Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli mesajlar

AA |  03 Temmuz 2019 Çarşamba - 18:09 | Son Güncelleme : 03 07 2019 - 20:02

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'deki uluslararası öğrencilere "Biz, sizleri ülkenize döndüğünüz zaman Türkiye'nin ülkenizdeki misyon şefleri olarak görüyoruz." dedi.


Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 8. Uluslararası Öğrenciler  Mezuniyet Töreni'nde konuştu.

Konuşmasına, "Buradan Birleşmiş Milletler Salonu'nu andıran bu güzel  kardeşlik tablosundan, dünyanın dört bir yanındaki gençlerimizi özellikle  selamlıyorum." diyerek başlayan Erdoğan, mezuniyet törenleri vesilesiyle bir  araya geldikleri bin 500 öğrenciyi ayrı ayrı tebrik etti. Erdoğan, Türkiye  burslarıyla üniversitelerde halen öğrenim gören tüm uluslararası öğrencilere  başarılar diledi.

Türkiye'de eğitim öğretim gördükten sonra 165 ayrı ülkede kendi  halklarına hizmet veren tüm mezunlara da selam gönderen Erdoğan, aileleriyle  birlikte burada bulunan mezunlara Türkiye'de bir kez daha özellikle bu  yaşadıkları süreci mutluluğa çevirmeleri dileğinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu salonda geleceğin bakanlarını,  başbakanlarını, siyasetçilerini, sanatçılarını, inşallah Nobel ödülleri alacak  bilim adamlarını görüyorum. Bu salonda eserleriyle, çalışmalarıyla hem kendi  ülkelerine hem de tüm insanlığa hizmet edecek gönül neferlerini görüyorum. Rabbim  yolunuzu, bahtınızı açık eylesin." diye konuştu.

Uluslararası öğrencilerin ve mezunların her birini büyük Türkiye  ailesinin birer mensubu ve aynı zamanda kendi ülkelerindeki doğal temsilcileri  olarak gördüğünü ifade eden Erdoğan, "Türkiye bursları ve kendi imkanlarıyla  ülkemizde eğitim öğretim gören gerek mezunlarımıza gerek öğrencilerimize  milletimizin kalbi de devletimizin kapıları da daima açıktır. Biz sizleri hiçbir  zaman unutmayacağız, sizlerin de bizi daima kalbinizde yaşatacağınıza  inanıyorum." dedi.

Programın başlangıcından bugüne kadar Türkiye bursları vasıtasıyla  ülkede eğitim öğretim gören mezunların sayısının yaklaşık 150 bin civarında  olduğunu belirten Erdoğan, bu vesileyle uluslararası öğrenci projesinin çeyrek  asır önce temellerini atan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı rahmetle yad ettiğini  söyledi. Erdoğan, son 7 yıldır Türkiye bursları adıyla yürütülen bu hayırlı işin  programında emeği geçenlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye burslarına sadece bu yıl dünya genelinde yaklaşık 147 bin  başvurunun olması, atılan hayırlı adımın dalga dalga büyüyerek amacına ulaştığını  gösteriyor. Türkiye burslarına en çok başvurunun Suriye, Filistin, Afganistan,  Yemen, Irak, Somali, Myanmar gibi ciddi sıkıntılarla boğuşan yerlerden gelmesini  programın asli gayesine ulaşmasının işareti olarak görüyorum. Yükseköğrenimde  küresel düzeyde bir fırsat eşitliği haline dönüşen burs programımızı geliştirerek  sürdürmekte kararlıyız. Ülkemizde halen kendi imkanlarıyla veya burslu olarak  eğitim gören 182 ayrı ülkeden 150 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği  yapıyoruz. Ülkemizdeki üniversitelerden de uluslararası öğrencilerin akademik ve  sosyal ihtiyaçlarını daha fazla karşılayacak şekilde kapasitelerini  geliştirmeleri için gayret göstermelerini bekliyorum. Hedefimiz 2023'te  uluslararası öğrenci sayımızı 200 bine çıkarmaktır. Dünyanın en kadim eğitim  kurumlarına ev sahipliği yapan bu toprakları inşallah yeniden en ön sıralara  çıkaracağız. Üniversite sayımızı 76'dan 206'ya çıkarmakla, akademisyen sayımızı  70 binden 166 bine yükseltmekle bunun ilk adımlarını attık."

