Gazetevatan.com » Yazarlar » Sıradanlığın hafifliği...

Sıradanlığın hafifliği...

28 Nisan 2014 Pazartesi


Eski duygular - yeni durumlar ve duygulardan nereye kadar geldik. Nereye kadar? Sıradanlaşmanın dayanılmaz hafifliğine kadar!

“Yani sıradanlaşmak da bazen iyi gelir insana... Aslında her zaman iyi gelir de! Boşluğa düşmek an meselesidir, dikkatli olmak lazım!” diye yazdım ya, konuya gelişimiz bu yüzden...

Sözümün arkasındayım: Sıradanlaşmak insana her zaman iyi gelir. Nasıl iyi gelir? Nasıl iyi geldiğini anlatmak için önce sonuçlarına bakalım.

Şöyle:

Eskisi gibi/kadar üzülmezsin...

Eskisi gibi/kadar acı çekmezsin...

Eskisi gibi/kadar kapris yapmazsın...

Eskisi gibi/kadar kıskanmazsın...

Eskisi gibi/kadar güzelliğinle bozmazsın...

Eskisi gibi/kadar yaşlandığına takmazsın...

Bütün bunlara karşılık:

Daha keyifli...

Daha neşeli...

Ve daha huzurlu olursun...

İyiymiş değil mi?

Sonuçlar iyi de... Şimdi başa dönelim. Yani nasıl sıradanlaşacağına:

Bir kere kendinle ilgili vardığın bütün kanıları sıfırlayacaksın.

Mesela:
Kendini çok iyi biri mi sanıyorsun?

Yalan söylemediğini...

Genç gösterdiğini mi sanıyorsun?

Etkileyici baktığını...

Çok akıllı olduğunu...

Her şeye layık olduğunu mu düşünüyorsun?

Güzel sevdiğini...

Fedakâr olduğunu...

Güzel popolu olduğunu falan...

Herkese layık olduğunu...

Pardon, bazılarının sana layık olduğunu...

Kusura bakma ama;

Hiiç öyle değilsin.

Gerçekten de sandığın gibi değilsin.

Hepsinden birazsın...

Biraz ağır kaçacak ama;

Kendine atfettiğin her özellikte, işine geldiği zaman işine geldiği kadarsın.

Ortalamasın yani. Sıradan!

Gerçek bu!

İşte bunları, gerçek kendini teşhis edebilirsen ve bunu kabul edebilirsen... Ve tabii işi, “O zaman ben bir hiçim”e götürmezsen... Boşluğa düşmezsen...

Sıradanlığın tadına varırsın. Üzerindeki bütün yükler kalkar. Doğal hâline dönersin.

Ne mesela?

Mesela sandığın kadar fedakâr olmadığını idrak edersen, insanlara bunun bedelini ödetmeye kalkışıp kendini de başkalarını da germezsin.

Mesela sandığın kadar güzel sevmediğini idrak edersen, karşındakine de kapris yapmazsın.

Mesela sandığın kadar masum olmadığını idrak edersen, başkalarını eleştireceğine, ders çıkarırsın. Çirkinleşmezsin...

Falan filan...

Tabii bütün bunlar için burnunun sürtülmüş olması lazım.

E, yeteri kadar sürtüldü herhâlde!