Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar!

AA |  03 Mayıs 2019 Cuma - 16:57 | Son Güncelleme : 03 05 2019 - 19:34

İstanbul'da düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası İnovalig Ödül Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçen ay itibarıyla ihracatımız geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 5,4 artarak 15 milyar 273 milyon dolara ulaştı. İhracatımızın ithalatımızı karşılama oranı yüzde 84,4’e ulaştı." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen ay  itibarıyla ihracatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 artarak 15 milyar  273 milyon dolara ulaştığını belirterek, "İthalatımız yüzde 14,6 azalarak 18,1  milyar dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığımız yüzde 57,8 azalarak 2 milyar  831 milyon dolar olarak gerçekleşti." dedi. 

Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde Türkiye İnovasyon Haftası  İnovalig Ödül Töreni'ndeki konuşmasında, hafta kapsamındaki etkinliklerin ülke ve  iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.

Ödül verilecek firmaları ve temsilcileri tebrik eden Erdoğan, dünyada  ve Türkiye'de yenilikçilik alanında fark ortaya koymuş isimleri bir araya getiren  etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere de teşekkür etti.

Erdoğan, inovasyon konusuna değer veren sanayicileri, profesyonelleri,  akademisyenleri, araştırmacıları ve medya mensuplarını buluşturan toplantının  ülkenin geleceğine ışık tutacağına inandığını söyledi.

Türklerin yapı olarak girişimciliğe, yenilikçiliğe ve üretkenliğe açık  bir millet olduğunu ifade eden Erdoğan, bu hafta etkinlikleri çerçevesinde  paylaşılan hikayelerin, ürünlerin milletin bu özelliğini açıkça ortaya koyduğunu,  buna rağmen hedeflerin hala uzağında olunduğunu kaydetti.

Erdoğan, en büyük sorunun sistemli, düzenli ve sabırlı çalışmayı  öğrenmekte zorlanılması olduğunu dile getirerek, "Bir an önce neticeye ulaşmak  istediğimiz için hep kestirme yollardan gidiyor ve bu sebeple pek çok işi yarım  bırakıyoruz. Bunun için de maalesef hedeflediğimiz şeyleri gerçekleştiremiyoruz.  Son yıllarda bu doğrultuda olumlu yönde ciddi mesafeler katettiğimizi görmekten  memnunum." diye konuştu.

İDEF 2019 Savunma Sanayi Fuarı'nda çok önemli ürünlerin sergilendiğini  gördüğünü, diğer ülkelerin yarım asırlık çalışmayla geldiği yere Türkiye'deki  firmaların ve girişimcilerin 3-5 yıllık bir gayretle ulaşabildiğini anlatan  Erdoğan, aynı şekilde diplomasiden finansa kadar her alanda benzer birikimlere  sahip olunduğuna dikkati çekti.

Erdoğan, bunun için artık Türkiye olarak yaptırım hedeflerinin çok  daha soğukkanlı karşılanabildiğini belirterek, "Ülkemizi hedef alan operasyonlar  karşısında giderek çok daha güçlü bir duruş sergileyebiliyoruz. Eskiler, 'kötü  komşu insanı hacet sahibi eder' derler. Biz de maruz kaldığımız haksızlıklar,  adaletsizlikler, saldırılar, tuzaklar, tezgahlar karşısında her alanda kendi  göbeğimizi kendimiz kesmeyi başardık. Bir dağ ne kadar yüce olsa dağ kenarı yol  olur türküsünde olduğu gibi önümüzdeki engelleri aşacak bir yolu mutlaka  buluyoruz. İnovasyona, yani yenilikçiliğe uygun yapımız, bu başarının gerisinde  yatan en önemli sebeptir." değerlendirmesinde bulundu.

"Beka mücadelesinde ön saflarında yer alıyorsunuz"

