioksidan nedir bilmeden Watson’la ilgili haberi anlamak, onun gerçekte ne dediğini aktarmak, yorumlamak tehlikeli. Haydi gelin, neymiş bunlar tekrar edelim:

Serbest radikal nedir?

Her canlı hücrenin hayatta kalabilmek için oksijene ihtiyacı var. Ancak oksijenin aynı zamanda tehlikeli bir yanı da var. Normal biyokimyasal reaksiyonlarda dengesiz hale gelip çevredeki molekülleri okside edebiliyor, hücrelerin yapısını bozabiliyor. Bu okside olmuş, birer elektronu eksik moleküllere serbest radikal deniyor.

Antioksidan nedir?

Serbest radikaller vücudumuz için en tehlikeli toksinler. Kansere, damarsal yapı bozukluklarına, yaşlanmaya neden oluyorlar. İşte bu oksidan moleküllerle savaşıp onları yok eden, zararsız hale getirilmesini, vücuttan atılmasını sağlayan kimyasal maddelere de antioksidan deniyor.

'2-3 ay ömür biçilen babam brokoli
filizi sayesinde 2 yıl daha yaşadı’


Doktor Bey, sizin brokoli filiziyle tanışma öykünüz çok ilginç....



Evet. Benim brokoli filizi ile tanışmam bundan 9-10 sene önce babam Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu’nun pankreas kanserine yakalanması ile oldu. Babam annemin ölümünden sonra pankreas kanserine yakalandı. Aşırı üzüntü... İleri safhada pankreas kanseri teşhisi konan babama herhangi bir tedavi de uygulanamadı. Tam o sırada Amerika’dan bir doktor arkadaşım bana Johns Hopkins Üniversitesi’nde sulforafan ile ilgili yapılan çalışmalardan bahsetti. Ben hemen Johns Hopkins Üniversitesi’nden Prof. Dr. Paul Talalay ile temas kurdum ve büyük yardımlarını gördüm. Johns Hopkins Üniversitesi’nden temin ettiğimiz patentli özel brokoli tohumlarından üretilen filizlerle babama bir tedavi başladık ve çok başarılı bir sonuç elde ettik. 2-3 ay ömür biçilen babam 2 yıl daha yaşadı ve kanserden değil, ama 76 yaşında bir böbrek hastalığından öldü.

Pankreas kanseri yaşam süresi en kısa olan kanser türlerinden ne yazık ki. İki yıl uzun bir zaman. Yani brokoli filizi sayesinde babanızın ömrü uzamış, öyle mi ?
Kesinlikle. Zaten son yıllarda brokoli filizinin etken maddesi ’sulforafan’ın gerek tek başına, gerekse bazı kemoterapi ilaçları ile birlikte kullanımının pankreas kanserine ve kanser hücresi üreten “kanser kök hücrelerine” karşı son derece etkili olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.

Peki, ne kadar yedirdiniz?
Babam kanser hastası olduğu için bir hayli yüksek dozda verdik. Günde 150 mg sulforafana muadil 100 -150 gr kadar brokoli filizi ve beraberinde günde 200-300 mg kadar Johns Hopkins Üniversitesi’nden gelen brokoli filizi “ekstresi” verdik. 3 ay içinde pankreastaki tümör yarı yarıya küçüldü, 6 ayda yok oldu.

Sağlıklı kişilerde Amerikan Kanser Derneği ( ACS ) başta brokoli olmak üzere brassica türü sebzelerden haftada en az 3 kez yenilmesini önermektedir.
Brokoli filizi hâlâ üretiliyor mu? Siz yetiştirmeye devam ediyor musunuz? Kendiniz de yiyor musunuz?
Brokoli filizi dünyada toplam 19 merkezde “Broccosprouts” adı altında üretilip pazarlanmaktadır.

