Gazetevatan.com » Yazarlar » Taşınıyormuş gibi...

Taşınıyormuş gibi...

07 Nisan 2014 Pazartesi


Geçenlerde, “ağustos’a yapılacaklar” listesi yazmıştım ya..

Orada, “baharda yapılması gereken 50 şey listesinden en az 3’ü en fazla 10’u yapılacak” diye bir madde vardı.

Hemen dün bir yayınlanmış liste buldum.

İşte, gülümseyin, yürüyüş yapın falan diye başlayan... Ama son madde gayet ilginçti. Hiç böyle bir şıkka rastlamamıştım. Bakın ne?

“Taşınıyormuş gibi yapın.”

Hadii...

Daha bu başlığın altını okumadan, fikir hem ilgimi çekti hem de hoşuma gitti. Ben taşınmayı sevenlerdenim çünkü.

Severim. Hiç gözümde büyümez.

Taşınmak deyince aklıma gereksiz ve eski eşyalardan kurtulmak ve yenilenmek gelir. Duygu olarak da temizlik, arınma, kurtulma hatta arkada bırakmayı yani rahatlamayı hatırlatır.

Dolayısıyla “Taşınıyormuş gibi yapın”ın altından, fazlalıklarınızdan kurtulun, bahar temizliği yapın gibi şeyler çıkacağını sandım.

Ve okudum:

- “Yapılan araştırmalar, yaşadığı semtten 1 ay içinde taşınacağını düşünerek hareket etmeleri söylenen insanların gerçekten değiştiklerini gösteriyor.”

Aynen bu yazıyordu.

Ha, değişip de ne oluyor? O yok!

Herhâlde iyi bir şey oluyor ki, o listede yer almış diye akıl yürütmekten başka çare yok.

Da...

İnsanda ne gibi değişiklikler oluyor acaba?

Ayrıca dikkat ettiyseniz, böyle bir araştırmanın niye yapıldığına hiç girmiyorum.

İtinayla...

Bir de, bizim memlekette insanlar bir daha dönmeyeceklerini, bir daha gelmeyeceklerini bildikleri yerlere karşı hoyratça davranırlar.

Atarlar, dökerler, hatta...

Bir daha karşılaşmayacaklarını bildikleri insanlara karşı da böyledirler.

Saygısız, umarsız...

Adam iş yerinde çok kibardır, uysaldır, trafikte dünyanın en kaba adamı olur mesela... Seni bir daha görmeyecek ya, çok rahat çirkinleşir.

Ama öte yandan, hiç tanımadıklarıyla ilgili fanteziler kurmak da var!

Üstelik onlara karşı gayet özenlidirler!

İtinayla...

Yani yeter ki, kimse görmesin, duymasın, bilmesin...

Kimsenin görmediği yerlerde, kimsenin bilmediği kimselerle, kimler, kim bilir neler yapıyor?
Ancak...

Şunu da öğrendik ki:

Bu gökkube altında hiçbir şey de gizli kalmıyor!

Nereden nereye geldik yine?

Taşınıyormuş gibi yapmaktan...

Yok yok... Ben yine ve hâlâ taşınmaktan arınmayı anlıyorum. Eskileri atmayı...

Ne rahatlarsın atınca...

Attıkça rahatlarsın.

Saç kestirmek gibi. Kestirdikçe hafiflersin ya...

Saçları mı kestirsek?

Kısacık!

Yoksa kısa saçlıymış gibi mi yapsak?

Tıh!

Daha sıkı bir hayal bulalım.

Başka neymiş gibi yapsak?