Bugün ortaöğretimden üniversitelere, iş dünyasından kültür ve sanata  kadar her alanda gözle görülür bir inovasyon heyecanına şahit olunduğunu dile  getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sizler gerek ihracatımızın artırılması ve niteliğinin yükseltilmesi,  gerek diğer alanlarda ortaya koyduğunuz gayretlerle ülkemizin beka mücadelesinin  en ön saflarında yer alıyorsunuz. Bunun için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı  sunuyorum. Ülkemiz ihracatının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar  Meclisi, 83 bin üyesiyle Türk ticaret diplomasisinin sahadaki en büyük gücüdür.  Bugün Türkiye dünyadaki 222 ülke ve bölgede ürünleriyle bayrak gösteriyor.  Geçtiğimiz ay itibarıyla ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4  artarak 15 milyar 273 milyon dolara ulaşırken, ithalatımız yüzde 14,6 azalarak  18,1 milyar dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığımız yüzde 57,8 azalarak 2  milyar 831 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İhracatımızın ithalatımızı karşılama oranı ise geçen yılın nisan  ayında yüzde 68,3 iken bu yıl aynı oran yüzde 84,4'e yükseldi. Bizim için artık  mal ve hizmet ihracatı tek başına yeterli değildir. 2023 hedeflerimize  ulaşabilmemiz için yaptığımız ihracatın katma değerini yükseltmemiz gerekiyor.  Her konuda olduğu gibi ihracat hususunda da bir düğüm noktası vardır. Onu aşana  kadar adeta iğneyle kuyu kazar gibi çalışmamız gerekiyor ama bu düğümü  çözdüğünüzde bir anda adeta kanatlanıp uçmaya başladığınızı görürsünüz. Türkiye  iğneyle kuyu kazma noktasını geride bırakmış ve kanatlanıp uçma aşamasının  eşiğine gelmiş bir ülkedir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, reel sektör ve finans sektörü ile ekonomi  yönetim ve güç kaynağı olan milletle el ele verildiğinde bunun başarılacağına  inandığını söyledi.

"Girişimcilerimizin sesi olmaya çalıştık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran'la birlikte fiilen  uygulamaya konulan yeni yönetim sisteminin bu konudaki en önemli fırsat olduğunu  belirterek, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı boyunca gittiği her yerde mal ve  hizmet ihracatçılarının, girişimcilerin sesi olmaya, onların önlerini hep açmaya  çalıştıklarını kaydetti.

Türkiye'yi çok önemli bir yere de getirdiklerini ifade eden Erdoğan,  bundan sonra hep birlikte daha çok çalışılacağını, sanayicinin daha çok  üreteceğini, girişimcilerin daha çok yatırım yapacağını, ihracatçıların yeni  pazarlar bulacağını, böylece hep birlikte ileriye gidileceğini anlattı.

İhracatın katma değerini yükseltmek için inovasyona, tasarıma,  teknolojiye, araştırma ve geliştirmeye daha çok önem vereceklerini dile getiren  Erdoğan, iki yıl önceki etkinliğin kapanış töreninde Türkiye ve dünyadan verdiği  örneklerle bu konuda ülkenin önünün ne kadar açık olduğunu ifade ettiğini  söyledi.

Erdoğan, üretkenlikte değil, bunu sisteme bağlayıp ticarileştirmede  sıkıntı yaşandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnşallah bu tür platformlar, en ücra köşedeki marangozumuzdan yüksek  teknolojiye dayalı üretim yapan en modern tesisimize kadar her yerde bu anlayışın  yerleşmesine katkıda bulunacaktır. Bu yaklaşımı yaygınlaştırdığımızda ne kaynak  sıkıntısı ne de pazar sıkıntısı yaşarız. Bir de bunun üzerine bizim insanımızın  çalışma azmini ve becerisini eklediğimizde, Allah'ın izniyle ulaşamayacağımız  hedef yoktur. İşte göreve geldiğimizde Türkiye'nin ihracatı 36 milyar dolardı ama  şimdi 169 milyar dolara ulaştık. Bu yıl inşallah bunu çok daha ilerilere  taşıyacağız."

"Cumhurbaşkanı olarak hep yanınızda yer alacağım"

Erdoğan, giderek sertleşen rekabet ortamının üreticileri maliyetlerini  aşağıya, ürün kalitesini de yukarıya doğru çekmeye zorladığının altını çizerek,  bu zor denklemin çözüm yolunun da inovasyondan, yenilikçilikten geçtiğini ifade  etti.

Yapay zekanın her alanda varlığını ve etkinliğini hissettirdiği bir  dönemde konvansiyonel yöntemlerle rekabette öne çıkılamayacağını vurgulayan  Erdoğan, dünyanın en büyük 10 şirketine bakıldığında 8'inin teknoloji ve iletişim  verilerinden oluştuğunun görüldüğünü anlattı.