"Japonya'daki örnek"

G20 zirvesinde Japonya'da bulunduğunu anımsatan Erdoğan, Japonya'daki  800 üniversitenin yüzde 10'u, yani 80 tanesinin sadece kızlardan oluşan kadın  üniversitesi olduğunu aktardı. Bu üniversitelerden biri tarafından şahsına fahri  doktora unvanı verildiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii 80 üniversitenin bu şekilde olması, kreşten alıp ilk, orta,  lise ardından da üniversite olmak suretiyle çok farklı bir yapıyı Japonya'da  oluşturmuş durumdalar. Ve bütün bunlarla beraber bu alanda atılan adımın bizler  için önem arz ettiğini şu anda YÖK Başkanına hatırlatıyorum, çalışmanı da buna  göre yap. Çok önemli bir şey. Türkiye de benzer bir adımı atmalı. Zira şöyle lise  yıllarımızda ülkemizde de kız liselerinden tutun erkek liselerine varıncaya kadar  bunların hepsi yok muydu? Vardı. Sonra bunların hepsini karıştırdılar birbirine,  bir değişik hale getirdiler, şimdi yeniden bunları toparlama dönemine girmiş  bulunuyoruz. Fakat Japonya'daki örnek çok çok ilginçti. 800 üniversitenin yüzde  10'u, 80 üniversitenin sadece kız üniversitesi olması ve bunların da kreşten  başlayıp, ilk, orta, lise sonra üniversiteye gelmesi manidardı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı aracılığıyla yurt dışında  faaliyete geçirilen 2 üniversite, 269 okul ve 35 yurt bulunduğuna işaret ederek,  şunları kaydetti:

"Pek çok sivil toplum kuruluşumuzun da yurt içinde ve dışında benzer  atılımları olduğunu biliyoruz. Şimdi alt yapıyı daha da güçlendirme ve kaliteyi  yükseltme zamanıdır. Bunun için ilgili tüm kurumlarımızı daha fazla işbirliği  yapmaya davet ediyorum. Uluslararası öğrencilere lisans, yüksek lisans, doktora  düzeyinde eğitim vermek kadar onların mezuniyet sonrası çalışmalarını da yakından  takip etmemiz gerektiğine inanıyorum. Burada eğitim öğretim bitti, ondan sonra  takip etmeyelim yok. Ondan sonra da aynı şekilde YTB bunların takibini yapması  lazım. Ülkelerine döndüklerinde ne yapıyorlar, neyle meşguller? Adım adım takip,  burayla ilişkilerin devamını sağlamak, yoksa bunun hiçbir hayrı olmaz. Çünkü biz  sizleri ülkenize döndüğünüz zaman Türkiye'nin ülkenizdeki misyon şefleri olarak  görüyoruz, böyle görmek istiyoruz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün 'Dünya 5'ten büyüktür' gerçeğini cesaretle dillendirebilen bir Türkiye varsa, katettiğimiz  mesafenin verdiği öz güven sayesindedir." dedi.

Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 8. Uluslararası Öğrenciler  Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, halen 22 ayrı ülkede, 23 mezunlar derneği  bulunduğunu söyledi.

Mezunların bulunduğu her ülkede bir kontak noktasının şart olduğunu  ifade eden Erdoğan, bunun için diğer ülkelerdeki mezun derneklerinin kuruluş  çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini düşündüğünü dile getirdi.

Erdoğan, mezunların kendi ülkelerinde veya hayatlarını devam  ettirdikleri her yerde Türkiye'nin daima yanlarında olacağından şüphe duymamaları  gerektiğini belirterek, "Çünkü sizler, artık bizim evlatlarımız,  kardeşlerimizsiniz. Kardeşin kardeş üzerindeki hakkı bunu gerektirir. Bizim  kültürümüzde kardeşlik, mekanla ve zamanla sınırlı değildir. Kardeşlik, son  nefese kadar devam edecek bir muhabbettir, bir bağdır, bir hukuktur." diye  konuştu.

"Türkçe artık sizlerin ortak dilidir"

Uluslararası öğrencilerle, ailelere ve evlatlara miras kalacak bir  gönül köprüsü kurulduğuna inandığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hem öğrencilerimizden hem mezunlarımızdan beklentim, nerede  yaşarsanız yaşayın, ne iş yaparsanız yapın bu ülke ile ve birbirinizle olan  temasını asla koparmayın. Böylesine büyük bir ilişki ağı günümüz dünyasında paha  biçilemez bir hazinedir. En önemlisi, Türkçe artık sizlerin ortak dilidir.  Avrupa'da 6 milyonun üzerinde ülkemiz kökenli insanımız yaşıyor. Balkanlarda  Türkçe canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor. Kuzey Afrika'dan Orta Asya'ya,  Doğu Avrupa'dan Güney Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada Tükçe ile iletişim  kurmanız, işinizi yürütmeniz, hayatınızı sürdürmeniz mümkündür.

