Gazetevatan.com » Yazarlar » Arap kadınlar kara çarşafı atıyor

Arap kadınlar kara çarşafı atıyor

25 Mart 2018 Pazar


Suudi veliaht prens kadınların kara çarşaf giymek zorunda olmadığını açıkladı. İran’da kadınlar başörtüsü takmamak için sokağa döküldü. Körfez’de kadınların seslerini duyurma zamanı.
 
Körfez’in yasaklar ülkesi olarak bilinen Suudi Arabistan’da bir süredir hava tersine döndü. Kral Selman geçen Haziran’da veliaht prens olan yeğenini azletti, yerine 6. oğlunu getirdi. 32 yaşındaki o yeni veliaht prens Muhammed bin Selman da bir anda ülkeyi değiştirmeye başladı. Dakika bir gol bir “Ilımlı İslam’a dönülmeli” çıkışıyla dikkat çekti. Ardından da reformlar geldi. Dünyada kadınların araba kullanamadığı tek ülkeydi Suudi Arabistan. Önce bu yasağın Haziran itibariyle kaldırılacağı duyuruldu. Çok geçmeden kadınlar arası spor turnuvaları başladı. Yıllardır yasaklı olan binlerce kadın spor yapmaya adeta akın etti. Ocak ayında kadınlar stadyumda futbol maçı izledi. Yanlarında erkek olmadan da maça gidebilecek olmaları onlar için devrim niteliğindeydi. Sosyal alandaki bu değişimler, kıyafetlerde devrimi de getirdi.
 
Kara çarşaf zorunluluğu kalkıyor
 
Veliaht Prens geçen hafta yatırım turları için yanındaki kalabalık heyetiyle Washington’a çıkartma yaptı. Burada da CBS televizyonuna verdiği bir röportajda bir soru üzerine kadınların ille de kara çarşaf giymek zorunda olmadığını, şeriat kanunlarının gayet açık olduğunu söyledi. “Saygılı ve düzgün giyinmeleri yeterli,” dedi. Herkesi şaşırttı. Zira Suudi Arabistan’da yıllardır siyah çarşaf zorunlu. Hatta sokakta denetimler var. Süslü, vücut hatlarını belli eden veya renkli çarşaflar dahi giyilmiyor. Suudi kadınları için bu karar ne kadar uygulanır, sınırlar ne kadar esnetilir bilinmez. Ancak şüphesiz bu hamle hem kadınların giyim serbestisi hem de moda adına büyük önem taşıyor. Üstelik Arap dünyasındaki kadınların giyim kuşamı açısından büyük bir devrimin de habercisi olabilir. 
 
Milyarlarca dolarlık bir pazar
 
Suudi Arabistan’dan gelen haber, gözü Arap kadınının üzerinde olan moda dünyasının iştahını kabarttı. 2030 itibariyle nüfusun dörtte biri Müslüman olacak. Üstelik para harcamaya da bayılan bir grup. Müslüman tüketicilerin 2015’te 243 milyar dolar olan kıyafet harcamalarının, 2021’de yüzde 51’lik artışla 368 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 
Arapça yayımlanmaya başlayan Vogue dergisi bunun en önemli göstergesi oldu. Kadını birey olarak ön plana çıkaran, içindeki yanıp tutuşan moda aşkını perçinleyen bir yayın neticede. 
Derginin başına da çok sembolik bir isim getirildi: Suudi Kraliyet ailesinin dik başlı gelinlerinden Prenses Deena Aljuhani Abdülaziz. New York’ta yaşayan 43 yaşındaki prenses çarşaf giymeyi reddeden, tarzıyla dikkat çeken bir isim. 
 
Artık onların da özel moda haftaları var
 
Vogue Arabia Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Lübnan’da satılıyor. Zira tüm bu ülkelerde lüks tüketim de moda da hayli gündemde. Birçok ünlü marka şube üstüne şube açıyor. Mesela Nike başörtülü sporcular için bir koleksiyon hazırladı. Reklamını da Dubai sokaklarında koşan başörtülü bir kadının görüntüsüyle yaptı. Birçok markanın bu tür atılımları var. Bunu ilk yapanlardan biri de 4 yıl önce Ramazan koleksiyonu çıkaran DKNY olmuştu. Onu birçok farklı skaladan, farklı marka takip etti. 2015’ten bu yana hem İngiltere’de hem de ABD’de başörtülü modelleri podyumlarda görmeye başladık. Şubat 2017’de ise Londra’da ilk kez ‘muhafazakar’ moda haftası düzenlendi. Birçok farklı ülkeden 40’tan fazla tasarımcı modellerini tanıttı.
 
 
İranlı kadınlar tepki gösteriyor
 
İran’da ise bir süredir kadınlar Beyaz Çarşamba gösterileri düzenleyip başörtüsü yasağını protesto ediyor. Kalabalık içinde başörtülerini çıkarıp bir sopaya bağlayıp sadece duran kadınların sayısı artıyor. Protestolar sürerken İran Cumhurbaşkanı Ruhani çok sembolik bir adım attı ve 2014 yılında yapılan bir araştırmanın sonuçlarını yayınlamaya karar verdi. Buna göre hükümet kadınların ne giyeceğine karışmamalı diyenlerin oranı 2006’da yüzde 34’ken, 2014’te yüzde 49’a yükselmiş. Üstelik İranlı kadın-erkeklerin yüzde 49,8’i başörtüsünün özel bir mesele olarak görüyormuş. Ruhani her ne kadar ılımlı bir lider olsa da ülkedeki radikallere karşı şimdilik en fazla bu kadar adım atabiliyor. 
Ancak verilen bir önemli karar daha vardı. Normalde başörtüsü yasağını delen kadınlara hem para hem de hapis cezası veriliyordu. Aralık ayı itibariyle hapis cezası kaldırıldı. Rehabilitasyon zorunluluğu getirildi.