Erdoğan, bu durumun verinin en az üretim kadar değerli olduğu bir  dünyaya doğru gidildiğini gösterdiğini ifade ederek, dijital dönüşüme bu sebeple  kritik bir politika olarak sahip çıktıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı'nda doğrudan kendisine bağlı bir dijital dönüşüm  ofisi kurarak bu işi lafta bırakmayıp icraata döktüklerini dile getiren Erdoğan,  "e-devlet" uygulamalarıyla tüm kamu kurumlarında dijital dönüşümün  hızlandırıldığını kaydetti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bununla birlikte dijital  ekonominin de hızlandırıldığını aktararak, "Dünyada ve ülkemizde dijital dönüşümü  gerçekleştiren devletlerin prestiji, şirketlerin de değerleri hızla artıyor. Buna  karşılık hala eski düzende devam edenler ise hızla irtifa kaybediyor. Geleceğin  ekonomisinin ekosistemi içinde kalmanın yolu, bu sürecin anahtar kavramı olan  inovasyondan geçiyor. İhracatçılarımız, büyük sanayicilerimiz ve KOBİ'lerimiz  başta olmak üzere, ülkemiz ekonomisinin tüm bileşenlerinin yeni dönemin ruhunu  kavradığına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan  sonra hep yanınızda yer alacağım." şeklinde konuştu.

Erdoğan, "Dünyaya ne kadar açılırsak, hedeflerimize o derece  yaklaşırız. Her ne kadar birileri bizi kendi içimize kapanmaya zorluyorsa da bu  tuzağa düşmeyeceğiz. Kendimiz için, evlatlarımızın geleceği ve umudunu bize  bağlamış tüm dostlarımız için her alanda ülkemizi zirveye taşıyacağız. Bu millet  bir asır önce doğudan batıdan, kuzeyden, güneyden ve hatta içeriden saldırıya  uğradığı dönemde pes etmedi. Mücadeleyi bırakmadı ki şimdi ümitsizliğe düşsün."  diyerek, göreve geldiklerinde savunma sanayindeki yerli üretimin yüzde 20  olduğunu ancak şu anda bu rakamın yüzde 68'e çıktığını dile getirdi.

Erdoğan, "Savunma sanayinde yüzde 68'i yakalamamış olsaydık, terörle  mücadelede şu anda ulaştığımız başarıyı sağlayamazdık. Ama savunma sanayisinde bu  güç bize terörle mücadelede başarıyı getirdi." ifadelerini kullanarak, şunları  kaydetti:

"Terörle mücadelede bu başarı artarak devam ederken inşallah çok kısa  zamanda da terörün belini bu ülkede kıracağız, buna inancımız tam. Mesele siyasi  ve diplomatik güçse, bugün Türkiye bölgesinde ve dünyada sözüne en çok kulak  verilen ülkelerin başında geliyor. Mesele ekonomik güçse, 17 yılda ülkemizi üç  katından fazla büyütmeyi, ihracatını 4,5 katından fazla, turizmini 4 kata  artırmayı başarmış bir ülkeyiz. Mesele askeri güç ve güvenlikse, dünyanın en  tehlikeli, en eli kanlı terör örgütlerini yerle yeksan etmiş bir ülkeyiz. Mesele  birlik ve beraberlikse, hamdolsun vesayetle mücadeleden darbe girişimlerine kadar  her konuda, tek, tek yumruk olarak hareket eden bir milletiz.

Ecdadın çok daha kötü şartlarda, 600 yıllık bir cihan devletinin  küllerinden yepyeni bir cumhuriyet kurmayı başardığı yerde, biz bu genç fidanı  yeni bir çınara dönüştürmeyi haydi haydi başarırız, hiç bundan endişeniz olmasın.  İstedikleri kadar birliğimize, beraberliğimize, ekonomimize, sınırlarımıza  saldırsınlar, istedikleri kadar tuzaklar kursunlar, bu tür operasyonlar sadece  bizim hedeflerimize ulaşma azmimizi daha da perçinler, bizi mücadelemizde daha da  güçlü kılar. Çünkü Türkiye artık her üflendiğinde her çelme takıldığında yere  kapaklanan o eski Türkiye değildir."

"Hani söz vermiştiniz 3 artı 3, 6 milyar avro bize ödeyecektiniz o  ne oldu?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan sonraki en  büyük atılımını geçilen 17 yılda yaptığını dile getirerek, "Rahmetli Menderes ile  demokrasinin, rahmetli Özal ile dışarıya açılmanın tadına varan ülkemiz, AK Parti  iktidarlarıyla dünyayla rekabet edecek bir öz güvene kavuşmuştur." dedi.

