Gazete Vatan Logo
Gündemİşte bombacılar

İşte bombacılar

İşte bombacılar

Polis, Neve Şalom ve Beth İsrael sinagogları önünde bulduğu biri sahte, iki kimlikten bombacıları belirledi. Bomba yüklü kamyonetlerle sinagoglara intihar saldırısı düzenleyenler iki Türk çıktı

Haberin Devamı

Polise göre Afganistan ve Çeçenistan'da gerilla ve terör eğitimi gördükleri belirlenen Bingöllü Mesut Çabuk ve Gökhan Elaltuntaş, sinagog saldırılarında havaya uçtu. İki bombacıya kimlikleri temin eden Metin Ekinci'nin kardeşi Azad Ekinci ile Ahmet Uğurlu'nun oğlu Feridun Uğurlu'nun da 28 Ekim'de Dubai'ye kaçtıkları belirlendi. Polis son derece karmaşık olan bu ilişkilerin izini bomba yüklü araçların iskeleti ve patlamanın şiddetiyle çevreye yayılan 500 bin parçasını büyük bir titizlikle inceleyerek sürdü. Kamyonetlerin ruhsat bilgilerini araştıran polis, Şişli'de patlayan 34 ZR 099 plakalı kamyonetin 9 Ocak 2003'te Ahmet Uğurlu tarafından alındığı saptandı. Beyoğlu'nda patlatılan 34 UHK 68 plakalı kamyonetin ise 22 Ekim 2003 tarihinde Bayrampaşa'da, Metin Ekinci'ye satıldığı belirlendi. Orijinal rengi beyaz olan kamyonetin, kırmızıya boyandığı da bu sırada anlaşıldı.

Sahte kimlik ve pasaportlar
Bu arada Neve Şalom'un önündeki kamyonet ile Beth İsrael'in önündeki araçta birer nüfus cüzdanı bulundu. Ayrıca bir Pakistan ve bir Türk pasaportu elde edildi. Sahte kimliklerden biri kamyonetin sahibi Mehmet Ekinci, diğeri ise Bingöl nüfusuna kayıtlı, 22 yaşındaki Gökhan Elaltuntaş adına düzenlenmişti. TR-1 656805 seri nolu pasaport da Mesut Çabuk adınaydı. Bingöl Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçen istanbul polisi, bu kişilerin yakalanması için emir çıkarttı. İlk önce Mehmet Ekinci'nin adresine gidildi. Ekinci, sahte kimlikteki resmin kardeşi Azad'ın arkadaşı Mesut Çabuk'a ait olduğunu söyleyince sınır kapıları ile havayolları kayıtları incelendi. Azad Ekinci'nin daha önce Pakistan, Çeçenistan ve Suudi Arabistan'a, 28 Ekim tarihinde de Dubai'ye gittiği belirlendi. Azad Ekinci Pakistan'da bir kampta 2 yıl süreyle silahlı eğitim görmüş, Çeçenistan'da da savaşmış.

Hizbullah için çalışmış
26 yaşındaki Azad Ekinci, 1987-90 yılları arasında Bingöl kent merkezinde terör örgütü Hizbullah'ın tebliğ faaliyetlerini yürütmüş, bir süre sonra bu örgütten ayrılarak Müslüman Kardeşler'e katılmış. Daha sonra da İrfan Çağırıcı'nın İslami Hareket örgütüne katılmış. Polis, bu bilgiler doğrultusunda araştırmasını sürdürürken, ağabey Metin Ekinci'yi de gözaltına alarak İstanbul'a getirdi. Ekinci'den, Adli Tıp Kurumu Morgu'nda bulunan ve teröristlere ait olduğu düşünülen 2 cesetten birinin kardeşine ait olup olmadığının saptanması için kan örneği alındı. Öte yandan ehliyetteki fotoğrafın ve pasaportun sahibi olan Mesut Çabuk da araştırıldı. Mesut Çabuk'un 1995 yılında, evinde yapılan aramada bulanan "İsrail Hamas'ı Çözemiyor" adlı bir dosya nedeniyle gözaltına alınıp sorgulandığı ve serbest bırakıldığı, daha sonra da takibe alındığı anlaşıldı.

Bomba eğitimi almış
Mesut Çabuk da liseden arkadaşı Azad Ekinci'yle birlikte, 1999 yılında Pakistan'a gitmiş, burada terör örgütüne ait bir kampta bomba yapımı ve askeri eğitim almış. Mesut Çabuk'un, 7 Ekim'de, İstanbul'daki eşinin yanına gideceğini söyleyerek Bingöl'den ayrıldığı, 25 Ekim 2003 tarihinde ise Hatay Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan çıkış yaptığı belirlendi. İşsiz olan Mesut Çabuk Bingöl'de kaldığı süre içinde sürekli evde oturuyor ve günlerce dışarıya çıkmadan radikal islam öğretileri içeren kitaplar okuyormuş. Polis, araçlardan birinde kimliği bulunan Gökhan Elaltuntaş'ın izini de yine Bingöl'de buldu. Yakınları, Elaltuntaş'ın uzun zamandır kayıp olduğunu ve son kez aradığında İstanbul'da bilgisayar işiyle uğraştığını söylediğini belirtti. Polis Azat Ekinci'nin ağabeyi Metin Ekinci ile birlikte Gökhan Elaltuntaş'ın yakınlarını da gözaltına alıp İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirdi. Bu arada, ikinci kamyonetin sahibi Ahmet Uğurlu ve 13 yaşındaki yeğeni Süleyman Uğurlu da yakalanarak İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Süleyman Uğurlu, polise verdiği ifadesinde Ahmet Uğurlu'nun oğlu olan Feridun Uğurlu'nun ziyaretine sık sık Arapça konuşan kişilerin gelip gittiğini, kağıt kalem kullanarak birşeylerden bahsettiklerini ancak Arapça bilmediği için konuşulanları anlamadığını söyledi. Ahmet Uğurlu da ifadesinde olaylarla bir ilişkisinin olmadığını, ruhsatların sahte evraklarla yapılmış olabileceğini anlattı. Bu arada polis, bir süredir kayıp olan Feridun Uğurlu'yu aramaya başladı. Feridun Uğurlu'nun da; Azat Ekinci'yle birlikte 28 Ekim tarihinde Dubai'ye gittiği, her iki ismin de dönüş kayıtlarının olmadığı anlaşıldı. Polis, kendi pasaportlarıyla çıkış yapan Ekinci ve Uğurlu'nun sahte pasaportla dönmüş olabileceğini tahmin ediyor.