Gelin, elimizdeki bu iletişim ağını ve dil avantajını en güzel, en  verimli, en hasbi şekilde değerlendirelim. Dünyanın en acımasız yöntemlerle  sürdürülen siyasi, ticari, askeri mücadelelere sahne olduğu şu dönemde böylesine  bir birliğin, beraberliğin, dayanışmanın üstesinden gelemeyeceği zorluk yoktur.  Vicdanın, ahlakın, merhametin, adaletin hakim olduğu bir küresel düzeni inşa  edene kadar, hep birlikte durmadan dinlenmeden çalışmalıyız ancak bu şekilde  gelecek nesillere hayırla yad edilebilecek bir miras bırakabiliriz."

"Gerekli dersleri çıkartarak istikbalimizi inşa etmeye çalışıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim teknolojisinin baş döndürücü bir  şekilde geliştiğine dikkati çekerek, "Dünyanın devasa bir küreye dönüştüğü  enformasyon çağının tam ortasındayız. Artık saniyeler içinde yer kürenin en ücra  köşesindeki hadiselerden haberdar oluyor, alternatif medya kanallarından sesimizi  de duyurabiliyoruz." dedi.

Gelişen imkanların birçok faydanın yanında ciddi zorlukları,  sınamaları, asimetrik tehditleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Erdoğan,  şunları söyledi:

"Bu süreçte kavram dünyamız, hadiseleri yorumlama biçimimiz,  meselelere bakış açımız da büyük bir dönüşüm geçiriyor. Her gün daha önce  olmayan, kullanılma ihtiyacı istenilmeyen kavramlarla tanışıyor, asimetrik  tehditlerle yüzleşiyoruz. Algıların, olguların yerine geçtiği, dijital savaşların  cephe savaşlarından çok daha yıkıcı hale dönüştüğü, kurguyla hakikat arasındaki  çizginin her geçen gün daha da soluklaştığı bir çağın içindeyiz. Bu durum  karışsında ne yapabiliriz?

Elbette tarihi geriye saramaz, olana olmamış gibi davranamayız. Bize  düşen, bu gelişmeleri kendi değerlerimiz ve ilkelerimiz çerçevesinde  yönlendirmeye çalışmaktır. Siyasetçiler, yöneticiler, akademisyenler, öğrenciler  olarak hep birlikte bu yeni durumla, yeni dünya ile başa çıkabilecek ve durumu  kendi lehimize çevirebilecek yöntemler geliştirmeliyiz. Bunu sadece milletimiz ve  ülkemiz için değil, aynı zamanda sizlerin, evlatlarımızın da geleceği için yapmak  zorundayız. Türkiye olarak, her alanda adımlarımızı işte bu anlayışla atıyor,  yaşadığımız hadiselerin ışığında yarınımıza istikamet çiziyoruz. Tarihimizden güç  alarak, başımıza gelenlerden gerekli dersleri çıkartarak istikbalimizi inşa  etmeye çalışıyoruz."

"Onurlu duruşumuzu sonuna kadar muhafaza edeceğiz"

Başarıların sayısını artırmaya, zaferlerin çapını büyütmeye, daha önce  yapılan yanlışları düzeltmeye gayret ettiklerini dile getiren Erdoğan, bu noktada  son 17 yılda çok büyük mesafe alındığına işaret etti.

Erdoğan, siyasetten ticarete, eğitimden sağlığa, teknolojiden  savunmaya kadar pek çok alanda Türkiye'yi ileriye taşıdıklarını vurgulayarak  şunları kaydetti:

"Şayet bugün pasaportu itibar gören, bölgesinde ve dünyada kendinden  söz ettiren bir Türkiye varsa hiç şüphesiz bu son dönemde attığımız adımların  neticesidir. Eğer bugün 'Dünya 5'ten büyüktür' gerçeğini cesaretle  dillendirebilen bir Türkiye varsa katettiğimiz mesafenin verdiği öz güven  sayesindedir.

Dünyanın neresinde olursa olsun haksızlık, hukuksuzluk karşısında  sesini yükselten bir Türkiye varsa, bu bizim dönemimizde yakalanan başarının  sonucudur. Bugün Filistin davasını sahiplenen, Afrika'ya el uzatan, Orta Asya ve  Balkanlar'daki kardeşlerine sahip çıkan bir Türkiye varsa, bu ekonomiyle beraber  diplomaside imza attığımız zaferlerin meyvesidir. Birleşmiş Milletlerden G-20'ye,  NATO'dan daha pek çok uluslararası iş birliği platformuna kadar her zeminde  kendimizle birlikte tüm dostlarımızın ve kardeşlerimizin de sesi olmak için  çalışıyoruz. İnşallah bu onurlu duruşumuzu, hem kendimiz hem dostlarımız için  sonuna kadar da muhafaza edeceğiz."