 Bugün diplomatlar ve iş adamları başta olmak üzere tüm vatandaşların,  dünyanın her yerinde göğüslerini gererek ülkelerini temsil edebildiğini ifade  eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücünü hisseden her Türk  vatandaşı hakkını aramaktan yeni girişimlere kadar tüm konularda kendini güvende  hissediyor. Ülkemizin bu yükselişi, tarihi, siyasi ve ekonomik olarak rekabet  içinde olduğumuz kesimleri elbette rahatsız ediyor. Tüm sorumluluklarını yerine  getirdiği halde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye yapılmamasının başka bir  izahı olabilir mi? Neymiş, Avrupa Birliği'ne tam üye olmak için çok fazla  büyükmüşüz. Yani şimdi bunlar böyle istiyor diye, bunların paşa keyfi öyle  istiyor diye biz küçülelim mi? Herhalde ben boşuna en az 3 çocuk demiyorum. Daha  büyüyeceğiz. Ne kadar büyürsek bilesiniz ki o kadar güçlü olacağız ve en büyük  korkuları buradan geliyor. Bugün Avrupa ülkeleri hala huzur içinde yaşıyor  olmalarını Türkiye'nin 4 milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine  borçludur.

Bizimle görüştükleri zaman 'Size çok teşekkür ediyoruz. Bu kadar  mülteciyi misafir ediyorsunuz. Size ne kadar teşekkür etsek azdır.' Tamam iyi  güzel de hani söz vermiştiniz 3 artı 3, 6 milyar avro bize ödeyecektiniz, o ne  oldu? Bunlar dürüst değil, bunların hayatı yalan. Bunlar sözlerini yerine  getirmese de biz Türkiye olarak şu ana kadar 35-36 milyar dolar burada harcama  yaptık. Bundan sonra da yapacağız. Bazıları burada rahatsızlık duyabilir. Duyarsa  duysun. Gençler unutmayın, bizim medeniyetimiz ensar ve muhacir olayını çok iyi  bilir. Dolayısıyla biz şu anda bombalardan, varil bombalarından kaçan bu  insanlara kapılarımızı açarak ensar görevini yerine getirdik. Aynı durum bizim de  başımıza gelebilirdi. Hamdolsun böyle bir şey yok. Ama biz bu görevi yerine  getirmek suretiyle tüm insanlığa bir ders verdik. Hala bu dersi veriyoruz ve  vereceğiz."

"Biz kaybeden olmayacağız, biz yine kazanan olacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu unutmayın, biz kaybeden olmayacağız, biz  yine kazanan olacağız. Bu bölgenin kazananı da yine biz olacağız." diyerek,  Türkiye'nin Suriye topraklarını yeniden güvenli hale getirme çabalarına da destek  bulamadıklarını aktardı.

"Geçenlerde bir Batılı yazar, hanımefendi onu söyledi, 'Hala  Türkiye'ye niye çamur atıyorsunuz? Türkiye hiçbir Batı ülkesinin yapamadığını  yaptı ve yapmaya devam ediyor.' The Times'da bu yazıyı kaleme aldı." ifadelerini  kullanan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hala kafalarında bir Türk baharı özlemi var. Halbuki onların  baharlarının girdiği her yer kapkara kışa dönmüştür. İşte buyurun, Avrupa  şehirleri cayır cayır yanmaya başladı. Buna rağmen hala Türkiye'deki sosyal fay  hatlarını kaşımak isteyenler, önce kendi oturdukları zeminin çürüklüğüne bir  baksınlar. Daha çok yanacaksınız. Seçim sonuçları üzerinden Türkiye'nin  geleceğiyle ilgili siyaset mühendisliği hesaplarına girişenlerin bakacağı yer,  bizim Rabia'mızdır. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız  etrafında sıkı sıkıya kenetlenmiş olduğunu görmeyenlere her fırsatta bunu  hatırlatmaya devam edeceğiz."

