Gazetevatan.com » Yazarlar » Şehvetli kadın Las Vegas

Şehvetli kadın Las Vegas

09 Ağustos 2015 Pazar


 
Las Vegas ile ilk tanışmamız bundan beş ya da altı yıl kadar önceydi. Bu şehri şuh, şehvetli bir kadına benzetmiştim. Her noktası ile baştan çıkarıcı… Işıkları ile büyüleyici… Önünüzden vızır vızır geçen limuzinlerde, kim bilir ne aşkların alevlendiği… Rüya kadının ta kendisi. Çölde bir vaha gibi… Şehir eğlenceye öylesine odaklanmış ki, bir anınızın boş geçmesine olanak yok. Aslında dolu dolu bir 10 gün yetebilir. Koştura koştura da olsa… Yapacak ne mi var? İşte benim Vegas’ımdan birkaç parça... 
 
 
Tatilin en güzeli adım adım planlanan mı, yoksa şehre adım atar atmaz, kendinizi akışına bırakmak mı? Bunun kararını net bir şekilde hâlâ verebilmiş değilim. İnternette yaptığınız sörflerde karşınıza belli başlı şeyler çıkıyor. Las Vegas da böyle bir şehir. Umulmadık sürprizler karşılaşıyorsunuz. Muhteşem oteller arasında Wynn benim için birinciliğini koruyor. İçeriye girer girmez çiçeklerle bezenmiş harika bir atlı karınca ve dev uçan balon, zaten ilk altın vuruşu yapıyor. Otelin her noktasındaki canlı çiçek demetleriyle bir tür şok yaşıyorsunuz. Ben canlı olduklarına inanamayıp, elimi sürmüştüm. Binlerce gerçek çiçek ile süslenen otel aklınızı başınızdan alıyor.
 
Kumarhaneler ise bir başka dünya. Kaybettiğiniz ya da kazandığınız paralar ile geçen sürenin hızına sürekli şaşırıyorsunuz. Tepenizden verilen oksijenden mi? Makinelerin yanıp sönen ışıkları sırasında çıkan o büyülü seslerden mi, kendinizi kaptırıyorsunuz... Kulaklarınızdan o sesler çıkmıyor ki... Dikkat! Tüm tatil paranızı kaptırma olasılığınız da var. Örneğin, bir çift gördük. Pek de şık ve güzeller. Gece odamıza çıkarken rulet masasında hafif alkollü çığlıklar atıyorlardı. Uyuduk, uyandık. Kahvaltıya gittik. Aynı kıyafetler, akan makyaj, dağılan saç baş… Çiftimiz belli ruletin başından ayrılamamıştı ve o heyecanlı tavırlarının yerini asık suratlar, tırnak yeme pozisyonu almıştı. 
 
Şovlar ayrı bir köşe konusu tabii. Buraya sığdıramayız. Ama bir Cirque de Soleil seyretmeden dönmeyin. Yeni başlayan Zarkana’dan başka, The Beatles-Love, Ka, O… Benim için hâlâ bir numara olma özelliğini koruyan Le Reve-The Dream için söyleyecek bir şey yok. Muhteşem. Doğrusu, Wynn’in yeni şovu eski müzikallerin şarkılarının yer aldığı ‘Show Stoppers’ ise pek etkileyici değildi.
 
Vegas’ta M&M dünyasından da çıkmak istemedik. 6 katlı bu dünyanın her katında ayrı bir sürpriz ile karşılaştık. Sadece isminizin üstünde yazılı olduğu M&M’ler desem, bu bile yeterli gelecektir sanırım. 10 dakikada sahip olabiliyorsunuz. Teknolojinin geldiği son nokta. İçinde yer alan 3D film için sıraya girip bekleyemedik. Ama aklımız da kalmadı değil.
 
Bir Türk DJ’in posteri
 
Adını duymamıştım. Sonradan Google yardımı ile edindiğim bilgiye ve dinlediğim düzenlemelerine göre, bayağı başarılı bir Türk DJ’in posteri ile karşılaştım. Vegas’ın nerdeyse her noktasında hem gündüz hem gece yapılan partilerde binlerce insana çalan ünlü isimlerin arasında DJ Murat Özdemir ismi bizi çok heyecanlandırdı. Pete Tong’un, Tiesto’nun, DJ Kimkat’ın cirit attığı şehirde bunu başarmak çok ayrı, çok önemli bir başarı. Tebrikler… Anlatacak çok şey var, haftaya Pazar devam edelim mi?