Erdoğan, uluslararası öğrencilere önemli bir gerçeğin  hatırlatılmasında fayda olduğunu belirterek, "Sizler, tarih boyunca din, dil,  renk, kültür ayrımı yapmadan tüm mazlumlara, tüm mağdurlara yüreğini ve kapısını  açmış necip bir ülkede bulunuyorsunuz." dedi.

'Tuzağa asla  düşmeyeceğiz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İster DEAŞ'lı ister  PKK'lı ister kendi insanına kurşun sıkan FETÖ'cü isterse Neo-Nazi terörü olsun,  eli kanlı katillerin bizi ve İslam dünyasını çekmek istediği tuzağa asla  düşmeyeceğiz. Çünkü bunların hepsi aynı madalyonun farklı yüzleri." dedi. 

Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 8. Uluslararası Öğrenciler  Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'de eğitim alan uluslararası  öğrencilerin, asırlardır barış ve insanlığın huzuru için mücadele etmiş bir  milletin misafiri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, geçmişteki zaferleri ve yenilgilerini anarken gurur veya  husumet duygularını kabartmak yerine gelecek için dersler çıkarttığını belirten  Erdoğan, "Tarih boyunca yaşadığımız sayısız acıya, zulüm ve ihanete rağmen hiçbir  zaman kin, nefret, ayrımcılık, ötekileştirme ve hakir görme yanlışına asla  düşmedik. Vatanımızı korurken de yurt dışında terörle mücadele ederken de  dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, zulümlere tepkimizi koyarken de asla  intikam alma anlayışıyla hareket etmedik." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin adaletin, kendi vatandaşları ile birlikte tüm  kardeşlerinin hakkını, hukukunu, refahını ve güvenliğini korumanın peşinde  olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İster DEAŞ'lı ister PKK'lı ister kendi insanına kurşun sıkan FETÖ'cü  isterse Neo-Nazi terörü olsun, eli kanlı katillerin bizi ve İslam dünyasını  çekmek istediği tuzağa asla düşmeyeceğiz. Çünkü bunların hepsi aynı madalyonun  farklı yüzleri. Bugüne kadar şiddeti asla sistematik bir mücadele yöntemi olarak  benimsemedik. Meşru zemin ve meşru araçlar varken, demokrasi, diplomasi ve sandık  varken asla gayri meşru yollara tevessül etmedik. İnşallah bundan sonra da aynı  ilkeli tavrımızı devam ettireceğiz."

"Hukuk, demokrasi, ahlak ve meşruiyetten ödün verilmeyecek"

Türkiye'ye yönelik haksızlıklarla mücadele ederken hukuk, demokrasi,  ahlak ve meşruiyet zemininden ödün verilmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Kadim  tarihimizden aldığımız ilham ile modern köleliğin görünmeyen zincirlerini  kırmanın en etkili yolunu da eğitim ve öğretim olarak görüyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, hem Türkiye'nin hem de Türkiye'de eğitim alan uluslararası  öğrenciler için önceliklerinin başına eğitim ve öğretim meselesini aldıklarına  dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Ülkemizin bu alanda yaptığı yatırımların sebebi, kaynaklarını  kullanacak yer bulamaması değildir. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığın, insani  hayat şartlarına ulaşmanın yolunun eğitim öğretimden geçtiğine inandığımız için  bu yolu tercih ettik. Ülkelerinizde etkili birer kanaat önderi, rol model  olacağınıza inandığım sizlerden, bu değerlere hayatınız boyunca sıkı sıkıya bağlı  kalmanızı istiyorum."

Konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy  tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, altında "Türkiye, Türkiye'den büyüktür"  yazan, Türkiye'de öğrenim gören öğrencilerin ülkelerinin isimleriyle resmedilmiş  Türkiye haritasının bulunduğu tablo takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra dereceye giren öğrencilere ödül ve  mezuniyet belgelerini verdi.  Aile fotoğrafı çekilmesi sonrasında Erdoğan'ın,   "Kepleri havaya atmak adettendir ancak kepleri karıştırmasınlar. Buyurun hayırlı  olsun." sözlerinin ardından, öğrenciler keplerini havaya atarak mezuniyeti  kutladı.

Törene, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı  Mehmet Nuri Ersoy, eski TBMM Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali  Yıldırım, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren, Kamu  Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kültür Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Cumhurbaşkanlığı  İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.

ETİKETLER