"Bu proje, tamamen Orta Doğu'yu karıştırma projesidir"

Erdoğan, Suriye'yi önce bataklık haline getirip, sonra da bundan  şikayet edenlerin, Türkiye'nin sınırlarını bir terör koridoruyla kuşatmaya  çalıştıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 yılın projesi diye bir şey çıkarıldığını  hatırlatarak, "Bu ne biliyor musunuz? Bu proje, tamamen Orta Doğu'yu karıştırma  projesidir. Böl, parçala, yut mantığının yeni bir jargonla uygulamasıdır. Türkiye  olarak, biz buna da müsaade etmeyeceğiz. Suriye'de ülkemize yönelik hiçbir  tehdide izin vermeyeceğiz. Münbiç ve Fırat'ın doğusu dahil tüm Suriye  topraklarını buranın gerçek sahiplerine teslim edene kadar mücadelemizi  sürdüreceğiz. Ülkemizin savunma ihtiyaçlarına saygı durmayıp, yaptırım  tehditleriyle bizi köşe sıkıştıracaklarını sananlara diyoruz ki, 'Türkiye ne Orta  Doğu, ne Balkanlar ne de Güney Amerika'dır. Türkiye, binlerce yıllık devlet  tecrübesi, muhteşem medeniyet geçmişi ve coğrafyasındaki bin yıllık hakimiyeti ve  birikimiyle kimsenin yutamayacağı kadar büyük bir lokmadır. Bunu böyle biliniz."  diye konuştu.

Türkiye'nin bağımsızlığına karşı yapılacak ekonomik ve siyasi her  hamlenin başarısız kalmaya mahkum olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle  sürdürdü:

"Sonu ölüm de olsa mücadeleden korkmayan ve kaçmayan bir milleti küçük  oyunlarla teslim alabileceklerini sananlara yanıldıklarını göstermeye her zaman  hazırız. Çanakkale'den 15 Temmuz'a kadar bunu hep yaptık. Gazi Mustafa Kemal ile  Çanakkale'de 'hey 15'li hey 15'li' diyoruz ya, 15'lilerle biz bunlara gereken  dersi orada verdik mi? Verdik. Seyit Onbaşı'yla verdik mi? Verdik. Bugün çok daha  farklı bir yerdeyiz. Bu milletin istiklaline ve istikbaline göz dikip de iflah  olan kimse yoktur. Biz tüm imkanlarımız ve enerjimizle 2023 hedeflerimize  odaklanmış durumdayız. Hiç kimsenin bizi asıl gündemimizden kopartarak, kısır  çekişmelerin, masa başında yazılmış senaryoların içine hapsetmesine izin  veremeyeceğiz. İşte burada olduğu gibi hep üretimi, ihracatı, büyümeyi,  gelişmeyi, kalkınmayı, inovasyonu, istihdamı, eğitimi, yatırımı, projeyi  konuşacak ve bunları hayata geçireceğiz. Bu duygularla Türkiye İnovasyon  Haftası'nın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu ülkenin geleceği için alın  teri döken ve çaba sarf eden herkese şükranlarımı sunuyorum."

ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)  tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası  İnovalig Ödül Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnovalig Özel Ödülleri'ni  sahiplerine takdim etti.

Erdoğan, "Ar-Ge Liderliği Özel Ödülü" kategorisinde Arçelik adına  Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçoğlu'na, "Girişimcilik Özel  Ödülü" kategorisinde Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) adına TEB Genel Müdürü Ümit  Leblebici'ye, "Teknoloji Geliştirme Özel Ödülü" kategorisinde Turkcell adına  Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça'ya ve "Uluslararası Başarı Özel Ödülü"  kategorisinde THY adına THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı'ya  ödül verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti nisan ayı ihracat  rakamının bulunduğu tablo hediye edilen törende, Erdoğan ödül alan isimlerle  hatıra fotoğrafı çektirdi.

İnovalig Ödülleri

Törende, "İnovasyon Stratejisi" kategorisinde Türkiye şampiyonu olan  Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi adına Koç Holding CEO'su Levent  Çakıroğlu'na, "İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü" kategorisinde Türkiye  şampiyonu Wiser Wash Konfeksiyon Tekstil Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi adına  Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Gözaçan'a, "İnovasyon Döngüsü" kategorisinde Türkiye  şampiyonu Asis Otomasyon ve Akaryakıt Sistemleri adına Yönetim Kurulu Başkanı  Yusuf Kaya'ya, "İnovasyon Kaynakları" kategorisinde Türkiye şampiyonu DYO Boya  Fabrikaları adına Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Selim Yaşar'a, "İnovasyon  Sonuçları" kategorisinde Türkiye şampiyonu Estaş Eksantrik Sanayi adına Yönetim  Kurulu Başkanı İsmail Timuçin'e ödül takdim edildi.

ETİKETLER