Ülkemizde de Johns Hopkins Üniversitesi patenti ve lisansı ile (Agrimed Biyoteknoloji Ltd. firması tarafından) Broccosprouts üretimi başlamıştır. Sağlıklı beslenmemizin önemli bir parçası olarak gördüğümden ben ve ailem neredeyse her gün brokoli filizini salatalarımıza ilave etmek suretiyle yiyoruz.
Son günlerde basında antioksidanların ve brokoli gibi sebzelerin kanser yaptığı üzerine haberler çıktı. Bu konuda sizin görüşleriniz nedir ?
Bu haberleri ben de gördüm. Ancak haberin orijinalinde antioksidanların bazı kanser ilaçlarının etkilerini azalttığı gibi zaten tartışmalı olan bir iddia bizde “Brokoli Kanser Yapıyor” diye geçti. Çok üzücü. Brokoli ve içeriğindeki etken madde “sulforafan’ın” antikanserojen etkileri dünyanın en saygın üniversitelerinde yapılan yüzlerce bilimsel çalışma ile tartışmasız olarak ispatlanmıştır. Hastalarımız ve okurlarımızın içi rahat etsin. Gönüllerince brokoli ve benzeri antioksidan deposu taze meyve ve sebzeyi bol bol yesinler.

Brokoli filizinin 50 gramı 2,5 kilo brokoliye eşit

George W. Bush gibi brokoli sevmeyenler grubundaysanız hiç üzülmeyin. Rahatlıkla brokoli filizi yiyebilirsiniz. Tabii bulabilirseniz! Brokoli son yıllarda uluslararası bilimsel toplantılarda en çok konuşulan sebzelerin başını çekiyor. İçerdiği sulforafan adlı madde kansere karşı bir “süpergüç” olarak tanımlanıyor. Tam mevsimi, bol bol tüketmeye çalışın. Zaten bu yazıyı okuduktan sonra George W. Bush’a burun kıvırıp, brokoli almaya gideceğinize eminim. Yalnız dikkat; pişirirken buharda kısa süreli pişirme yöntemini tercih etmelisiniz. Çünkü kaynatınca sulforafan önemli oranda yok oluyor.

Brokolinin süper güç olma hikayesi

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bilim adamlarının insan vücudundaki koruyucu enzimleri uyaran, kimyasallardan zengin kaynakları bulmak için 1992 yılında başlattığı çalışmada birçok sebze incelemeye alınmıştı.
Aynı yıl Dr. Paul Talalay ve ekibi brokolinin sağladığı sağlık faydalarının birçoğunun kaynağı olarak sulforafan molekülünü tanımladı. İlk araştırmaların ardından bazı brokoli çeşitlerinin içeriğindeki sulforafan molekülünün yararlı özellikleri keşfedildi.
Ancak sulforafan molekülünün miktarı brokoli türleri arasında farklılık gösteriyordu ve Johns Hopkins Üniversitesi bilim adamları sabit bir kaynak bulmak üzere çalışmalarını yoğunlaştırdılar. Laboratuvar ortamında bir araya getirilen 22 farklı tür brokolinin geleneksel tarım yöntemleriyle birleştirilmesiyle sulforafan bakımından oldukça zengin yeni bir brokoli türü ortaya çıkarıldı. Söz konusu brokoli türünde koruyucu bileşen konsantrasyonunun 10 kata kadar artabileceği de saptandı. Sürdürülen araştırmalarda tarihler 1997 yılını gösterdiğinde, bu brokoli türünün tohumdan yeni çıkmış 3-4 günlük filizlerinin erişkin brokoli sebzesine göre sulforafan açısından 10-100 kat daha konsantre olduğu anlaşıldı. Bu çalışmaların ardından John Hopkins Üniversitesi sulforafan içeren bitkisel ekstrakta, SGS adı ile lisans ve patent aldı. Son yıllarda bilim dünyasında sulforafan konusundaki büyük ilgi ile birlikte 600’ün üzerinde bilimsel çalışmada sulforafanın farklı özellikleri değerlendirildi. Brokoli filizi ve sulforafan üzerinde yapılan araştırmalar hızla arttı ve bu molekülün vücudun kanser hücreleri ile mücadele eden bağışıklık sistemimiz üzerine olan etkileri daha da iyi anlaşılır oldu. Sulforafanı klasik bir ilaca dönüştürme çalışmaları devam ediyor.